Son yıllarda yılbaşı deyince akla ilk gelen ışıl ışıl çam ağacı ve altındaki hediyeler. Çocukluğumda (90'lı yıllar) hiç böyle bir gelenek yoktu. Tüylü tüylü süslerle  salonu falan süslerdik cips, kuruyemiş, muz yılbaşı menüsüydü saat 12ye doğru tombala hazırlıkları başlar, Yeni yılla birlikte zengin olma ümidi içimizi sarardı. Ailece veya anne, babamızın arkadaşları teyze amcalarla tombala oynamak en güzel eğlence değil miydi biz çocuklar için...Dahada eskiye gidersem tabii ki dört gözle beklediğim Noel Baba hep mi hep istediğim Barbie bebeği getirirdi. Nerden bilirdi her çocuğun hayalini :) Koşarak kaçtığı yada ışınlandığı için onunla tanışamamak üzerdi beni. Taa ki 9 yaşındayken Berlin'e halamların yanına yılbaşı kutlamasına gidinceye kadar:) Orada tanıştım hemde Alman Noel Babayla:) sonradan anladım ki İstanbul'daki Noel Babalar ya dedem yada babammış:)

Yılların geçmesiyle çam ağacı geleneği Türkiye'yi de kasıp kavurmaya başladı. Çin malı, plastik , sağlık tehdit eden ağaçları ve süsleri malesef evlerimize sokar olduk. Bazılarımız dinimize uygun değil derken bazılarımızda inançla alakası yok sevdim ben bu geleneği dedi. İşte ben o gruptakilerdenim hiç bir ideolojisi olduğuna inanmıyorum. Plastik bir çam ağacı süslemenin ve hindi yemenin İslam dinine aykırı olduğunu da sanmıyorum. Aksine benim için anne olduktan sonra ağaç süslemek tam anlamıyla çocuğumla yaptığım eğlenceli bir etkinlik ve terapi. 11 yaşındaki oğlum küçükken ne eğlenirdik o ağacı süslerken yok yook süslemeye çalışırken:)  Özellikle yılbaşı günü onu zor tutardım hediye paketlerinin yanını yırtıp bakmasını engellemek için :) 

Bu yıl aramıza Almir katıldı. Şu sıralar 10 aylık kendisi ve inanılmaz hareketli. Saniye durmuyor mereklı mı meraklı durum böyle olunca bizim çam ağacı süsleme eğlencemiz kursağımızda kalacak diyorduk ki sosyal medyadan görüp evet hemen bizde yapmalıyız dedirten bir fikirle tanıştım. Kitaplardan Yılbaşı Ağacı. Hemen evimizdeki ışıklı süsleri biraraya getirdik veee kütüphanedeki kitaplarımızı da büyüklü küçüklü ayırdık. Sıra yapım aşamasında tabii ki yere yapamayız çünkü anında yerle bir edecek meraklı emekliyor evin içinde. O zaman yemek masası bu fikir için süper diyerek başladık kakara kikiri güle oynaya dizmeye. 

Sonuç; kitapları dizerken içlerini karıştırarak çok eğlendik  bir o kadar da bilgi dolu bir yıl bizi bekliyor dedik. Kısacası; kitap aşkımız ağaca dönüştü. "Biz hazırız 2016 seni bekliyoruz!" Geri sayım başlasın o zaman 10, 9, 8, 7,…….. hoop Hoşgeldin 2016 :)

 

 

İpek Dağıstanlı

ipekile.com