Kıytırık aşklarınızı tarihi yapılara yazmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?

Tarihi yapılara sevgilisinin adını, kendi adını, saçmasapan özlü sözleri yazanlar bitmedi bir türlü. Saymaya kalksak o kadar çok örneği var ki. Ve bunu yapanlar sadece cahil kenar mahalle insanı değil; yurt dışına okumaya giden öğrencisi de, zengini de yapıyor. Bunun sebebi ilgi şımarıklığı ve 'elalem aşk görsün' merakı.

Kıytırık aşklarınızı tarihi yapılara yazmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?

Son örneği İznik'ten

Son örneği İznik'ten

Önceki örnekleri saymakla bitiremeyiz. Ve bunlar sadece haber sitelerine ya da mizah sayfalarına konu olmuş olanları.

Bursa'nın İznik ilçesinde Roma döneminden beri ayakta olan 2 bin yaşındaki sur duvarlarına birileri kendisinin ve sevgilisinin adını yazdı, kalpli malpli hem de. İşte gerçek aşk, işte romantizm.

Yahu evvela aşık adam ince olur, ince düşünür. Madem bu kadar romantik, bu kadar aşıksın; git kendini müziğe, şiire ver. Niye güzelim tarihi yapıyı mahvetme gereği duydun ki? Ha illa aşkımdan doğaya zarar vereceğim diyorsan da git dağları del. Duvarları boyama lütfen sevgili Âşık Hayvanî Herif.

Adımı dağlara yazmasan mı acaba yarim?

Adımı dağlara yazmasan mı acaba yarim?

Sanırım bu adını dağlara yazıp aşkına eşkıyacılık oynayan Aynalı Tahir'lerden bizde çok var. Aşk ve aşık olma konusunu oldukça yanlış anlamışız. Ölçülü yaşayamıyoruz. Okul sıralarına kazıyoruz, tarihi eserlere yazıyoruz, caddenin ortasına benzinle cümleler yazıp yakıyoruz.

Aşkımız büyük ya hani, biz de büyük hareketler yapmalıyız ki kendimizi hem sevdiğimiz kişiye hem de çevreye kanıtlayalım. Cümle alem görsün aşkımızın büyüklüğünü.

Her şeyi bu kadar uçlarda yaşamak sağlıklı değil. Bu saydıklarımızı yapanlar illa kadına şiddet de uyguluyordur diyemeyiz, fakat bu ölçüsüz yaklaşımın en uç örneği karşılık bulamadığı kişiye ya da boşanmak isteyen eşine saldıran tipler...

Yurt dışında da sorun

Yurt dışında da sorun

Sadece 10 saniyelik bir Google aramasıyla ulaşılan sonuçlardan biri: Roma’da 1800 yıllık sütuna adını yazan Türk öğrenci gözaltına alındı.

Corriere della Sera gazetesi konuya dair haberde, "İki gün önce tutuklanan vandal, sütunlara kazıyarak adını ebedileştirdi. Acımasızca tarihin bir parçasına iz bıraktı" cümlelerini kullanmış.

Gördüğümüz üzere tek konu aşk değil, kendi ismini yazan da var. Bunun sebebi ne peki? Elbette prim yapmak!

Kendi adını yazan kişinin amacı; adıyla tarihe bir imza atmak ve 500 yıl sonra da hatırlanmak değil.

Bu icraatının fotoğrafını çekmek ve sosyal medyada yayınlamak. Çünkü "vay be yurt dışında nasıl da fırlamalıklar yapıyor", "X alem çocuk ya", "Ayh yurdum insanı, başka ülkede yaşayamam" gibi cümlelerle mutlu olmak istiyor.

İlla adınızı yazarak fırlamalık yapacaksanız, sevgilinize jest yapmak için kalpli yazılar yazacaksanız lütfen bunları tarihi yapılar üzerinde uygulamayın. Binalara yazın, sıradan mahalle duvarlarına yazın, demir kapılara yazın, yol ortasına yazın. En azından onlar boyanarak eski haline döndürebilirler. Tarihi eserlerin orijinaline dönme şansları ise ya olmuyor ya da çok pahalı bir işlem gerektiriyor.

Bu şekilde hem siz aşkınızın coşkusunu ve fırlama hissetme isteğinizi bastırırsınız, hem de eserler zayi olmamış olur. Nasıl fırlama fikir ama?

Bu makaleye ifade bırak