Estetik operasyonlar bazı kadınlar için tabu olmaya devam ediyor. Bunun en temel nedenleri estetik uygulamaların zorlu ve uzun iyileşme süreci gerektiren operasyonlar olduğu düşüncesidir. 
 
Gelişen teknoloji ile birlikte ufak dokunuşlar ile büyük etkiler elde etmeyi mümkün kılan ameliyatsız estetik uygulamaları kadınların ilgisini çekmeyi başarıyor. 
 
Dolgu uygulaması olarak bilinen ve en çok da yüz bölgesinde uygulanan işlemler ile kırışıklıklar, derideki sarkma ve düzensizlikler    giderilebiliyor. 
 
Dolgu Uygulaması ile Giderilen Sorunlar 
Yüze yapılan dolgu uygulamalarının temelinde kırışıklıkların giderilmesi, yüz hatlarının belirgin ve estetik bir görünüme kavuşturulması vardır. 
 
Alında oluşan kırışıklıklar, iki kaş arasında kalan mimime bağlı meydana gelen çizgiler, göz ve dudak kenarında oluşan ince kırışıklıklar dolgu uygulamaları ile ortadan kaldırılabilir. 
 
Kırışıklıkların ortadan kaldırılmasının yanı sıra dudakların şekillendirilmesi ya da dudaklara hacim verilmesi için dolgu tercih edilebilir. 
 
Elmacık kemikleri ve çene hatlarını daha belirgin  göstermek için de dolgu uygulaması yapılabilmektedir. Yüze yapılan dolgu uygulamalarında yara izleri ve deride meydana gelen bozulmalar da giderilebilir. 
 
En Çok Kullanılan Dolgu Çeşitleri 
Dolgu uygulamalarında kullanılan iki farklı dolgu malzemesi vardır. Sentetik dolgu malzemesi olarak da adlandırılan Hyalüronik asit ve kişinin kendi vücudundan alınan yağ dokuları olan otojen dokular dolgu malzemesi olarak kullanılabilir. 
 
Hyalüronik asit aslında insan vücudunda bulunan bir madde olduğu için laboratuvar ortamında elde edilse de genellikle bir alerjik reaksiyona sebebiyet vermez. 
 
Yaşlanmanın en büyük düşmanı olan kolajen salgısının da artmasına yardımcı olan hyalüronik asit sahip olduğu su tutma özelliği ile de cildin daha canlı ve genç görünmesine yardımcı oluyor. Hyalüronik asit uygulanarak yapılan dolgular bir veya bir buçuk  yıla kadar kalıcılık gösterir. Dolgunun etkisi geçtiğinde işlemin yenilenmesi gerekir. 
 
Kişinin kendi vücudundan alınan yağ dokusu dolgu materyali olarak daha çok tercih edilir. Kişinin kendi dokusu olduğu için,  alerjik reaksiyon oluşmaz. Uygulamanın yapılması için kişiden ameliyathane koşullarında yağ dokusu alınır. 
 
Alınan yağ dokusu içinde bulunan kök hücreler  belirli bir işlemden geçirildikten sonra, yağ enjeksiyonu yapılacak olan alanlara enjekte edilerek, bölgede yağların daha fazla yaşaması ve  canlandırıcı etki göstermesini sağlar. 
 
Prof. Dr. Şükrü Yazar
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı