Kendimi bildim bileli okunacak kitaplar listem bitmedi ve bitmeyecek, kitapçılar favori mekanlarımdan, sadece başucumda değil evimin her köşesinde kitaplarım var, benim için özenle seçilmiş bir kitap en güzel hediyedir, kitap üzerine yapılan bir sohbet besleyicidir, yorulup dinlenmek istediğimde de okurum, okumaktan yorulduğum da olur…

Fakat bu hafta sonu alışveriş merkezinde olan o meşhur kitapçıdan yine birkaç kitap almış mutlulukla çıkıyordum ki oldukça ürpertici ve şiddetli şu cümleyi duydum: ‘Hayır yerine bırak onu, yeni bir kalem kutusu almayacağız, yoksa sana yeni kitaplar alırım.’

Oysa bir çocuk için doğru seçilmiş iyi bir kitap keyif verir, merak ettirir, hayal ettirir, teşvik eder, ilham verir, eğlendirir, eğitir, öğretir, hissettirir, yaşamını zenginleştirir… Ama asla bir tehdit ve cezanın parçası olamaz. Pek çok ebeveyn çocuğuma okuma alışkanlığı kazandırmak için daha neler yapabilirim diye düşünürken, emek verirken kırgınım yahu şu cümleye ben!

‘Kitapları seviyor musunuz öyleyse hayatınız boyunca mutlu olacaksınız demektir.’ J.C

Okuma kültürü çocuklukta oluşuyor. Peki nasıl?

Öncelikle kitaplar çocuğun hayatına o daha anne karnındayken girmeli. Gebelikte anne – bebek iletişimi için okuma yapmak pek çok açıdan çok kıymetli bir paylaşım olacaktır. Doğumdan sonra kitaplar oyuncaklar olarak hayatında yer almalı 0-2 yaş için muazzam tasarlanan mini kitaplar var, o kalın kalın sayfaları çevirmeye ve okuyormuş gibi yapmaya bayılıyorlar ve tabi günün herhangi bir saatinde genelde uyku öncesi tercih edilen masallar da çok önemli, ilk çocukluk döneminde ise evde boyuna göre ulaşılabilir bir kitaplık, çocuk kitaplarındaki görseller hakkında konuşmak, hikayeyi canlandırmak, öyküyü değiştirmek, evde çeşitli ilgisini çekebilecek başucu kitapları bulundurmak, özel günlerde kitap hediye etmek, alışverişi bir kitapçıda sonlandırmak, teknolojiye ilgisi varsa online kitapları incelemek ve en önemlisi okuyan ve kitap konuşan ebeveynler.

Kitap çocuğun zihinsel, duygusal ve sosyal gelişiminde önemli bir uyarandır. Çocuk, kişiliğinin gelişiminde kendini bir modelle özdeşleştirir. Bu model anne-baba, yakın akraba ve yaş ilerledikçe arkadaş, bir film veya kitap kahramanı olabilir (son dönemde gençlik kitap serilerinin patlama yapmasını örnek verebiliriz), özellikle küçük çocuklar kendilerine kitap okunurken, resimli kitapları daha çok tercih ederler ve kendilerini bu öykü kahramanlarıyla özdeşleştirirler. Gessel’e göre özellikle 6 yaş kitap okuma alışkanlığı geliştirmede çok önemli bir dönemdir. Özellikle 6 yaşın ilkokul 1. Sınıf öğrencisi olduğu ve okuma yazma öğrendiği dönemde 1. Sınıf öğrencisi ebeveynleri bu konuda daha titiz ve özverili olmalılar.

Kitap okumanın faydalarını sıralamama gerek yok sanırım fakat son dönemde yapılan birkaç araştırma ve istatistikten derleme ve alıntıları sizlerle paylaşmak isterim:

*Milliyet yazarı Güngör Uras’ın 13 Kasım 2016 yazısından; Türkiye İstatistik Kurumu’nun yaptığı kitap okuma alışkanlıklarını da ortaya koyan araştırmaya göre günde 6 saat televizyon izleyen, 3 saat internete giren Türkiye, kitap okumaya sadece 1 dakika ayırıyor. Kitap okumak Türk insaının ihtiyaç listesinde 235. Sırada yer alıyor. En fazla kitap okuyan ülkelerin başında yüzde 21 oranıyla İngiltere ve Fransa var, Japonya yüzde 14 ve Amerika 12 ile izliyorken Türkiye yüzde 0,1 yani binde bir okuma oranıyla son sıralarda yer alıyor. Okuma alışkanlığında dünyada 86. Sıradayız.

*Neurology dergisinde yayınlanan, ortalama 89 yaşına kadar yaşamış olan 294 kişiyle yapılan araştırmaya göre, kitap okumak gibi zihin uyaran aktivitelere daha fazla zaman ayıran insanlar, yaşlanma ile gelen hafıza kaybı gibi durumlara daha az maruz kalıyorlar. Ayrıca zihin egzersizlerini düzenli yapmayan insanlar da zihinsel yeteneklerini diğerlerine göre %48 oranla daha hızlı kaybediyorlar.

*Birçok uyku uzmanının önerisiyle, yatmadan önce günlük stresi azaltacak aktivitelerde bulunmak zihninizi sakinleştiriyor, kitap okumak da bu yöntemlerden bir diğeri. Elektronik cihazların ekranlarından gelen açık renk ışıklar beyne uyanma sinyalleri verir, dolayısıyla loş bir ışıkta yatağınızda kitap okumak, laptop veya tablet açmaktan iyidir.

*2009’da Sussex Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, stresi yenmenin en etkili yolu, eski moda hobileri ortaya çıkarmak: kitap okumak, müzik dinlemek, kendine bir çay veya kahve doldurmak, yürümek… Kan basıncı ve kas tansiyonu kontrol edilerek yapılan ölçümlerde, sayfaları çevirmeye başladıktan 6 dakika sonra katılımcıların streslerinin düştüğü gözlenmiş.

*Shaywitz ve arkadaşlarının (2002) gerçekleştirdiği bir başka araştırmada, okuma becerisi ile beynin sol occipitotemporal bölgesindeki önemli eylemlilik (aktivasyon) arasında olumlu bir ilişkinin olduğu ortaya çıktı.

*Bu konuda bir başka araştırma ise Dembt, Boynton ve Heeger’e (1997) ait. Onlar, yaptıkları araştırmada, okuma oranlarındaki kişisel farklılıklar ile beyin eylemliliği arasında anlamlı düzeyde ilişki buldu. Bilişsel süreçlerin okuma eylemi ile ilgili olduğu, özellikle dikkati sağlayan beyinsel mekanizmalardaki bozulmaların okuma güçlüklerinde nedensel bir rol oynadığı da, araştırmaların diğer bulgusudur. (Shaywitz ve Shaywitz 2008).

Üzerine satırlarca, sayfalarca konuşabilirim ama bir japon atasözü ile toparlamak isterim ‘Kitap ruhun ilacıdır.’

Sevgiyle..

Psk. Dan. Gizem KOLÇAK

@pskdangizemkolcak

@gizemkolcak

pskdangizemkolcak@gmail.com