Oynatma Listesi
HABERLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İzmir'deki alevi evlerinin işaretlenmesine sert tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,6. Din Şurası'nın kapanış oturumunda açıklamalarda bulundu.. İzmir'de kapılara işaret konulmasıyla ilgili Erdoğan, "Türkiye'de bizim devlet olarak yönetim olarak böyle bir problemimiz yoktur. Bu kapılara işaret koyanlar en yakında zamanda yakalanıp bunun hesabı sorulacaktır.İnsanlarımız arasında nifak tohumu ekmelerine fırsat vermeyeceğiz. Bu tarz girişimlere karşı uyanık olmalıyız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle;

Aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Rabbim devletimizi terörden muhafaza eylesin. Diyanet İşleri Başkanlığı'mız anlamlı bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Oldukça verimli fikir alışverişleri gerçekleşti. 6. Din Şurası'na katkı sunan tüm hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Zira istişare bir peygamber geleneğidir.

Son 2 asırdaki sıkıntıların gerisinde şuraya gerekli önemin verilmemesi vardır. İslam ümmeti ne yazık ki zamanla bir araya gelmeyi ve sorun çözme işlevini zaman zaman kaybetmiştir. 

 

Yıllardır örselenmiş Müslüman özgüvenini yeniden diriltmek için gayret gösterdik. İslam dünyası üzerinden ölü toprağını kaldırmak için üzerimize düşen her şeyi yaptık.

Din şurasında alınan kararların önümüzdeki dönemde hayata geçirileceğine inanıyorum. Din Şurası çağımızın meselelerine İslami ve insani bakış açısıyla çözüm bulması açısından önemlidir.

İnsan inandığı gibi yaşamazsa bir süre sonra yaşadığı gibi inanmaya başlar. Bir Müslüman hayatını inancının esaslarına göre düzenlemekle mükelleftir. Dinde ekleme çıkarma olmaz. Nerede ve hangi zamanda yaşarsak yaşayalım. Ku'an'ın emirlerini hükümsüz kılmak olmaz. İslam bize göre değil, biz İslama göre göre edeceğiz.  Dinle insanın irtibatını koparmaya yönelik girişimlerin arttığı bu dönemde yeni bir tavır almak gerekiyor. Modern insan sahip olduğu onca teknolojiye rağmen hiç olmadığı kadar yalnızdır. Bencillik modern bireyin kabusu ve belirleyici karakteri haline geliyor. Akrabalık ve kardeşlik bağları zayıflıyor. 

Gençler arasında ekran bağımlılığı gibi yeni bağımlılık türleri ortaya çıkıyor. Evlatlarımız çoğu batı kaynaklı sapkın akımlar karşısında savunmaz kalıyor. Paylaşmanın yerini bencillik alıyor. Dini, hayattan tecrit eden, belli kalıplara şekillere davranışlara hapseden dogmatik bir anlayışa itibar etmeyeceğiz. 

FETÖ ve DEAŞ gibi terör örgütleri cihat kavramını çarpıtarak şer odaklarının ekmeğine yağ sürmüşlerdir. Diyanet İşleri Başkanlığımız zamanın ruhunu doğru okumakla mükelleftir.  FETÖ ve DEAŞ tecrübesi her türlü din istismarına karşı samimi bir mücadele yapmamız gerektiğini gösterdi.

 FETÖ ve DEAŞ'tan oluşan din istismarcılarına fırsat vermeyeceğiz.

Irk, dil, mezhep farklılıkları öne çıkarılarak Müslümanlar arasındaki fay hatları daha da derin hale getiriliyor. Dinini sağlam kaynaklardan öğrenen mümin, aklını başkasına kiralamayacaktır. 

İZMİR'DE KAPILARA İŞARET KONULMASI

Şiilik ya da Sünnilik belli çevreler tarafından ayrı bir din olarak yansıtılmaya çalışılıyor. Açık ve net söylüyorum. Türkiye'de bizim devlet olarak yönetim olarak böyle bir problemimiz yoktur. Bu kapılara işaret koyanlar en yakında zamanda yakalanıp bunun hesabı sorulacaktır.İnsanlarımız arasında nifak tohumu ekmelerine fırsat vermeyeceğiz. Bu tarz girişimlere karşı uyanık olmalıyız. 

 

 

Ezan sesine hasret kaldığımız zamanlar bir daha geri gelmemek üzere kapatılmıştır. Hiçbir insanımızı inancından koparamayacaktır. Bu ülke bir daha asla 15 Temmuzların yaşanmasına izin vermeyecektir. İslami gerilik olarak gören faşist zihniyet ülkemizde geride kaldı. Milli bünyemize mugayır projelerle insanlarımızın arasına nifak tohumları ekilmesine rıza gösteremeyiz. Din hizmetlerinin bu kadar yaygın verildiği Türkiye dışında başka bir ülke yoktur.

GÜNCELLENME
DETAYLARI GÖSTER