Sokakların yerini caddeler, caddelerin yerini otobanlar alıyor. Çoğu da tek yönlü. Bir kere yanlış yola girdiniz mi, doğru yolunuza dönebilmek için hayli yol gitmek zorundasınız.
İşte, medya da vakti zamanında yanlış yola girmenin ceremesini çekiyor.
Yol kavşağında bağımsızlık ve özgürlük otobanına değil, eski alışkanlıklarıyla medya-siyaset-ticaret otobanına girdiler. Ne var ki, bu defaki yolun müteahhidi AKP ve Tayyip Erdoğan’dı.
Başlangıçta onun niyetini doğru teşhis edemediler. Birbirine bağlı iki mazeretleri vardı; öncelikle medya ve bilumum büyük sermayeden söz ediyoruz.
1- Sandılar ki, dikta eğilimi belirirse, rejim tehlikeye girerse, karşı çıkarlar, demokrasiyi savunurlar.
2- Medya-siyaset-ticaret üçgeninin doğası gereği iktidarla iyi geçinmek zorundaydılar. Sandılar ki, karşılıklı alış-veriş sürecek.
Oysa Erdoğan yüzde 47’leri, yüzde 58’leri aldı mı, tutabilirsen tut.
Zamanında, gazeteciliğin temel işlevi olan gerçeği halka tam anlatsanız ve eleştiri görevini tam yapsaydınız, bugünlere gelinmezdi.
Asıl faturayı ise, doğru yolun yolcuları ya kapı önüne konularak ya da Silivri’de ödüyor.
Son örnek Bekir Coşkun. Yalnız o mu? Mine Kırıkkanat nerede? Bir basın bilgesi Haluk Şahin nerede? Daha sayalım mı? Ne buraya sığar ne vicdanlara...
Şimdi Bekir Coşkun’a mazeret bulmak için kıvranıyorsunuz. Patron dahil, hiç kimse Bekir’i kovmak istemiyormuş. Ya kim kovdu Bekir’i? Rufailer mi?
Gerçek ortada: Medya-siyaset-ticaret üçgeni.
Bu üçgeni kıramadıkça, daha çok çekeriz.
Bir kitap
Sadece “seyyah” değil, çok yönlü bir gazeteci olan Nazım Alpman son iki yıldaki 7. kitabını çıkardı: Yollardan Sonra. Ağırlıklı olarak Anadolu’yu ve Anadolu insanını Alpman’ın sevgi yüklü yolculuğu boyunca, rahat okunan edebi ve mizahla örülü tatlı anlatımı içinde ilginç bilgiler edinerek okuyacaksınız.
Alın size “Ustalara Saygı” yazısını. Nazım, Bartın’ın Kurucaşile ilçesinin bir köyünde ünlü “kayık marangozu” Elmacı Hasan Usta’ya soruyor: “Siz niye her boy tekneye, hatta koskoca yatlara bile ‘kayık’ diyorsunuz?”
(Goa Yayını,2010)
Bir şiir
Dizelerimiz Aziz Kemâl Hızıroğlu’ndan (Berfin Bahar,eylül sayısı):
“sevda, illa dağ arkasına saklanırmış, gidersin/ bir yolu yok/ ırmak ağzını mesken tutmakmış umut, varırsın/ deltası yok/ sabır gölden göle maya salmakmış, taşırsın/ dökeni yok/ yiğidi gözünden anlarmış kimileri, bakarsın/ yüzleri yok”
Bul


Yas\aklar ülkesi - Kürtaj Devri -