14.09.2017 10:40 | Son Güncelleme: 14.09.2017-22:46
AA

Maliye Bakanı Ağbal'dan flaş vergi indirimi açıklaması

Maliye Bakanı Naci Ağbal, ekonomi gündemiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu: Vergi indirimleriyle yoluyla talebi canlandırmaya gerek kalmadı. Vergilerle ilgili herhangi bir düzenleme yapmak gündemimizde yok.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Katma Değer Vergisi (KDV) ile  ilgili yaptığımız çalışmada bir oran indirimi asla söz konusu değil." ifadesini  kullandı. Ağbal, A Haber canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Büyüme rakamlarını değerlendiren Ağbal, Türkiye ekonomisinin  yakaladığı büyüme performansının devam edeceğini, öncü göstergelerin de bunu  gösterdiğini söyledi.

Ekonominin yılın üçüncü çeyreğinde, ilk iki çeyrekten çok daha güçlü  bir şekilde büyüyeceğini vurgulayan Ağbal, Türkiye ekonomisinin yıl sonunda çok  rahat yüzde 5'in üstünde büyüme göstereceğini belirtti.

Büyüme rakamlarında revizyon yapılıp yapılmayacağına ilişkin soru  üzerine Ağbal, yakın zamanda açıklanacak yeni Orta Vadeli Program'da (OVP) 2017  yılı için daha önce açıklanan yüzde 4,4'lük büyüme oranının yukarı revize  edileceğini bildirdi.

Ağbal, bu dönemdeki büyümenin kamu harcamalarından kaynaklanmadığına  işaret ederek, farklı dinamikler nedeniyle istenilen düzeyde artmayan  makine-teçhizat harcamalarını artırmak için de gerek KOSGEB destekleri gerekse  vergisel birtakım destekler üzerinde çalışıldığını kaydetti.

“FAİZ ORANLARININ AŞAĞI ÇEKİLMESİNİ İNŞALLAH BAŞARACAĞIZ”

Ağbal, yüksek faiz oranlarına ilişkin şikayetlerin sorulması üzerine,  arz ve talep koşulları, dış ekonomik şartlar, dış piyasalardaki faiz oranları ve  içerideki ekonomiye ilişkin genel beklentilerin hepsinin bir bütün olarak faiz  oranlarını etkilediğini söyledi. Reel sektörün haklı olarak faiz oranlarının yüksekliğinden şikayet  ettiğine dikkati çeken Ağbal, faiz oranlarının aşağı çekilmesini sağlayacak genel  ekonomik koşulları, bunu sağlayacak diğer tedbirleri almanın ekonomi yönetiminin  ve hükümetin görev ve sorumluluğunda olduğunu anımsattı.

Ağbal, bunlardan en önemlisinin enflasyonun aşağıya çekilmesi olduğunu  belirterek, şöyle devam etti: "Diğer koşullara bakıldığında, özellikle finansal piyasalardaki  kırılganlığın tamamen ortadan kalktığını söyleyebiliyoruz yani Türkiye'de  piyasalarda bir dalgalanmadan bahsetmek mümkün değil, son derece olumlu  gelişmeler var. Kredi Garanti Fonu'ndan (KGF) geri dönüşler başladı. Burada kredi  kaynak maliyetlerinin aşağı yönlü gittiğini de görüyoruz. Dolayısıyla gerek  hükümet olarak bizim yapacağımız çalışmalar gerekse bankalarımızın bu konuda  atmaları gereken adımlar hep beraber bir araya gelecek ve inşallah faiz oranları,  enflasyonun da düşük çıkmasıyla aşağı çekilecek. Kimse 'Faiz oranları düşüktür.'  diyemez. Gerçekten faizler Türkiye'de yüksek ve bunun aşağı inmesi en başta  ekonomimizin, reel sektörün hatta bankaların da yararına olan bir şeydir, bunu da  inşallah başaracağız."

"TÜRKİYE'DE KRİZ İHTİMALİ SÖZ KONUSU DEĞİL"

Her sonbaharda Türkiye'de kriz söylentilerinin çıkarıldığının  belirtilmesi üzerine Ağbal, "Türkiye ekonomisinde ne eylül ne aralık ne de  gelecek sene için bir kriz ihtimali söz konusu değildir, çok açık ve net  söylüyorum." ifadesini kullandı.

Ağbal, dış ekonomik ve finansal koşulların da Türkiye'nin lehine  olduğuna işaret ederek, ihracat, üretim, yatırım ve talep kanallarında son derece  olumlu gelişmelerin olduğunu söyledi. Ekonominin reel tarafının sağlam olduğunu,  finans tarafında da bütün  göstergelerin olumlu gittiğini vurgulayan Ağbal, şöyle konuştu: "Birtakım yerlerde analist unvanını kullanarak bu söylemleri  geliştirenlere gerçekten artık gülüyoruz. Şu anda reel sektörde güven en yüksek  noktada. Reel sektörde alanın da satanın da üretenin de yatırım yapanın da  ihracatçının da yüzü gülüyor. Bankacılık sektörümüz, gerçekten bütün rasyoları  itibarıyla son derece güçlü. Bütçe itibarıyla baktığımızda kamu maliyesi  dengeleri, ekonominin konjonktürel gelişmelerine paralel bir miktar genişleme  gösterse de çok ciddi bir mali alanımız var. Hiçbir zaman için bütçe  disiplininden vazgeçmediğimizi söylüyoruz ve rakamlar da buna işaret ediyor. Onun  için artık bu kriz yaygaracılarına kızmaya bile gerek yok, gülüp geçmek lazım."

Ağbal, hükümet olarak gerek içeride gerekse dışarıda ülke güvenliğini  etkileyen iç ve dış düşmanlara karşı yoğun bir mücadele verdiklerinin altını  çizerek, terörle mücadele konusunda ortaya konulan kararlılık sayesinde ortaya  çıkan güvenlikteki risklerin yönetilmesinin, güvenliğe tehdit oluşturan  unsurların bertaraf edilmesinin de ekonomideki bu başarının en önemli  unsurlarından biri olduğunu kaydetti.

"KURA İLİŞKİN TAHMİN SÖYLEMEK YANLIŞ"

Döviz kuruna ilişkin beklentilerinin sorulması üzerine de Ağbal, kurun  seviyesinin tamamen piyasa tarafından belirlendiğine işaret etti.

Herkesin gönlünden geçen bir kur seviyesinin olabileceğini ancak kuru  ekonominin kendi parametrelerinin belirlediğini dile getiren Ağbal, Türkiye  ekonomisi için önemli olanın kurda istikrar olduğunu vurguladı.

Ağbal, "Şu anda özellikle 16 Nisan sonrası dönemde oluşan siyasi  belirginlik ve ekonomide gelinen nokta, kurdaki istikrarsızlığı ortadan kaldırdı.  Son 6 aydır finansal piyasalarımız gayet olumlu gidiyor. Borsa yukarıya gidiyor,  kur olağanüstü koşulların getirdiği yüksek seviyelerinden normal seviyelere indi.  Kura ilişkin bir tahmin söylemek, 'şurası doğrudur, burası doğrudur' demek yanlış  iştir. Herkes işine gücüne baksın." dedi.

Kur tahmini yapmakla ekonomist olunmadığını belirten Ağbal, hükümet  olarak görevlerinin kurda oynaklığa neden olacak sorunları çözmek, onları aşmak  ve ekonomide istikrarı yakalayıp kurdaki belirsizliği ortadan kaldırmak olduğunu,  bunu da yaptıklarını ifade etti.

VERGİ İNDİRİMLERİ EYLÜL SONUNDA BİTİYOR

Ağbal, bazı sektörler için getirilen vergi indirimlerinin devam edip  etmeyeceği konusunda, bunların geçici vergi indirimleri olduğunu, sektörlerde  yapılan indirimlerin amacını karşıladığını, talebin öne geldiğini ve arttığını  söyledi.

Bu sektörlerde canlanma olduğuna dikkati çeken Ağbal, "Hatta talep  öyle canlı ki firmalar bu defa kendileri fiyat artışlarına gittiler. O açıdan şu  anda Türkiye ekonomisinin büyümede yakaladığı ivme, iç talepte gösterdiği  performans bu indirimlerin devamını gerekli kılmıyor. Bizim mali alan konusunda  hassas olmamız lazım. Onun için burada konutta, beyaz eşyada ve mobilyada  yaptığımız indirimlerin eylül sonu geldiğinde bitmesi ve ondan sonra Orta Vadeli  Program çerçevesinde özellikle ekonominin üretim ve yatırım, makine ve teçhizat  taraflarında belki teşvik edici birtakım düzenlemelerin ve programların yapılması  gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

 Vergilerde artış olup olmayacağına yönelik soru üzerine Ağbal, bu  yılın sonuna kadar vergilerle ilgili bir düzenleme yapma planı bulunmadığını  bildirdi.

"EMLAK VERGİSİ DEĞERLERİNDE ALINMASI GEREKEN TEDBİR VAR MI,  ÇALIŞIYORUZ"

Emlak vergilerinde meydana gelen artışların ve vatandaşların  şikayetlerinin hatırlatılması üzerine de Ağbal, mevcut mevzuata göre emlak  vergisi değerlerinin tamamen belediyelerde oluşturulan komisyonlar tarafından  belirlendiğini belirtti.

Ağbal, bu değerlere vatandaşın mahkemelerde itiraz edebildiğini  anımsatarak, şunları kaydetti: "Kamuoyuna intikal eden çeşitli şikayetler var. Özellikle belirli  bölgelerde emlak vergisi değerinin 1-2 kat arttığı şeklinde şikayetler geliyor.  Biz de Maliye Bakanlığı olarak şikayetleri dikkatle inceliyoruz. Ekonomik  realitesine bakmak lazım. Özellikle çok ciddi anlamda emlak fiyatlarının arttığı,  çok değer kazandığı bölgeler var. Ekonomik realitelerle uygun olmayan, vatandaşın  gerçekten katlanamayacağı ve değer artışını haklı göstermeyecek durumlara ilişkin  olarak alınması gereken bir tedbir var mı, Maliye Bakanlığı olarak çalışıyoruz.  Teknik çalışmasını yaptıktan sonra bunu hükümetimize sunarız. Eğer konuyla ilgili  vatandaşımızın olağanüstü bir yükle karşılaşmasına neden olan bir gelişme varsa,  bunu kontrol altına alacak bir düzenlemeyi yaparız. 4 yılda bir yapılan bu  değerlendirmenin ekonomik gerçeklerle uygun olması lazım. Yoksa sadece çok vergi  toplamak için olağanüstü fiyat artışlarını ekonomik gerçeklerden bağımsız  yaparsanız o zaman hükümet buna sessiz kalmaz, gereğini yapar."

"KDV'DE ORAN İNDİRİMİ SÖZ KONUSU DEĞİL"

KDV reformuna ilişkin çalışmalara da değinen Ağbal, "KDV ile ilgili  yaptığımız çalışmada bir oran indirimi asla söz konusu değil." ifadesini  kullandı.

Birçok ülkenin KDV uyguladığına işaret eden Ağbal, Türkiye'deki genel  oranın yüzde 18 olduğunu söyledi.

Söz konusu genel oranda hiçbir şekilde indirim planlamadıklarını  vurgulayan Ağbal, Türkiye'nin AB ülkeleri arasında genel KDV oranı en düşük  ikinci ülke konumunda bulunduğunu, dolayısıyla KDV'de oran indiriminin asla  yapılan çalışmanın bir parçası olmadığını kaydetti.

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0