GündemRSS
10.03.2011 - 20:02

Küfür cezası

Sitene Ekle
Olaylar ve İnsanlar  |  Hasan Pulur h.pulur@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Simav Kaymakamı Yüksel Ünal ‘küfretmeyi’ yasaklamış...
Çok da iyi yapmış demek de mümkün, küfretmenin işe yaradığını söylemek de...
Her toplulukta olduğu gibi küfretmek bazen işe yarar, insanlar boşalır, içini döker, rahatlar. Hatta karşısındakine değil, kendi kendisine de küfreder, hatasını cezalandırır.
Kaymakam küfrün tarifesini de koymuş, 70 lira, cezayı göze alanlar küfrederler, hatta iki defa küfredip 140 lira da ödeyebilirler.
* * *
Hem küfür deyince de hemen aklınıza galiz, edepsiz, iğrenç, rezil laflar gelmesin, yakası açılmadık ne küfürler vardır.
Bir de ettiği küfrün nereye gideceğini, anlamını kestiremeyenler vardır, ‘ulan ben senin...’ diye başlayan, küfrün muhatabı asla göründüğü gibi değildir.
Lafı uzatmaya gerek yok, küfürden yana olmayız ama, maalesef küfürsüz de olamayız.
* * *
Siz hiç tartışmaya dışardan katılan birinin ‘küfret şuna!’ diye bağırdığını duydunuz mu? Duyduysanız çok azdır. Lakin ‘küfretmeyin ayıp oluyor!’ diye müdahale edenler çoktur.
Biri söylemişti:
‘Nasıl müzik ruhun gıdasıysa, küfür de öfkenin emniyet sübabıdır!’
* * *
Küfre ceza kesmek ne demektir?
Küfrü yasaklamak demektir.
Hayatımız o kadar çok ve ayrıntılı ‘yasaklar’la dolu ki!
Osmanlı’dan bu yana neler yasaklanmış neler.
* * *
Faruk Güçlü ‘Yasaklamak Yasaktır’ araştırmasında toplumsal yaşamda vazgeçilmez iki unsur olduğunu yazar: ‘Kadınlar ve azınlıklar.’ (x)
Çünkü imparatorluğun genel politikası ve toplumsal yapısı kadını evde kalması gereken bir süs eşyası biçiminde görür.
25. padişah 3. Osman tahta çıkınca, kadınların süslenerek sokağa çıkmalarını yasaklamıştır.
Giyim, kuşam, gezmek kadınlar için tahditlidir, Beyazıt, Şehzadebaşı, Aksaray gibi yerlerden arabayla geçmeleri... Padişah 2. Mahmut ise kadınların erkeklerle kayığa binmelerini yasaklamıştır, tabii mayo ile değil, çarşafla!
* * *
Yasaklar hayatın çerçevesidir, ‘Yassah hemşerim!’ lafı bilincimize öyle bir oturmuştur ki!
Yalnız her yasağın bir de karşıtı vardır.
Yasaklar öksedir, herkes fırsatını bulursa yasağı delip geçmek ister.
Osmanlı’da yasaklar vardır da Cumhuriyet’te yok mudur?
Örneğin 1931’de Türkçe bilmeyenlerin İstanbul’da hamallık yapmaları yasaklanmış...
İstanbul insaflı ya Ankara, hamallığı tümüyle yasaklamış.
Yayın yasakları, kitap yasakları, yazı yasakları...
Bunlar da işin cabası.
O kadar çok yasak var ki, bir de Simav Kaymakamı’nın, ‘küfür yasağı’ gelsin, ne yasaklar görmüşüz biz...
Hem her küfür bazı hallerde küfür olmaktan çıkıp, lafın gelişi gibi, tekerleme gibi olmuş.
* * *
Kulakları çınlasın, Çeşmeli komşumuz ‘Şive Hanım’, bir süre Afyon’a gider, bakar ki ilkokul çocukları dahi küfürsüz konuşmuyor...
Hepsinin ağzında ‘ananın...’ diye başlayıp ‘koymakla’ biten küfür.
Bir gün yolda birkaç çocuğa rastlar, belli ki ortaokul öğrencileri, okuldan çıkmışlar, şakalaşıyorlar, ama iki lafın başı ‘ananın...’la başlıyor ‘kodum’la bitiyor.
Müdahale etmiş:
‘Ayıp değil mi, niye küfrediyorsunuz?’
‘Kim küfrediyor teyze?’
‘Sen, sen, hepinizin ağzından düşmüyor!’
Çocuklar şaşkın, küfretmediklerinden eminler, derken cin gibi olanı duruma açıklık getirmiş...
‘Ananı... Diyoruz ya, küfür sanmış!’
Hani kahve falına meraklı olanlar ‘Fala inanma, falsız da kalma’ derler ya!
Küfür de öyle...
————————————
(x) Yasaklamak Yasaktır-1991... İsteme adresi: Sağlık sok. 10/11 Sıhhiye-Ankara

Yazarlarda Ara
Bul
"Babam ve Oğlum" adlı sinema filminin yönetmeni kimdir?
      ©Copyright 2011 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.