Cumartesi

26.12.2008 - 01:00 | Son Güncelleme: 26.12.2008-18:32

Mikroplara karşı “tuzlu” takılar

Nelli Gavriyeloğlu’nun Himalaya tuzu içeren yeni takı koleksiyonu “Mikroplara Karşı” adını taşıyor. Tasarımcı bunların, sizi hem hastalıklardan hem de “mikrop gibi” insanlardan koruduğu iddiasında

Sitene Ekle
Mikroplara karşı “tuzlu” takılar

BADE GÜRLEYEN bade.gurleyen@milliyet.com.tr

Nelli Gavriyeloğlu 40 yıldır takı tasarımı yapıyor. Tasarımlarında genellikle felsefi konular üzerinde duruyor. Farklı tasarımlarıyla dikkat çeken Gavriyeloğlu, İsrail Betsalel Akademisi Takı Tasarımı Bölümü’nde eğitim gördükten sonra Türkiye’de ve yurtdışında pek çok sergi açmış, gençlere tasarım konusunda ders vermiş bir sanatçı.
Şu sıralar ise İstanbul Teşvikiye’deki Ayşe Takı Galerisi’nde 1 Ocak 2009’a kadar açık kalacak “tuz” sergisiyle meşgul. Himalaya’dan getirdiği tuz parçacıklarını kullanarak tasarladığı kolye ve bileziklerin tıpkı nazar boncukları gibi kötü enerjiden korunmak amacıyla takılabileceğini anlatıyor bize. Dozu aşılmadığı takdirde tuzun aynı zamanda sağlığa da yararlı olduğunu söyleyen Gavriyeloğlu, bu nedenle de zaten sergiye “Mikroplara Karşı” adını vermiş. Ona göre tuzu hem hastalıklara yol açan mikroplara hem de “mikrop” gibi insanlara karşı kullanabiliriz... 

“Tuzlu” takılar yapmak nereden aklınıza geldi?
Üniversiteyi bitirdikten sonra 10 yıl İsrail’de yaşadım. 1979’da Türkiye’ye döndüm ve tasarımlarıma devam ettim. Son iki yıldır tuzun faydalarıyla ilgili çok şey duymaya başladım. Çok eskiden büyükannelerimiz hastalandığımızda ayaklarımızı tuzlu suya koyardı, boğaz ağrılarında tuzlu suyla gargara yapılırdı. Şimdi spalarda tuzlar, mineraller çok fazla kullanılıyor. Havuzdan çok denize girmek öneriliyor mesela. Bütün bunları dikkate alarak tuzu takılarıma yansıtmak istedim.

Büyük tuz tanelerini nereden alıyorsunuz?
Yemek için marketlerde satılan tuzu kullanıyorum tasarımlarımda. Ancak şu an ağırlıklı olarak Himalaya tuzu kullanıyorum. Bir seyahatimde kendime Himalaya tuzundan tasarlanmış lamba aldım. Bu lambayı televizyonun yanına koydum. Himalaya tuzunun, televizyonun yaydığı zararlı ışınlardan koruduğu söylenir. Bu tuz farklı, pembemsi. 250 milyon yıl önce sular çekildiğinde kaya şeklinde kalmış bir mineral bu. 

“Tuzu İsrail’den getirdim”

Himalaya tuzu nerede bulunur?
Ben bu tuzu İsrail’den aldım. Tuz parçacıklarını takılarda kullanıyorum. Ama sadece kolye ve bilezik tasarlıyorum. Tuzun bulunduğu pleksi bölümünün altına da yedi delik açıyorum. Yedi benim için uğurlu bir sayı olduğu için bu sayıyı seçtim.

Delikler ne işe yarıyor?
Delikler sayesinde tuz vücutla temas ediyor, vücudun sıcaklığını alıyor ve insana iyi enerji veriyor. Tuzun vücutla temas etmesi için de zaten sadece bilezik ve kolye tasarladım. Takıları kendim de takıyorum. Bu, nazar boncuğuna inanmak gibi bir şey. Tuzun da kötü enerjiden, mikroplardan, hastalıklardan koruduğuna inandığım için sembolik olarak tuzu üzerimde taşıyorum. Bu bana bir güç, bir güven veriyor. Belki de psikolojiktir. 

Tuz koleksiyonunun özel bir bakımı var mı?
Su girmemesi lazım. Bu takıları yaz-kış kullanabilirler. Sıcak ya da nem zarar vermiyor. Koleksiyonda toplam 36 parça var. Fiyatlar 150-200 YTL arasında. Tuzla takı yapan kimseyi görmedim şimdiye kadar. Tamamen benim yarattığım bir koleksiyon bu. Bu, orijinal bir yılbaşı hediyesi de olabilir. Özellikle de doğayla iç içe olanlara uygun bir hediye.

“Tuz insana iyi enerji veriyor”
Serginin adı neden “Mikroplara Karşı”?
Ben burada hem bizi hasta eden mikropları hem de mikrop gibi insanları kastediyorum. Tuz takılarını bunlara karşı ürettim. Yani kolye ve bilezikleri mikrop gibi insanların kötü enerjilerinden korunmak için de takabilirsiniz. Bazı takıların içinde nazara karşı turkuvaz boncuklar da var. Bazılarında ise altın pullar var. Bu da bereket anlamına geliyor.


©Copyright 2008 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.