Lady Gaga'nın makyaj itirafının altında ne yatıyor?

Ünlü müzisyen Lady Gaga, o koca kariyerin arkasında makyaj faktörünün bulunduğunu açıklayınca neredeyse hiç şaşırmadım. Onun gibi insanları anlamak, hayatın akışını anlamakla neredeyse eşdeğer zira. 
 

Lady Gaga'nın makyaj itirafının altında ne yatıyor?

"Gençliğimde, Lady Gaga'ya dönüşmeye başlama nedenim, makyajı keşfetmemdi. Çok derinlerde, ilkel benliğimin içinde çok fazla şey ifade ediyordu benim için. Makyajın gücü, en kötü anınızda bile nasıl hissettiğinizi değiştirebiliyor."

Bu sözler, kariyerinin başlarında sahneye çıkma korkusu yaşayan, anksiyete ile boğuşan Lady Gaga'ya ait. Olduğu gibi görünmenin, görünmenin ve ilgi çekmenin ne kadar 'bunaltıcılaştığını' bilen bir kişi olarak kendisini anlamamam imkansız.
 

Kabul edelim, hepimizin hayatında böyle dönemler oldu. Biz hepimiz, ya kendimizi saklamaya çalıştık, ya biraz kabuğumuza çekildik ya da 'ölçülü' davranıp dikkat çekmemeye çalıştık böyle anlarda. Fakat görünüşe göre, makyaj yapan hanımların, bunu yapmasının ardında da bazen bu gibi kaygılar yatabiliyormuş.

Sosyal olarak kendinizi güçlü hissetmediğiniz ya da sair nedenlerle kendinizi güçsüz hissettiğiniz için sosyal ortamlara dahil olmak istemediğiniz anlarda, içinizi bir sıkınıtının kapladığını fark etmişsinizdir. O sıkıntı ki, boğulmanın bir tık altındadır.

Şimdilerde tüm dünyanın gözünün önünde istediği her şeyi yapabilen, ışıl ışıl ve dikkat çekmekten çekinmeksizin giyinen, koskocaman sesli ve koskocaman duruşlu Lady Gaga da benzer dertlere sahipmiş.
 

Ne yazık ki, ilk bakışta "Yahu amma büyütüyor böyle şeyleri bu sanatçılar, hem makyajla onun ne alakası var Allah aşkına?" diyecek gibi olsanız bile, birazcık derine ulaşınca anlıyorsunuz problemi.

Makyaj yapmayı sevin ya da sevmeyin, aslında makyajın arkasında yatan mantık, kendinizle ilgili 'daha güzel olabileceğine' kanaat getirdiğiniz şeyleri, daha güzel yapabilme şansını size sunan araçları bir araya getirmesidir. Bu yüzden makyaj, bir tür kkişisel bakımın yanında kendi kendine terapi gibi bir etkiye de sahip.

Sadece makyaj da değil aslında. Spor da böyle... Spor salonlarını dolduran kitlenin esas amacının sağlıklı yaşamdan ziyade "Ya moruk benim bu kollar falan ince ya," ile başlayan cümleler olduğunu hepimiz biliyoruz. Onlar da biliyor, sadece pek kabul etmek yahut dillendirmek istemiyor bunu.
 

Makyajla gözüne görünen 'kusurları' gizleyen Lady Gaga'nın kendini özgürleşmiş hissetmesi ve bu özgürleşme hissiyle birlikte artık eskisinden kat be kat cesur olması, tüm bu nedenler yüzünden pekala normal geliyor bana.

Kendimizle ilgili 'sevmediğimiz' şeyleri 'düzeltince' ya da onlarla yaşamayı öğrenince anlıyoruz yaşamanın ne olduğunu. Kimimiz bunları zaten kabul ediyor, kimimiz ise bir süre sonra makyaj gibi, spor gibi araçlarla başarıyor bunu. Temelde kendini sevmek var, kendini sevince her şey düzeliyor.

andac.uzel@demirorenmedya.com
 

Bu makaleye ifade bırak