BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Türkiye’de 17 bin faili meçhul olduğunu ve Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulmasının hayati bir öneme sahip olduğunu ifade ederek "Başbakan ‘bu siyasi proje, İmralı istiyor, PKK istiyor’ diyor. Bunu PKK, Sayın Öcalan, BDP, CHP kim istiyorsa doğru bir şey istiyor. Zerre kadar samimiyseniz bu çabaya destek olun" dedi.
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, partisinin Meclis grup toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. Geçen hafta gazeteci Hrant Dink’in katledilişinin 4’ncü yıldönümü olduğunu hatırlatan Kışanak, 4 yıl geçmesine rağmen cinayetin arkasındaki karanlık güçlerin açığa çıkartılmadığını, mahkemenin halen tetikçilerle uğraştığını ifade etti. Kışanak, "Hrant’ı korumayı beceremeyen devlet katillerin arkasındaki güçleri gayet becerikli bir şekilde koruyor. Başbakan cinayet işlendiğinde ‘bu bizim namus davamızdır temizlemek de hükümetin boynunun borcudur’ demişti. Sayın Başbakan 4 yıl geçti, tek başına iktidarsınız emniyet istihbarat jandarma sizin emrinizde. Bu namus borcunu ne zaman ödeyeceksiniz" diye sordu.
-"BAŞBAKAN’IN KOLTUĞU KIYMETLİ FAİLİ MEÇHULLERİN KIYMETİ YOK"-
Bugün iki kayıp vakasının daha yıldönümü olduğunu belirten Kışanak, HADEP Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ve ilçe yöneticisi Ebubekir Deniz’in 10 yıl önce Jandarma karakoluna girdiklerini ve o günden sonra kendilerinden haber alınamadığını belirtti. Kayıp öyküsünün baş mimarı ve sorumlusunun dönemin Jandarma Komutanı Levent Ersöz olduğunu, Ersöz’ün Ergenekon davasında sanık sıfatıyla yargılanmasına rağmen Tanış ve Deniz’in kaybedilmesiyle ilgili soruşturmanın davaya dahil edilmediğini kaydeden Kışanak "İşte Ergenekon davasının gerçek yüzü bu. Bu ülkede halka karşı işlenen suçların hesabını sormadığınız sürece askeri vesayetin ortağı olursunuz. AKP’nin yaptığı bu" diye konuştu. AKP’yi ‘sahte demokrasi maskesi’ takmakla suçlayan Kışanak, 17 bin faili meçhul cinayetin Türkiye’nin karanlık sayfası olarak durduğunu, faili meçhullerin AKP iktidarı kadar kıymetinin olmadığını ifade ederek "Başbakan’ın koltuğu çok kıymetli ama bu ülkede öldürülen 17 bin faili meçhulün hiçbir kıymeti yok. Böyle bir ülkede derin devletle hesaplaşılabilir mi" dedi.
-"YOKSUL ANADOLU ÇOCUKLARINI ASKERE GÖNDEREREK ÖLÜME SÜRÜKLEDİLER"-
AKP’yi kendine demokrat olmakla da suçlayan Kışanak, Gazeteci Yazar Uğur Mumcu’nun da ölüm yıldönümü olduğunu hatırlatarak, "1993’de peş peşe siyasi cinayetler işlendi. 1993’teki seri, kuşkulu ölümler, cinayetler önemli bir şeye işaret ediyor. 1993 yılı aynı zamanda Kürt sorununu barışçıl yöntemlerle çözme olanağının ortaya çıktığı bir yıldı. Eğer o dönem bu barış çabalarının önü kesilmeseydi Türkiye on yılını kaybetmeyecekti. Bu çılgın proje, topyekün savaş konsepti Türkiye’ye çok şey kaybettirdi. Hem çözümü zorlaştırdı, hem de on binlerce canımızı yitirdik. Bu çılgın projenin mimarları sadece Kürtlere, toplumsal muhalefete zarar vermediler. Bu projenin sahipleri, Genelkurmayın açıkladığı rakamlarla 15 bin askerin de katilidirler. Yoksul Anadolu çocuklarını askere göndererek ölüme sürdüler" diye konuştu.
-"PKK, SAYIN ÖCALAN, BDP, CHP İSTİYORSA DOĞRU BİR ŞEY İSTİYOR"-
Türkiye’de yeniden çatışmalı bir ortamın yaratılmak istendiğini, bunu önlemenin yolunun 1993’deki siyasi cinayetlerin aydınlatılması olduğunu dile getiren Kışanak, barış çabalarının sonuç verebilmesi için Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulmasının hayati önemi olduğunu söyledi. Kışanak "Başbakan ‘bu bir siyasi proje, İmralı istiyor, PKK istiyor’ diyor. Sayın başbakan bunu kim isterse istesin doğru bir şey istiyor. Eğer siz istemiyorsanız yanlış yapıyorsunuz. PKK da Sayın Öcalan da, BDP de, CHP de istiyorsa doğru bir şey istiyor. Bu ülkeyi kurtarmak isteyenlerin yaklaşımıdır bu. Eğer zerre kadar samimiyetiniz varsa bu çabaya destek olun" şeklinde konuştu.
-"BAŞBAKAN’IN UMURUNDA DEĞİL"-
1993’de yaşananların Mutki’de toplu mezar olarak herkesin suratına çarptığını ifade eden Kışanak, "Bugün Mutki’de ortaya çıkan kemikler aslında bu ülkede işlenen insanlık suçunun, vahşetin bir tablosu olarak gün yüzüne çıkıyor. Şu tür tartışmaların çok fazla önemi yok; ortaya çıkan kemikler PKK militanlarına mı ait, sivil yurttaşlar mı? Bunu bir tafra bırakarak, insanlar yaşamını yitirdikten sonra toplucu bir çukura gömülmüştür. Bu insanlık adına bir suçtur. Vicdan adına dini inançlar adına bir suçtur. Hangi dinde, vicdanda, inançta, hukukta ölmüş onlarca insanı bir çukura hiçbir dini ve insani görev yapmadan defnetmek vardır? Orada bu sürecin mağdurları yüzlerce binlerce ailemiz var. Ama devlet sağır, kör. AKP kulaklarını tıkamış. Başbakan’ın umurunda değil" dedi.
-"BARIŞA ŞANS VERMEK İSTEYEN PKK MİLİTANLARINDAN 500’Ü YAŞAMINI YİTİRDİ"-
Kayıpların 1999’da gerçekleştiğini, aynı yıl PKK’nın ateşkes ilan ettiğini de belirten Kışanak "İşte bu ülkede barış çabaları nasıl baltalanıyor, bu toplu mezarlarda ortaya çıkıyor. 1993 konsepti ve 1999’taki toplu katliamlar. Barışa kapı aralamak için, barışa şans vermek için geri çekilen silahlı militanların, örgütün yaptığı açıklamaya göre 500’ü yaşamını yitirdi. Bugünkü iktidarsa büyük bir umursamazlık içinde. İnsanlar topluca defnedilmişler başbakanın umurunda değil" diye konuştu. Kışanak’ın konuşması sırasında Bitlis’te, dönemin jandarma komutanı Korkmaz Tağma’nın ismini Hakan Tahmaz olarak ifade etmesi üzerine Akın Birdal ‘Korkmaz Tağma’ olarak düzeltti. Katliamlar gün yüzüne çıkarılmadan toplumsal vicdanın temizlenemeyeceğini ifade eden Kışanak, Jitem, hizbulkontr, Çiller örgütünün işlediği katliamlar gün yüzüne çıkartılmadan bu ülkenin toplumsal vicdanını temizlemek mümkün olmayacak" dedi.
-"PROTESTOYU HAK EDİYOR"-
Başbakan’ın Mutki’de toplu mezarda ortaya çıkan kemiklerle yüzleşmekten korktuğunu belirten Kışanak, "Çünkü onların derin devletle hesaplaşmak, tasfiye etmek gibi bir dertleri yok. Onların derin devletle uzlaşmak, ele geçirmek ve hesaplaşmak derdi var" diye konuştu. Başbakan’ın kendine Müslüman, kendi iktidarına sevdalı olduğunu, halkın yaşadıklarını umursamadığını savunan Kışanak, "On gündür varsa yoksa stat açılışında Başbakan’ı kim protesto etti. Mutki’deki toplu mezarlar hiçbir kıymeti olmayan bir gündem. Şu anda emniyet, savcı, polis herkes başbakana ıslık çalanları bulmanın peşine düşmüş. Çünkü emir büyük yerden. Başbakan talimat vermiş ‘bu komplodur demiş. Ama o başbakanın vicdanında binlerce faili meçhul cinayetin peşine polisi katmak yok. Bu faili meçhul cinayetleri kim işledi, kim bu insanları katletti, bunu bulun diyen bir başbakan yok. Bir tek derdi kendisi, koltuğu, mutlak kesintisiz iktidarı. Bunun adı da diktatörlük hevesi" diye konuştu. Başbakan’ın bundan sonra gittiği her yerde protestolarla karşılanacağını kaydeden Kışanak halkına yoksulluğu, çatışmayı reva gören bir başbakanın protestoyu hak ettiğini söyledi.
-"RAPOR TAM BİR REZALET"-
Kışanak grup konuşmasında, BDP milletvekili Sevahir Bayındır’ın yaralandığı Silopi’deki olaylar nedeniyle İçişleri Bakanlığı’nın hazırladığı raporu da değerlendirdi. Raporun insanlık, hukuk, vicdan adına tam bir rezalet olduğunu söyleyen Kışanak, "En az hasarla atlatılmış, bir milletvekilinin aylarca koltuk değneğine mahkum olması en az hasarmış. Efendim güneş ışığı gözlerine vurmuş, onun için hedef görememişler, böyle bir komedi olabilir mi? Gerçeği böylesine uyduruk bir raporla, gizlemeye çalışan bir iktidar var. Ama başbakan için çalınan ıslık çok önemli. Bir başbakanın ıslıkla protesto edilmesi karşılığında, bir milletvekilinin kemiğinin kırılması. Aylarca sakat kalması. İktidarı böylesine tepe tepe kullananlar vatandaşın adalet duygusunu zedeliyor. Ama Sayın Başbakan’ın bu saltanatı uzun sürmeyecek. Başbakan baş aşağı gidişatın farkında onun için bu kadar hırçın, kontrolsüz" dedi.
-"TOKADIN DAHA ŞİDDETLİSİNİ 12 HAZİRAN’DA YİYECEKLER"-
Başbakan Erdoğan’ın Batman gezisini hatırlatan Kışanak, protestolar yaşanmasın diye Batman’da olağanüstü hal uygulandığını söyledi. Başbakan’ın devletin bütün olanaklarını kullanarak muhalefeti susturmaya çalıştığını kaydeden Kışanak şunları söyledi:
"Biz biliyoruz ki bugün içeride tutuklu olan arkadaşlarımız AKP hükümetine 29 Mart seçiminde yenilgi yaşattıkları için içerideler. Başbakan protestoyla karşılanmayıp da ne yapacak. Yakındır dört buçuk ayı kaldı bu iktidarın, 29 Mart’ta yedikleri tokadın daha şiddetlisini 12 Haziran seçimlerinde yiyecekler."
Türkiye’nin önünde seçim süreci olduğunu, ülkenin her karış toprağına gideceklerini ve her yerde halkla buluşacaklarını kaydeden Kışanak Başbakan’a "Bu örgütlü muhalefeti öylesine güçlü kılacağız ki sen artık böylesi heveslerden vazgeçeceksin" diye seslendi.
Milliyet iPhone uygulaması yenilendi.Daha hızlı, daha canlı, en güncel! Yenilenen Milliyet.com.tr iPhone uygulamasını hemen indir! iPad’i unutmadık!
iPad’inize özel Milliyet.com.tr uygulamasını ücretsiz indirmek için tıklayın.

