Güneri Cıvaoğlu

Güneri Cıvaoğlu

ngunericivaoglu@gmail.com

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

IŞİD’in “Gar” katliamıyla ilgili iddianamede “bu örgütün Türkiye’ye savaş ilan ettiği” yolundaki satırlar geniş yorumlanmalı.
Atatürk Havalimanı’ndaki barbarca saldırının başka kanlı eylemlerle sürdürüleceği işaretleri var.
İddianameye göre, IŞİD’in Suriye’de yaşayan Türkiye sorumlusu İlhami Bali ile bu örgütün Gaziantep Emiri (!!) arasındaki “şifreli” yazışma şöyle:
... Lakin Türkiye bize savaş ilanı yaptı.
Kardeşlerimizi, bacılarımızı yollarda yakalayıp ülkelerine gönderiyor.
Açıktan savaş ilan ettiler.
Biz de ilan ediyoruz.
“Vurun” diyor.
Ben de “Kimi” dedim.
“Elinizdeki hazır programı olan PKK, turistik bölge, Türk askeri, hiç fark etmez” diyor.
Kardeşim kaç tane istersen adam gönderecek.
Müminlerin kalplerine su serp kardeşim.
Gerek PKK, gerek Türkiye, gerek turistik bölgelere vur ki sevinelim.
.....................
Satırlar çok açık.
IŞİD’in üst düzey yöneticileri sanıldığı gibi öyle tek tük saldırılarla nokta vuruşlar yapacak değil.
Rusya ve İsrail’le onarım açıklamaları üzerine bir reaksiyon / tehdit / gözdağı da sanılmasın.
Kendisine “İslam Devleti” adını veren IŞİD Türkiye’ye karşı “her boyutta ve her alanda” savaş kararı almış bulunuyor.
Atatürk Havalimanı’na 3 intihar bombacısıyla koyduğu kanlı eylem bu kararın uzantısı.
Başka saldırılara karşı tedbirli olmak gerek.
......................
IŞİD’e karşı Suriye’de PKK’nın uzantısı PYD güçleri de savaştığı için, PKK da bu örgütün hedefinde.
“Gar katliamında” da Kürtlerin toplanma noktasını hedef almıştı IŞİD.
Türkiye koalisyon güçleriyle birlikte Suriye’deki IŞİD hedeflerini vurdukça ve gerek sınırda gerek Türkiye içinde IŞİD’e polisiye operasyonları yoğunlaştırdıkça -dilerim ki yanılayım- bizim topraklarımız, tesislerimiz ve insanlarımız da ne yazık ki hedef olacak.
Bağdat’ta, Şam’da IŞİD’in “toplu katliamları” Türkiye’nin de günlük manzarası mı olacak?
Türkiye’nin sınır bölgeleri bir “Peşaver” modeline mi dönüşecek?
Ağzımdan yel alsın.
Allah korusun...
Ama...
Ürperti verecek bu zehirli soru işaretleri başımızın üzerinde “Damokles’in kılıcı” gibi sallanmakta.
.......................
Bir yandan PKK...
Öte yandan güney sınırımızda açılmakta olan PKK uzantısı PYD’nin Kürt koridoru...
Taşeron terör örgütleri...
Ve Türkiye’nin büyük şehirlerini, turizm bölgelerini, tahmin edemeyeceğimiz hassas tesislerimizi ve bölgelerimizi hedef alan IŞİD...
Bunların arkasındaki bölgesel ve küresel güçler.
Hepimiz “laik, demokratik hukuk devletine dayalı bir ve bütün milletimiz, yurdumuz” için omuz omuza vermeliyiz.
Şimdi kendi aramızda kırışmanın, hesaplaşmanın değil, sımsıkı kucaklaşmanın zamanıdır.