13.02.2015 02:30 | Son Güncelleme:
METİN UYAR - DOĞANIN GÜCÜYLE SAĞLIK - 6

Kronik yorgunluğa ozon tedavisi

Ozon tedavisi cilt yaşlanmasını geciktiriyor; romatizmal hastalıklar, kolit, KOAH gibi kronik hastalıklarda, bağışıklık sistemi kontrol altına alınıyor. Bel, boyun ve baş ağrılarında ise kayropraktik tedavi öneriliyor... Uzman doktorlar, ozon ve kayropraktik tedavileri anlattı

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları yazı dizisinin yedinci günü olan bugün, ozon tedavisini ve kayropraktik tedaviyi uzmanlarından öğrendik. Ozon tedavisinin hangi hastalık veya sağlık sorunlarında kullanılabileceğini Medikal Ozon Oksijen Derneği Başkanı, Göğüs Hastalıkları, Astım ve Alerji Uzmanı Dr. Lale Yeprem’e sorduk. Yeprem’den ozonun vücudun kendini iyileştirme mekanizmalarını aktive ettiğini, yaşlanmayı geciktirdiğini ve kronik yorgunluğa iyi geldiğini öğrendik. Kayropraktik tedaviyi konuştuğumuz Dr. Burak Esendal ise İsviçre’den aldığı tıp doktoru unvanına Amerika’dan da kayropraktik doktoru unvanı eklemiş bir hekim. Esendal’dan ise kayropraktik tedavinin ağrılarda ve duruş bozukluklarında işe yaradığını öğrendik.

Bel, boyun ve sırt ağrılarının çözümü

- Kayropraktik, kırık, kanser veya romatizmadan kaynaklı olmayan bel, sırt, boyun ağrısında yurtdışında çok yaygın olarak kullanılan eczacılık, diş hekimliği veya tıp hekimliği gibi bir sağlık mesleğidir.
- Kayropraktik elle uygulama anlamını taşır. Bu tedavide insan vücudu bütünsel olarak ele alınır. Vücut sağlığının doğal yollarla korunması ve direncin geliştirilmesi amaçlanır.
- Kayropraktik doktoru, tüm eklemlerdeki rahatsızlıkları tedavi edebilir ama özellikle omurga ile uğraşır. Omurga çok önemli bir organdır çünkü içinden beyinden gelen sinirler geçer ve omurganın bu sinirleri koruma fonksiyonu vardır.
- Omurga eğrilikleri kaybolunca oradan
geçen sinirler etkilenir. Beyinden gelen sinyaller doğal bir şekilde vücudumuza dağılamaz. Bunun sonucu olarak uyku, sindirim sistemi, bağışıklık sistemi ve fiziksel koordinasyon gibi çok sayıda
vücut fonksiyonumuz bozulur.
- Bu noktada kayropraktik doktoru omurganın doğal yapısının bozulması nedeniyle omurda, kalçada veya başka bir eklemde oluşan eksen bozukluğunu tespit ve tedavi eder.
Yürüyüşler ve duruş düzeliyor
- Kayropraktik tedavisinin etkinliği bilimsel olarak da araştırılıyor. Tedavinin bel, boyun ve baş ağrılarında oldukça iyi sonuçlar verdiğini gösteren çalışmalar var. Erken evre omurga fıtıklarında, sırt ağrısında, eklem ağrılarında, duruş bozukluğunda, eklem hareketsizliği ve burkulmalarda da kayropraktikten yararlanılıyor.
- Kayropraktik tedavisi sonrasında ağrıları azalan, eklem hareketlerini geri kazanan, adaleleri güçlenen, yürüyüşü ve duruşu düzelen hatta organ fonksiyonları düzelen hastalar var. Hastalar yaşam kalitelerinin arttığını da söylüyor.
- Bebeklerde, yetişkinlerde ve yaşlı insanlarda uygulanabiliyor. Çoğu insan ağrı oluştuktan sonra kayropraktik doktoruna başvuruyor. Oysa ağrılar başlamadan önce omurgayı kontrol ettirmek
omurga hastalıklarını önlemede etkili oluyor.
- Özellikle uzun saatler tablet ve cep telefonu kullanan çocukların gencecik omurgaları hırpalanıyor. Ayrıca okullarda ders sırasında uzun süre hareketsiz kalıyorlar. Bunlar ilerleyen yaşlarda kas iskelet sisteminde bir sürü soruna yol açıyor.
- Ağrısı olmayan; ama omurgası eğri, kambur,
bir taraflı yüksek omuzlu, bel kaymalı çok sayıda çocuk ve yetişkin insan var. Üzücü olan nokta farkında bile değiller.

Beyne giden mesajlar sakinleştiriliyor

- Kayropraktik ile eklemler arasındaki küçük reseptörler aktive edilerek hasta bölgede artmış sinyalleri normalleştirmek amaçlanıyor. Böylelikle beyne giden mesajlar “sakinleşerek” eski haline dönüyor. Bu da beyindeki ağrı sinyallerini azaltıyor ve hasta rahatlamaya başlıyor.
- Ayrıca reseptörler tedaviyle aktive edildiği için yumuşak dokuda zamanla iyileşmeye başlıyor. Kayropraktikte ortalama seans sayısı hastalığa ve hastaya göre değişmekle birlikte hastalar tedavinin ilk dört haftasında  
bir iyileşme fark ediyor.
- Kayropraktik; kırık, kanser veya romatizma durumlarında uygulanmamalı. Osteoporozlu hastalar için de risklidir ve dikkat edilmesi gerekir. Bu hastaları farklı branşlara yönlendirmek doğru olacaktır.
- Bu tedavinin en büyük yan etkisi ise tedavi edilen bölgelerde geçici olarak hissedilen ağrı, uykulu bir hal
veya baş ağrısı. Her hastada görünmeyen buyan etki eğer oluşursa da, tedavi seansının sonrasındaki bir veya ikinci gün içinde geçmesi beklenir.

Diyabet hastalarının ilaç ihtiyacını azaltıyor

- Ozon terapi oksijenin farklı bir şekli olan O3 kullanılarak, vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizmasını aktive eden tamamlayıcı bir tedavi. Ozon bir ilaç değil. Yunanca ‘Ozein’ denen bu gaz, Yunan mitolojisinde ‘Tanrının nefesi’ olarak adlandırılır.
- 1800’lü yıllarda keşfedilen ozon ilk önce ameliyathane dezenfeksiyonlarında kullanıldı. Antibiyotiklerin bilinmediği Birinci Dünya Savaşı döneminde askerlerin yaralarının tedavisinde ve dezenfeksiyonunda kullanıldı.
- Hastaların tedaviden fayda görmeleri ve yan etkilerinin olmaması sebebiyle ozon tedavisi, halk arasında hızla yayıldı ve günümüze kadar kullanıldı. Artık ozon tedavilerinin etkileri bilimsel araştırmalarla da ispatlanıyor.
- 2005’de Science dergisinde ozon tedavisinin pankreasta insülin üreten beta hücrelerini aktive ederek, diyabetik hastanın ilaç ihtiyacını azalttığına yönelik bir çalışma yayımlandı. Bu diyabet tedavisinde klasik tıbba destek olarak ozon tedavisinin kullanılabileceğini gösteriyor.
- Diyabetik yaralar üzerine yapılan çalışmada da klasik yara tedavisine göre ozon ile yapılan yara tedavisinden daha kısa sürede ve daha az maliyetle sonuç alındığını ortaya kondu.
- Neuroscience dergisinde yayımlanan, Çin ve Pakistan’da yapılmış çalışmalarda ozon tedavisinin bel ve boyun fıtıklarında başarılı etkileri gösterildi. Fıtıklarda sistemik veya bölgesel ozon uygulamalar yapılabiliyor.
‘Yaşlanmayı geciktiriyor’
- Damar cidarını, eklem ve kıkırdak dokusunu yeniliyor. Ciltteki oksijenlenmeyi artırarak cilt yaşlılığının önüne geçen kollajenin yenilenmesini sağlıyor. Dokuların oksijenlenmesini artırarak yaşlanmayı geciktiriyor.
- Romatizmal hastalıklar, kolit, KOAH gibi kronik inflamatuar hastalıklarda, ozon ile bağışıklık sistemi kontrol altına alınıyor. Böylece kişi “yabancı” olarak kodlandığı kendi dokusunun, kendisine ait olduğunu fark ediyor ve saldırmayı bırakıyor.
- Ozon vücudumuzun enerji santrali olan mitokondriyi etkileyerek enerjimizi artıran bir doping maddesi gibi de kullanılıyor. Bu özelliği kronik yorgunluk sorunu çeken kişiler açısından fayda sağlıyor. Diz eklemi kireçlenmesinde, yanık ve yara tedavisinde, fibromiyaljide de ozon terapiden yararlanıyoruz.

Ortalama seans sayısı 12

- Ozon terapi, Avrupa Ozon Birliğinin bir üyesi olan Medikal Ozon Oksijen Derneği’nin (MODER) eğitimlerine katılmış, sertifikalı doktorların kontrolünde pek çok Üniversite Hastanesi, Özel Hastane ve muayenehanede uygulanıyor. Güvenilir bir uzmana ozon terapi yaptırmak isteyen
kişiler MODER’e danışabilir.
- Ozon tedavilerinde temel seans sayısı 12’dir. Ancak, hastanın durumuna göre seans sayıları doktor tarafından arttırılabilir veya azaltılabilir. Türkiye’de uygulama
ücretleri kullanılan yönteme ve kombinasyona göre değişmekle beraber 150 ile 350 TL arasında.
- Ozon tedavileri Avrupa Ozon Birliği kurallarıyla uygulandığı ve ozon tedavisinde kullanılan malzemeler tıbbi cihaz kurumu yönetmeliğine uygun olduğu sürece tedaviden herhangi bir yan etki beklenmez.  Ancak, kontrolsüz
hipertiroidi ve halk arasında bakla hastalığı olarak bilinen Favizmi olan hastalarda ozon terapinin
uygulanmasını önermiyoruz.

 

YARIN: Homeopati ve refleksoloji hangi hastalıkların tedavisinde kullanılıyor?

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0