Anneliğe yeni adım atmış, lohusa arkadaşımı ziyarete gittikten sonra kendimi 2,5 sene öncesini, ilk doğurduğum zamanları düşünürken buldum.. Neleri yanlış, neleri doğru yaptım? Şimdiki aklım olsa ilk annelik deneyimim nasıl olurdu acaba?  Düşüncelerimi taze anneler için kaleme almak istedim.
 
Sevgili taze anne, öncelikle hayırlı uğurlu olsun :) Belki çetin bir hamilelik sürecinden geçtin, yada her şey tozpembeydi neyse neticede bebeğini kucağına aldınn.. Macera başlıyorr.. Artık hiç birşey eskisi gibi olmayacak bu net.. İki kişilik ailenize bir birey daha katıldı, şimdilik sadece ağlıyor, uyuyor, karnını doyuruyor, altına yapıyor. Bebeğin  gözlerini açıp etrafı seyrederken sende onu izliyorsun.. Şimdilik faaliyetleri bunlar, hee birde gaz çıkarma seramonisi var.. Seramoni diyorum çünkü biz bu konuda çok çektik..ilk kırk günden sonra başladı bir gaz problemi ki sormayın. Öyle yapıyoruz olmuyor, böyle yapıyoruz olmuyor, gazdan uyumuyor, ağllıyor .. Başa çıkamayıp benimde bebeğimle birlikte oturup ağlama kısımlarına girmiyorum.. tabii her kafadan bir ses çıkıyor..
 
-Aç bu çocuk ondan ağlıyor...
 
-Emzirdin mi? Çok mu emzirdin? Az mı emzirdin?  Emzirirken bişey yedin mi?
 
- Ayağına çorap giydin mi? Çorapsız olur mu hiç ?
 
Bunları mutlaka yaşayacaksın çünkü bebek bakım konusunda herkesin söyleyecek bişeyleri mutlaka vardır..
 
Benden sana ilk tavsiye:
 
-KULAK ASMA
 
Tamamen yok say demiyorum, oku, araştır, dinle ama içine ne siniyorsa onu yap, sağdan soldan herkesin dediği herşeyi deneyip kendini de bebeğini de deneme tahtasına çevirme.Yani diyeceğim, annelik iç güdülerine güven.. Sen bir annesin bebeğin için yapılacak en iyi şeyi yine sen bilebilirsin...
 
Daha hastanedeyken başlayan bir diğer soru sütün geliyor mu? Doğurduğunu duyan yan apartmandaki komşu teyze bile sana bu soruyu yöneltebilir. Şaşırma.. Acaba sütüm geliyor mu gelmiyor mu sıktım duvara fışkırmadı gibi paranoyakça olaylara girme, ki benim girmişliğim var oradan biliyorum...Sütüm gelsin diye şerbetli tatlı, helva gibi yiyeceklerin sakın seni ele geçirmesine izin verme..Tahin helvası, üzüm, baklava, kadayıf önüme koyup kombo yaptığım zamanları biliyorum. Sadece psikolojimi rahatlattı ama ne oldu sonra hepsi bana kilo olarak geri döndü. Uzman görüşleri de bu yönde ama o aşamada kim takar uzmanı modunda olduğum için... Komşu teyzenin gelini leylanın amcasının kızının sütü baklavayla gelmiş hemen bi tepsi yiyelim moduna girme .. Girme ki sonradan benim gibi pişman olma
 
Herşey yolunda gidiyor ve rutin doktor konrollerine gideceksiniz ama kalbinde bir çarpıntı, aklında yankılanan sorular : Acaba kilo aldı mı? Kaç kilo oldu? Boyu uzadımı? internette araştırdım "bilmemkim annenin oğlu tam 5 kilo olmuş bizimki ona göre çırpı"  Kesin sütüm yaramıyor... işte başladı kıyaslamalar...
 
-KIYASLAMA
 
Her çocuğun gelişimi kendine özeldir, boy kilo gibi kıstaslarla kendini yorma doktorunuz normal dediyse ama filancanın kızı 2 kilo almış deme. Doktorunuz herşey yolunda diyorsa, altında bir çapanoğlu aramaktan vazgeç, keyifli keyifli evinize dönün ve özellikle internetten boy kilo baş çevresi gibi araştırmalarda boğulma.. Hele evdeki tartıya bebeğinizle birlikte çıkıp kendi ağırlığıızı tartıda çıkan toplam kilodan çıkarıp bebeğinizin kilosunu ölçmek gibi olaylara girişmeyin girişmişliğim var doğru sonuçlar elde edilmiyor...
 
Evinize bebek görmeye gelenleri bir mikrop taşıyıcısı ve hastalık yuvası olarak görüyorsun.Çok normal,tipik lohusa davranışı... Muhtelemen biri eve girdiğinde acaba ellerini yıkadı mı? Sigara içti mi? Parfümünü çok mu sıktı? Bebeğimi öpecek mi, hatta yeni uyudu acaba uyandıracak mı? Gibi sorularla beynini yiyip bitirmekle meşgul oluyorsun.İçin içini yemesindense açık yüreklilikle ve karşındakini de kırmadan içinden geçenleri dile getir.. Sigara içip bebeğini kucaklamak isteyen birinden anlayış beklemek bence yeni doğum yapan bir anne olarak en doğal hakkın...
 
-HİSSETTİKLERİNİ SÖYLE
 
Tabi abartma! Gelenleri dezenfektanla yıkama fikrinden uzaklaş.. Aklından geçiyordur mutlaka değil mi?
 
-KENDİNİ SUÇLAMAKTAN VAZGEÇ
 
Lohusa topuzu, mordan siyaha dönen göz altları, kilolu vücut, bakımsız cilt için aynaya her baktığında kendini suçlama,gayet normal aslında,geçici bir süreç.. kendini salma ama yapamadıkların, yetişemediklerin için kendini harap etme unutma bebeğin için psikolojinin iyi olması ve stres yapmaman gerek.
 
-YARDIM ALMAKTAN ÇEKİNME
 
Yeni doğum yaptığında herşeyi ben hallederim modunda olma, hastaneden eve gelince o kadar insan içinde yapma etme demelerine kulak asmadan evi süpüren biri olarak diyorum ki: "Kime neyi ispatlayacaksın. Otur daha sen yeni doğum yaptın tadını çıkar" Etrafında sana yardım etmek isteyen birileri varsa bırak yardım etsinler. Etmiyorlarsa bile sen rica et çünkü bu yolculuğun zorlu parkurları var daha uykusuz geceler, banyo yapamadığın günler olabilir ufukta...
 
-HERŞEYİ KONTROL ALTINDA TUTAMAZSIN
 
Herşeyi yönetiyor olmaktan ilk etapta keyif alıyor olabilirsin ama bir müddet sonra nasıl olsa bitap düşeceksin o yüzden kendini o noktaya getirmeden eşinle iş bölümü yapmaya alış, alış ki "Bu çocuk sadece sende susuyor, çok ağlıyor al bunu, ne yapacağımı bilmiyorum" gibi sorulara maruz kalma yada yemek yapamadığında "Hayatım tencerelerin yeri nerdeydi" gibi bi soruyla karşılaşınca sinir kat sayın artmasın...
 
Maalesef bunlar kitaplarda yazmıyor yani gerçekten tecrübe edince anlayabileceğin şeyler. Eminim bebeği biraz büyümüş annelerin çoğunun başına gelmiştir yazdıklarım.Hatta belki daha da fazlası... Yeni annelik heyecanı, hormonların verdiği yetkiye de dayanarak bazen komik bazen tiraji komik hallere sokabiliyor insanı. Yinede herşeye rağmen tadını çıkarmak gerek her anın her dakikanın. Kızım iki buçuk yaşını geçiyor anlayamıyorum ki ne zaman geçti bunca vakit. Beni bırak, annem benim büyüdüğümü daha kabullenemiyorken, zaman bu kadar hızlı akıyorken geriye dönüp baktığımızda yeni anne olduğumuz zamanlara, uykusuz gecelere duş bile alamadığınız günlere gaz sancılarına, saçma sapan şeyleri nasılda dünya meselesi haline getirdiğimize,  gülüp geçeceksiniz emin olun ...
 
Sevgili taze anne bu yazıyı sonuna kadar okuduysan kendine bu vakti yaratabildiysen bile ne mutlu sana doğru yoldasın KENDİNE AZ DA OLSA ZAMAN AYIRMAYI UNUTMA bu da son naçizane tavsiye olsun..
 
Nil Doğan