Biz bir durumdan mutsuz olduğumuz anda, bizim için çalışan Evren, çözümü hazırlar. Ondan sonrası artık bizim İSTEDİĞİMİZ şey ve onun frekansıyla hizalanma sürecimizdir.

Biliyorum söylemesi yapmaktan kolay. Hele ki sevmediğiniz bir şartı yaşıyorken sevdiğiniz şeyin enerjisiyle nasıl buluşabilirsiniz???

Örneğin ayın sonunu zor getirirken, finansal olarak bolluk ve bereketi nasıl hissetmeye başlayacaksınız?  

..........

Miami’nin bizim için yürümediği konusunda netleştikten sonra yavaş yavaş peki neresi olabilir düşüncesini hayal etmeye başladım. New York, San Francisco… Zaman içerisinde aslında şehirleri sayarken farkında olmadan yine kendimizi kısıtladığımızı ve çerçeveye odaklandığımızı fark ettim. Aslında önemli olan hangi şehirde yaşadığımız değildi ki! O şehirde nasıl hissettiğimizdi. 

Bir tarafım New York’u gerçekten istersem olacağını biliyordu ama bir tarafım da bunun sorumluluğunu almak konusunda sorularla doluydu.

Söylem olarak “New York’a taşınmayı istiyorum” dememe rağmen, rahat hissetmiyordum. Aklımda hep bir sorgulama vardı:

-Acaba olacak mı?

-Acaba doğru tercih mi?

-Acaba New York'a gittiğimizde mutlu olur muyuz?

-Acaba Miami’yi zorlamamız mı gerekli?

Bu şüphe ve korku enerjisindeyken yine “istediğim şeyin enerjisiyle” buluşamıyorduk...

"Sevgim korkumdan baskın hale gelene kadar"

6 Mart günü bir karar aldım ve eşim ile de paylaştım: "Ben yarından itibaren New York için vizyonlama yapmaya başlıyorum" diye söyledim.

7 Mart pazartesi sabahı ilk gün olmak üzere sabahları meditasyonlarımın arkasından Alicia Keys’ den Empire State of Mind şarkısı ile birlikte vizyonlama yapmaya başladım. Vizyonlama sırasında Wall Street’te yürüyorum, Brooklyn’de köprüyü ve manzarayı izliyorum, metronun çıkışında eşim ile buluşuyorum. O kadar çok vizyonun içindeydim ki, gözümden mutluluktan yaşlar geliyordu.

Vizyonlama egzersizi bile bana doğru yolda olduğumu oraya ait olduğumu gösteriyordu ve vizyonlamanın sonuna şunu ekliyordum: “Ben bu vizyonu New York olarak yaptım ama önemli olan hislerim. Böyle hissettirecek yer neresiyse o olsun” ve bu teslimiyetle birlikte artık o kadar rahattım ki. Biliyordum yeni bir yaratım hikayesi geliyordu.

3 gün sonra, çarşamba günü vizyonlamanın sonuna Evren’e bir sorumu daha ilettim: “Bunun gerçekleşmesi için ne duymamız, kiminle konuşmamız, ne yapmamız gerekiyor göster bize, tamamen sana bırakıyorum.”

Bunun üzerinden 24 saat geçmeden Evren duymamız gereken, öğrenmemiz gerekenleri, yapmamız gerekenleri gösterdi ve New York’a taşınıyoruz!

Adımları hatırlayalım:

1- Ne istemediğini bilmek ve “Ne İstediğinle Netleşmek”

2- O isteğinin frekansına seni çıkaracak egzersizleri uygulamak :Bu örnekte benim vizyonlamayı uygulamam gibi

3- Güvenmek, İzin Vermek ve Adım Atmak:Evren’e bırakıp onun bize göstermesine izin vermem ve o "bizim çizdiğimiz yol olsun" egosunu bir kenara bırakarak onun yolunu görmeye kendimi açmam ve sonrasında da tabii ki önümüze gelen adımı atmamız.

Haydi şimdi ne istediğiniz konusunda netleşin, o gerçekleştiğinde nasıl hissedeceksiniz / nasıl bir siz olacaksınız ve o halinize çıkmak için o frekansı yaşamak için bugünden itibaren neler yapmaya başlayabilirsiniz?

Düşüncelerinizi sorularınızı duymayı çok isterim. Benimle paylaşabilirsiniz.

Evrene ve içinizdeki potansiyele izin verdiğiniz bir hafta olsun.

Daha az kork, Daha çok SEV ve Daha fazla İZİN VER

Sevgilerimle,

 

Sevil ESKİCİOĞLU ÖZKAL

Yaşam Koçu ve Motivasyon Konuşmacısı 

 

www.sevileskicioglu.com

www.meditasyonum.com

Twitter: @SevilEskicioglu

Facebook: Sevil Eskicioğlu Yaşam Koçu