Kültür Sanat

Kültür Sanat

11.05.2007 - 00:00 | Son Güncelleme: 11.05.2007-0:00

Kültürleri buluşturan konser

Sabri Tuluğ Tırpan’ın Mevlana Yılı nedeniyle özel olarak bestelediği senfoni, Aya İrini’de önceki akşam seslendirildi. Filiz Ali, konser izlenimlerini Milliyet okurları için kaleme aldı

Sitene Ekle
FİLİZ ALİ

Avusturya Liseliler Vakfı ile Avusturya Kültür Ofisi işbirliğiyle 9 Mayıs Avrupa Günü ve 2007 Mevlana Yılı Kutlamaları kapsamında “Kültürleri Kaynaştırmak” başlığıyla Aya İrini Kilisesi’nde bir konser düzenlendi. 
Organizasyonun davet ettiği Vienna Classical Players Topluluğu’nun şefi Martin Kerschbaum, konserin ilk yarısını Batı müzik kültürünün oda orkestrası dağarından seçmelerle bezemişti. Önce W.A. Mozart’ın “Küçük Bir Gece Müziği” seslendirildi. Orkestra üyeleri Mozart’ın bu çok tanınan ve çok sevilen yapıtını herhalde yüzlerce kez çalmış olmanın rahatlığı ile birbirlerine gülücükler dağıtıyordu. Öte yandan, Aya İrini’yi dolduran seçkin dinleyici kitlesinin çoğunluğu sanırım bu eserle yeni tanışıyor olmalı ki her bölümden sonra çılgınca alkışlar koptu.
Programın ikinci eseri Amerikalı besteci Samuel Barber’in belki de en tanınmış yapıtı olan “Adagio for Strings”di. Aslında bu adagio, bestecinin 1936’da yazdığı yaylılar dörtlüsünün ikinci bölümüydü. Ancak zamanında o denli beğenildi ki Barber, bu bölümü yaylı çalgılar orkestrası için yeniden düzenledi. Eser, içerdiği hüzün nedeniyle bir bakıma matem müziğine dönüştü. Nitekim adagio, ABD başkanları Roosevelt ve Kennedy’nin cenazelerinde çalınmıştı.
Konserin ilk yarısının son eseri Avusturyalı marimba yorumcusu ve besteci Frederich P. Pesendorfer’in “Marimba ve Yaylı Çalgılar Orkestrası için Konçerto”suydu. Besteci eserine solist olarak katıldı ve marimba yorumcusu olarak ne denli marifetli olduğunu gösterdi. Böylece konserin ilk yarısında Batı sanat müziğinin çeşitli dönemlerinden örnekler dinlemiş olduk. 
Konserin ikinci yarısında Sabri Tuluğ Tırpan’ın besteci ve piyanist olarak katıldığı “Mevlana Senfonisi”ni dinledik ve izledik. Tuluğ Tırpan uzun yıllar Viyana’da yani gurbette yaşamış olmanın verdiği özüne dönmek, kültürler arası kimliğini aramak duygularıyla olsa gerek geniş bir kolaj ile karşımıza çıktı. Eserinde tasavvuf müziğine ney ve insan sesi ile atıf var, bir yandan da Bach’ın müziğinden alıntı yapıyor. Hatta Bach’ı dönüştürüyor.


Sertab’ın opera sesi
Öte yandan insan sesini çeşitli biçimlerde kullanıyor. Böylelikle Sertab Erener’in opera sesini de duymuş oluyoruz biz dinleyiciler. Yaylılar orkestrası ile vurmalılar, neyzen Burcu Sönmez’in ney’inden yankılanan o uhrevi tınılarına ayak uydurmaya çalışıyorlar ama kimi zaman su ile yağın karışamaması sorunuyla karşı karşıya kalıyorlar haliyle.
Tuluğ Tırpan, dans da eksik kalmasın diye düşünmüş herhalde. Sahnenin bir bölümünde Ziya Azazi, izleyenlerin başını döndüren bir çeşit sema ayini, akrobasi ve modern dans gösterisi yaptı. İnsanın ister istemez dikkati dağılıyor tabii. Hele Ziya Azazi giysilerini teker teker çıkarmaya başlayınca acaba bir de striptiz gösterisi mi var diye dikkatimizi ona yoğunlaştırınca öteki sanatçılara yeterince ilgi gösteremedik. Kültürler arası kaynaşma öyle sanıldığı kadar kolay olmuyor ama denemeye devam etmekte yarar var. Sonuçta, bu projeye emeği geçenleri kutluyoruz.

 

 


Etiketler: ABD, Sertab Erener
©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX