Pelvik ağrılar kronikleşmeden bile kişilerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, günlük hayatına devam etmesine engel olan ve sağlıklı bir tuvalet alışkanlığı, sağlıklı bir cinsel yaşamı olmasına engel olan ağrılardır. 
 
Kronik pelvik ağrı, göbek deliği ile leğen kemiği arasında 6 aydan daha uzun süredir olan devamlı ya da aralıklarla gelen ağrılar olarak tanımlanır.
 
Hayatlarını Bile Kaybedebilirler
Hastalar işlerini, eşlerini hatta bu ağrılara dayanamayıp hayatlarını bile kaybedebilirler. Bu ağrıların birçok farklı nedeni olabilir. Ağrı, bir rahatsızlık ya da fiziksel bir sorun sebebiyle ortaya çıktıysa sorunun tedavi edilmesi ile ortadan kalkar. 
 
Ağrının uzun süreli devam etmesi durumunda kişi hem fiziksel hem de zihinsel olarak yıpranır. Bu ağrıların şiddeti nedeniyle evlilikler, hastanın iş ve sosyal hayatı çok ciddi etkilenebilir. Hastalar işlerini, eşlerini hatta bu ağrılara dayanamayıp çok şiddetli ağrı nedeniyle hayatlarını bile kaybedebilirler. Bu nedenle pelvik ağrıya basit bir klinik durum gibi değil, çok kapsamlı olarak bakmak gerekir.  
 
Kronik Pelvik Ağrılar Neden Olur? 
Kronik pelvik ağrının çok sayıda farklı sebebi olabilir. Çikolata kisti olarak da bilinen endometriosiz pelvik ağrılara neden olan ve en yaygın görülen sorunlardan birisidir.
 
Çikolata kistinin diğer formları da akılda bulundurulmalıdır; Adenomiyozis (rahmi tutan çikolata kisti), siyatik sinir’ tutan endometriozis ve de tanıda en çok atlanan derin endometriozis. Derin endometriozis hem idrar yollarını hem de barsakları tutan çok ağrılı bir klinik durumdur. Derin Endometrioziste özellikle çok sancılı adet görme, adet sırasında evden dışarı çıkamama ve çok ağrılı dışkılama ve ağrılı idrar yapma görülebilen şikayetlerdendir. 
 
Myomlar ise diğer önemli nedenlerdendir. Özellikle derine yerleşen, etraftaki dokulara baskı yapan, sinirleri sıkıştıran myomlar ağrının nedeni olabilir.  
 
Pelvik kaslarında meydana gelen kasılmalar ve ağrılar pelvik taban spazmı sonucunda ortaya çıkar. Pelvik taban kasları bölgede bulunan rahim, mesane ve rektum gibi organları tutarlar. Bu kaslarda meydana gelen spazmlar ciddi boyutlarda ağrıya neden olabilir. 
 
İnterstisyel sistit de pelvik ağrıların ortaya çıkmasının nedenleri arasında yer almaktadır. Nadir olan ama tanısı konduğunda tedavisi mümkün olan, pudendal kanal sendromu, siyatik sinir endometriozisi, rahim ve yumurtalık çevresinde genişleyen varis tipinde damarlar ile seyreden Pelvik Konjesyon Sendromu, karın bölgesinde yapılan ameliyatlar, psikolojik sorunlar da pelvik ağrının nedenleri arasında yer alabilir. 
 
KPA’nın Asıl Nedeni Psikolojik Sorunlar mıdır?
Ülkemizde KPA üzerine uzmanlaşmış klinisyen sayısı maalesef çok çok azdır. Neden bulunamayıp, birçok yetersiz tedavi ve belki de iyi niyetli olsa da, gereksiz ameliyat sonrası hastalar sıklıkla psikolojik nedenli olarak tanımlanıp psikiyatristlere yönlendirilirler. 
 
Dünyanın birçok yerinde de durum maalesef böyledir. Aslında ana neden bulunulduğunda tedavi basittir. Psikolojik durumlar çoğunlukla uzayan kronik ağrıların nedeni olmaktan çok, aslında sonucudur maalesef.
 
Pelvik Ağrının Belirtileri
Kronik pelvik ağrısı olan kadınlar günlük hayatlarının rutinine bile ayak uyduramayacak düzeyde ağrı çekebilirler. Bu ağrılar kişiyi hem fiziken ve ruhen çökme noktasına kadar getirebilir. Ağrılara bağlı olarak kişinin cinsel hayatını da olumsuz yönde etkilenir ve ilişkisindeki dengeler de alt üst olabilir. 
 
Bu nedenle kronik pelvik ağrıları geçirmek için farklı teknikler mutlaka denenmeli ve kişi yaşam kalitesine kavuşmalıdır. Ağrı kesici, antibiyotik, kas gevşetici ya da antidepresan gibi farklı ilaçlarla tedavilerin yanı sıra botoks gibi uygulamalar ya da cerrahi müdahaleler kronik pelvik ağrısı tedavisinde tercih edilebilir.  
 
Fakat tanının doğru konulması en önemli konudur. Hastalığın tanısında nöropelveolojik değerlendirilmesi son derece önemlidir. Ülkemizde sadece 2 nöropelveoloji uzmanı vardır. Doğru tanıdan sonra KPA doğru tedavi edilebilir. 
 
Pelvik Ağrı Tedavisi Nasıl Yapılır?
Kronik pelvik ağrıların tedavisinin temelinde hastaya konulan tanının ne olduğudur. Eğer teşhis doğru değilse tedavi ne olursa olsun işe çoğunlukla yaramayacaktır. 
 
Kişiye herhangi bir yöntemle tanı konulamıyorsa ancak o zaman tedavi ağrıyı geçirmeye yönelik olabilir. Bunun dışında öncelik her zaman pelvik ağrının sebebi olan durumu ortadan kaldıracak tedaviler uygulamak olmalıdır. 
 
Eğer nedenler ortadan kaldırılamazsa kronik pelvik ağrı devam eder ve kişinin hayatını oldukça olumsuz etkileyecek şekilde sorunlar ortaya çıkarır.
 
Doç. Dr. Taner Usta
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı