Nedense her zaman böyle oluyor (gerçi ben sebebini biliyorum ama burada polemiğe girmek gibi bir niyetim yok). Her yeni tedavi yöntemi ya da kullanıma yeni girmiş materyaller ile ilgili toplum içinde müthiş hızla yayılan “yanlış inanışlar” türeyiveriyor. Örneğin implant tedavileri için böyle olmuştu, implantların düştüğü ile ilgili pekçok sözler işitiyorduk. Daha eskiye gidersek beyaz dolgular için de bu böyle olmuştu. 

Laminalar ile ilgili olarak da farklı bir durumla karşılaşmadık. Hastalarımın, laminaların bir şeyler ısırırken düşeceğine dair endişelerini dile getirdiklerine sıkça şahit oluyorum. Hatta bir defasında bir hastamın alt dişlere laminaların yapılamayacağına dair bir duyumunun olduğunu bile işittim. Alt dişler ağızdaki en ufak dişlerdir ve bu dişleri, kaplama yapabilmek adına ufalttığımızda, asıl o zaman kırılacakmış gibi bir izlenime rahatlıkla kapılabilirsiniz. Bunun yerine alt dişlerin ön yüzeyinden yapacağımız hafif bir aşındırma, laminaların yapılabilmesi için yeterli olmaktadır. Bu şekilde boşu boşuna gereksiz diş dokusunu aşındırmaktan da kurtulmuş oluruz. Yani aslında söylenenin aksine laminaların bu avantajından en çok faydalanacak dişler aslında alt çene kesici dişleridir. Ama gelin görün ki tam tersi bir söylem ile karşılaşabiliyoruz.

Lamina yaptırmak isteyen hastalarımın sormayı ihmal etmedikleri bir sorudur, “doktor bey elma ısırabilecek miyim?”. Bu sorunun altında yatan endişeyi gayet iyi anlıyorum elbette. Laminalar aslında deha ürünü bir tedavi şekli değil. 100 yıl öncesinde yapılmaya çalışıldı fakat en büyük engel yapılan laminaları dişlere yeterli kuvvetle tutturabilecek materyallerin olmamasıydı ve o zaman yapılan bütün denemeler başarısız oldu. Ancak artık günümüzde böyle bir sıkıntımız kalmadı. Yapıştırıcı olarak kullandığımız ajanların artık 7. nesilleri piyasa da. Bağlantı kuvvetlerimiz yeterli seviyenin de üzerine çıkmış durumda.  Bunu yapılan son bilimsel araştırmalar da kanıtlıyor. Bir araştırma da 10 senelik laminaların başarı oranı %94 seviyelerinde çıkmış ki bunlar da 10 sene öncesinin teknolojisi ile yapıştırılan laminalar aslında. Günümüzde çok daha kuvvetli bağlar ile laminaları dişlere yapıştırabiliyoruz. Dolayısı ile “lamina çıkar mı?” faslını bir kenara bırakmamız gerekir diye düşünüyorum.

Bir diğer eleştiri de, laminaların çok ince olduğundan kırılabileceği ile ilgili olan kısmı. Aslına bakarsanız bu hiç karşılaşmadığımız bir durum değil elbette. Ancak son yıllarda porselen materyali de yerinde saymadı ve artık eskisine oranla 3 kat daha dayanıklı porselenler üretiliyor. Bu materyaller ile işlenen laminaların da kırılma riski doğal olarak çok azalmış durumda. Yeni nesil porselenlerle yaptığım laminalarda ben daha böyle bir durumla karşılaşmadığımı belirtmeliyim.

Burada yapılabilecek, bana göre en mantıklı eleştiri, hastanın kendi doğal dişi varken sırf estetik açıdan kendi dişlerinin az bile olsa aşındırılarak lamina ile kaplanması uygun mudur, değil midir noktasındadır. Bu sorunun cevabını en iyi lamina tedavisi görmeye niyetlenmiş kişinin kendisi verebilir. Sonuçta lamina tedavisinin ana hedefi estetik düzenlemedir. Eğer kişi, dişlerinde var olan bozukluğun sosyal hayatında kendisini kısıtladığını hissediyor ve bundan çok fazla şikâyetçi ise ve bu durum porselen lamina tedavisi ile giderilebilecek bir durumsa, ancak o zaman yaptırılması gerektiğini düşünüyorum. Bunu rinoplasti ameliyatları gibi düşünebiliriz. Yüzünüzün tam ortasında sizi mutsuz eden bir burnunuz varsa neden estetik operasyonla onu düzeltmeyesiniz ki. Dişlerimiz de yüzümüzün tam ortasında olmasa bile hatırı sayılır bir alanda estetiğimizi etkileyen unsurlar ve eğer sizi mutsuz eden bir görüntüsü varsa elbette ki yeni bir gülümseme isteme hakkınız vardır. Burada en önemli kıstas elbette ki yeni dişlerinizin yapay bir görüntüde olmamasıdır. Bu gün için en doğal sonuçları verebilecek ilk seçenek laminalardır. Dişlerinize estetik yaptırmak istiyorsanız ve daha öncesinde bir kaplama yaptırmadıysanız ilk önceliğiniz laminalar olmalıdır çünkü kaplama yapılmış dişlere sonradan lamina yaptırma şansınız olmayacaktır.

Bazen bütün meslektaşlarımın başına geliyordur. Mesela genç bir bayan beyaz ve düzgün dişleri olmasına rağmen daha beyaz ve ya daha uzun dişler istediği için lamina veya kaplama için kliniklerimize gelebiliyorlar. Böyle durumlarda hastalarımıza isteklerinin yersiz olduğunu uygun bir dille anlatmak doğru bir davranış olacaktır.

 

Dr. Atakan Elter / Protez Uzmanı 

http://www.facebook.com/dratakanelter

http://www.disestetigiuzmani.com

http://www.atakanelter.com

google.com/+Denthrone