Hıncal Uluç, Sabah’ta yazmaya başlayıp Ali Sami Yen tribünlerinde sarı kırmızılı kaşkoluyla göründüğü gün, spor yazarlığının bitip kulüp yazarlığının başladığının miladıdır. Spor sayfalarındaki köşelerinden yazılarıyla atışma sataşma geleneğide, Uluçla başladı. O, bu ülkede neyin, ne kadar, nasıl satacağını bilecek öngerecek kadar okurunu tanıyan beklentilerinin farkında olandı. Ve attığı oltalarada takılanların sayısı hızla arttı.
Turgay Şeren, Hüsnü Çil, Erman Toroğlu akla hemen geliverenler. Birbirlerine hemde aynı gazete köşelerinde öyle ağır yazdılar ki, okuyan bu adamlar birbirlerine asla selam bile vermezler diye düşünülebilirdi. Gerçek hiçte öyle değildi. Tüketici böylesini istiyordu. Onlarda, üretip, okunuyor, kazanıyorlardı. Futbol okulu birbirine öpücük göndereni değil, kavga edeni seviyordu. Bu gidişte görsel medya eğilimi algılamış, pozisyonunu belirlemişti. Ekranlar futbolcu, hakem, yönetici eskileriyle dolup taşmaya başladı... Kimin ne söylediğine değil. Nasıl söylediğine bakılıyordu. Yani kod...mu oturturumcular, malı götürüyordu. Elden birşey gelmezdi, müşteri öylesini istiyordu.
İki tek atıp, aşka gelirken ekranda benzerini izlemek keyif veriyordu. Yazı da azda olsa denetim vardır. Televizyonda öyle değil hele yayın canlıysa. Bir arap atasözünde şöyle denir’ Dört şey asla geri gelmez. Söylenen söz, atılan ok, geçmiş yaşam, kaçırılan fırsatlar.’ son günlerin çarpıcı olayı, yayın ihalesinden sonra Erman hocanın çekilen ipi. Toroğlu işsiz kalmaz. O artık, satan bir marka. Raconu biliyor. Sokak onu istiyor. Patronlarda enayi değil. O nedenle Erman hoca için fazla dertlenmeyin. Dertlenecek bu alemin üç otuz paraya gece gündüz koşuşturan, sigortasız, güvencesiz garibanları var.
Günlerden Pazar. Önümde 19. Yüzyılda yaşamış halk ozanı Rushati’ni dizeleri duruyor. O satırlarla bitirelim yazıyı üstüne birazda düşünelim...
Bir vakte erdiki bizim günümüz
Yiğit belli değil, mert belli değil
Herkes yarasına derman arıyor
Dava belli değil, dert belli değil
Fark eğledik, ahir vaktin yettiğin
Merhamet çekilip, göğe gittiğin
Gücü yeten soyar, gücü yettiğin
Koyun belli değil, kurt belli değil.

