Metrobüste korkunç taciz: Kadınlara yaşayacak alan bırakmadınız!

İstanbul'da yaşanan korkunç taciz vakası, toplumun tüm bileşenlerinin üstlenmesi gereken sorumluluğun hem ne kadar büyük hem de ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Bu denli bir kötülüğü birlikte durdurmaya çalışmaktan başka yapacak pek bir şey yok. 

Metrobüste korkunç taciz: Kadınlara yaşayacak alan bırakmadınız!

Utanmayan insan olur mu?

Utanmayan insan olur mu?

İnsan, utanan bir canlıdır. İnsan, utanmalıdır. Yaptıklarının sonuçlarından utanmalıdır. İnsan dediğimiz, cinsiyeti ya da yaşam tarzı ne olursa olsun, utanma duygusuyla hareket ettiği zaman çevresine zarar vermez.

Yaptığı hareketin sorumluluğunu almak, o sorumluluk duygusuyla adım atmak, zor değil. Utanç ve sorumluluk hissi insani duygular ve inanmazsınız 'erdem' statüsüne yükseltilecek kadar da zor şeyler değiller.

Bunlara sahip olmak kolay. 

Bunu yaşatmaya kimsenin hakkı yok

Bunu yaşatmaya kimsenin hakkı yok

İstanbul'da metrobüs içerisinde yaşanan bir olay yukarıdaki bir tür kamu spotu olan paragrafı yazmama neden oldu.

Olay her anıyla, her yönüyle iğrenç.

Metrobüs içerisinde bir yolcu, bir kadını taciz ediyor.

Tacizin mahiyeti, yazarken elimin titreyeceği, okurken insanın boğazının düğümleneceği kadar tatsız. 
 

Sokağa çıkmak taciz sebebi mi?

Sokağa çıkmak taciz sebebi mi?

Tacizci (esasen bir taciz değil, düpedüz 'cinsel saldırı') kişi, olayın mağduru kadın tarafından ifşa edildi. Koltukta otururken bağıran kadın, daha sonra saldırganın dışarıya çıkartılmasını sağladı, kendisi de saldırganla birlikte araçtan indi ve saldırganın videosunu çekti. Saldırgan polis tarafından alınan ifadesinde suçlamaları reddetti.

Video, gerçekten kadının korkunç bir olay yaşadığını ortaya koyuyor. 

İnsanın aklına binbir soru geliyor... Bir kadının böyle bir şeyi yaşaması, sahiden nasıl açıklanabilir? Elleri titreyerek telefonunu tutup saldırganı ifşa etmeye çalışan, "Biz utanmayacağız, siz utanacaksınız!" diyerek sesini yükseltmek zorunda hisseden kadının 'suçu' tam olarak nedir?

Toplu taşıma aracı kullanması mı suçu? Hayata devam etmesi mi? Yaşaması mı, kadın olması mı? 

Böyle bir şok yaşamak...

Böyle bir şok yaşamak...

Empati kurduğunuz zaman gerçekten kendinizi boşlukta hissediyorsunuz. Her gün olduğu gibi, o gün de dışarıdasınız işte; her şey normal ve olması gerektiği gibi... Fakat biri yanınıza oturuyor ve o gününüzü, yarınınızı, ertesi gününüzü, aylar sonranızı mahvedecek bir şey yapıyor. Taciz de değil, -iddialara göre- düpedüz insan içerisinde cinsel saldırıda bulunuyor!

Bu şoku yaşamak bir yana, yaşayanla empati kurmaya çalışmak bile boğucu bir his...

Bu kötülükle başa çıkmalıyız

Bu kötülükle başa çıkmalıyız

Kadınları yol ortasında taciz eden, cinsel saldırıda bulunan, şiddeti reva gören ve dünyadaki tüm kadınlara 'her istediğini' yapabileceğini düşünecek kadar fütursuz bu erkek zümresiyle başa çıkmak, kadını ve erkeğiyle herkesin görevi.

Neyin iyi, neyin kötü olduğunu kocaman olmasına rağmen anlayamamamış; neyin özgürlük, neyin istismar, neyin taciz, neyin saldırı, neyin şiddet, neyin terbiyesizlik, neyin ayıp olduğunu özümseyemememiş ve nesli yaşı fark etmeyen bu erkek güruhunun dünyanın kendisi haricinde de döndüğünü anlamasına el birliğiyle yardım etmeliyiz.

Tepki göstermeli, alacakları cezaların hayatlarını ne kadar zorlaştıracağını onlara anlatmalıyız.

Bu fütursuzluk ile birlikte bu "Ben yaparım ve olur, her şey benim için var" zihniyetinin yok edilmesi için kadınlı erkekli uğraşmalıyız.

Herhangi bir kadın, 'sizin' değildir.

Kadınlar, fiziken de ruhen de yalnızca kendilerine aittir. 
 

Ürkmemek elde değil

Ürkmemek elde değil

Sonra tekrar mağdur kadınla empati kuruyor insan, o ânı gözlerinin önüne getiriyor. O an neleri düşünmüş olabileceği üzerine fikir yürütüyor, nelerin kendisini kaygılandırmış olabileceğine kafa yoruyor. Sokağa çıkarken ürküp ürkmeyeceğini anlamaya çalışıyor.

Bir erkek olarak, bir insan olarak o rahatsızlık hissini kendime uygulamaya çalışıyorum mesela. Bir noktada patlayacak gibi oluyor zihnim, kabullenemiyorum. 
 

Kadınlar değişmeyecek

Kadınlar değişmeyecek

Daha sonra cesur, ayaklarının üstünde duran, kendini var eden, her gün onca kötülüğe rağmen yaşamaya devam eden ve edecek olan kadınlar geliyor insanın aklına. Sokakta dimdik, 'orada oluşunu' açıklamak zorunda hissetmeden varolmaya devam eden tüm kadınlar... Onları bu olaylar tedirgin etse de vazgeçmeyeceklerini hissedip içinizin rahatladığını hissediyorsunuz. 

Bu çirkin saldırının, bunun gibi çirkin saldırıların, 'sevdiği kadına' şiddet uygulayan erkeklerin varlığına rağmen yaşamını olanca gücüyle devam ettiren kadınların 'iyi ki var' olduğunu düşünüyorsunuz.

Bir insan olarak onlara neler borçlu olduğunuzu hatırlıyorsunuz sonra.

Sizi büyütmek için hem çalışan hem ev işlerini sırtlanan anneniz, yıllarca eşiyle aynı şirkette aynı pozisyonda çalışmasına rağmen sırf kadın olduğu için ondan daha düşük maaş alan ablanız, tüm gününü hastalarının iyileşmesine ayıran eşiniz/kız arkadaşınız geliyor aklınıza...

Onların nelerden, kimlerden tedirgin olmasına rağmen her gün tüm bunların karşısında durarak hayatı devam ettirdiklerini düşündünüz mü hiç? 

Kadınlar, tüm bunlara rağmen, tüm bunlar yüzünden, tüm bunların aksine değişmeyi var güçleriyle reddedip hayatın her noktasında varolmaya devam edecek. 

Değişmesi gereken şey istismar cüreti

Değişmesi gereken şey istismar cüreti

Değişmesi gereken şey, bu istismar, saldırı, taciz ve şiddet cüreti olacak.

O cüret erkeğin 'erkek olduğu için' sahip olduğu bir özellik ya da ayrıcalık değil.

Erkeğin düşüncesini, davranışını kirleten kopkoyu bir vicdanın ürünü.

O cüretin onaylanabilir tek bir noktası bile yok.

Bu yüzden nihayetinde insanın kendini bilmezliği yok olmak zorunda...  

Kendimize gelmek şart

Kendimize gelmek şart

Birlikte düşünüp, birlikte konuşup, birlikte müdahale edip, birlikte dimdik durmak şart.

Kadınlara "Siz değişmeyeceksiniz, onlar değişecek!" diyeceğiz. Erkek anneleri, bir çocuk yetiştirmenin sorumluluğunu almakla kalmayıp gerçekten bir 'evlat' yetiştirmenin sorumluluğunu alacak.

Ülkesinin, sokakların, annesinin, babasının, yaşadığı toplumun evladını yetiştirecek anneler...

Bu kirli zihinler de o evlatların zihinlerinin arasında törpülenip, yavaş yavaş sessizleşecek.

Bu iğrenç olayın son olması dileğiyle, saldırıya uğradığı iddia edilen hanımefendinin huzurla evine dönebileceği günlerin umudunu birlikte paylaşacağız...

andac.uzel@demirorenmedya.com

Bu makaleye ifade bırak