Çanakkale

Yerel Haber
15 Kasım 2018 - 09:17

Lösemiyi Yenen Küçük Kızın Hedefi Doktor Olup, Şifa Dağıtmak

IHA

Çanakkale’de yaşayan 12 yaşındaki Yosun Gezen bir yıl önce yakalandığı lösemi hastalığını güçlü bir şekilde durarak yendi ve kurtuldu. Tedavi süresince çok sevdiği okulundan uzak kalan Yosun, hematoloji uzmanı olma hedefini gerçekleştirerek, aynı hastalığa yakalanan çocukları tedavi etmek istiyor.
Çanakkale’de yaşayan 12 yaşındaki Yosun Gezen, geçtiğimiz yıl boğazındaki rahatsızlıktan dolayı hastaneye gitti. Daha sonra Bursa’ya kontrole götürülen Yosun’a burada yapılan tetkikler sonucunda lösemi teşhisi konuldu. Ardından Yosun ve ailesi Ankara’da LÖSEV tarafından kurulan bir hastaneye başvurarak, kabul edildi. Burada Yosun tedavi ve kemoterapiler gördü. Yosun 1 yıl önce yakalandığı lösemi hastalığını güçlü durarak yendi ve hastalıktan kurtuldu. Sağlığına yeniden kavuşacağına dair umudunu hiç kaybetmeyen Yosun’un en büyük destekçisi ise annesi Cevahir Demirkol oldu. Yosun tedavisi nedeniyle ilkokul eğitimini hastane sürdürdü. Tedavisi boyunca çok sevdiği okulundan uzak kalan Yosun’un hedefi hematoloji uzmanı olarak aynı hastalığa yakalanan çocukları tedavi etmek istiyor.


Kendisi de ileride doktor olup hastalara şifa eli uzatmak isteyen Yosun’un, açtığı youtube kanalında binlerce takipçisi bulunuyor. Yosun bu kanalında kötü anları tatlandırarak, hem eğlenceli vakit geçirdi hem de moral depoladı.
Yosun’un bir diğer hayali olan butik açmayı ise annesi Cevahir Demirkol tarafından gerçekleştirildi. Tedavi sonrası Çanakkale’ye döndüğünde kendi adını taşıyan bayan giyim mağazasını görünce Yosun, çok mutlu oldu. Butik giyim mağazası hayaline kavuşan Yosun hayranı olduğu youtuber Enes Batur ile görüşmek istiyor.

‘Güçlü durdum ve bu hastalığı bu şekilde yendim’
Lösemi hastalığını yenen Yosun Gezen, “Hastalığı öğrendiğimde tabi ki de biraz şaşırdım. Ama bunun nasıl geçeceği hakkında hiçbir fikrim yoktu. Şuan koca bir on ayı tamamlamış oldum. Annem olmasaydı sanki günler hiç geçmeyecekti. Beni eğlendirdi, unutturdu. Bazen birlikte oturup ağladık bazen de birlikte güldük. Ama en büyük destekçim o oldu. İlk önce annenizin kıymeti bilin. Lütfen LÖSEV’e bağışlarınızı bırakmayın. Bu süreç ağırdı biraz. Çünkü bazı kemoterapiler beni çok yıktı. Ama güçlü durdum ve bu hastalığı bu şekilde yendiğimi düşünüyorum” dedi.
‘Çok sevdiği saçlarını çok sevdiği annesi kesti’
Anne Cevahir Demirkol ise, “Çanakkale’de köklü bir esnaftık. Sonra kızımla birlikte butiğe karar vermiştik. Butik açılış aşamasındaydı. Yosun’u Bursa’ya doktor kontrolüne götürdük. Çünkü burada çözüm bulamadık. Bursa’ya gittiğimizde 12 gün sonra tahlillerinde bir değişme görüldü. Değişmenin sonucunda doktor, Yosun’un yüzde seksen lösemi olacağını belirtti. Tabi ki inanması zor. Hele ki bunu çocuğunuz hakkında söylüyorlar. İlk gün kabul etmedim. Biraz üzüldük, ağladık ama yapacak hiçbir şeyim yoktu. Sadece ilk önce hastalığı kabul ettik. Ondan sonra bunun bizden bir misafir gibi gelip gitmesini temenni ederek, başladık. Direk Ankara’ya gittik. Sağ olsun LÖSEV’in bir vakıf olarak özel bir hastane kurmuş oraya başvurduk. Kabul edildik, şansımızda vardı. Oradan başladık. 3 Kasım’da 1 yıl doldu. Zor geçti. Yosun çok hassas ve narin bir çocuktu. Kemoterapiler yıprattı. Özellikle kız çocuğu olduğu içinde en çok üzüldüğü şey de saçlarıydı. Çok sevdiği saçlarını çok sevdiği annesi kesti hastanede. İlk olarak küt bir modele çevirdik. Daha sonra dökülmeye başlayınca doktor kazıtmamızı söyledi. Çünkü hijyen olarak yediği yemeklere dökülme olasılığı çok yüksekti. Kestik. Tekrardan saçları uzadı. Tedavi bitti. Tekrar ışın aldı. Tekrar saçları döküldü. Ve şuan psikolojik olarak okula o yüzden gitmiyor. Ama biliyor uzayacağını. Sadece yaşadığı şey normal. Onu üstelemiyoruz. Onun içinde bizim içinde kolay değildi. Artık biz Yosun’la normal insan değiliz. Her şeye acaba mı? Acaba mı? diyip yine mi diye korkularımız var. Ama zor olsa da biz bunu başardık. Herkes yapabilir yani. Allah kimseye vermesin ama zor bir süreçti” dedi.
Butik dükkanının kızı Yosun’un hayali olduğunu ifade eden Demirkol, “İlk önce ben isim bulamamıştım, baş harfimi koymuştum buraya. Sonra tedavi bittikten sonra o süreçte Yosun’un haberi yoktu buranın ismini çevirdiğimi. Sürpriz oldu ona. Tabelayı falan değiştirttik. Logolarımız, çantalarımız değişti. Yosun geldiğinde tedavi bittiğinde ona bir hediyeydi. O da şaşırdı, sevindi” diye konuştu.

©Copyright 2013 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.