Mutluluk Arzusu kitabımda mutlu insanlar, mutsuz insanlardan farklı neye sahipler ki mutlu bir yaşam sürebiliyorlar sorusuyla yola çıktım. İlk mutluluk arayışım ve sorgulayışlarım 13 yaşındayken başlamıştı. O zamanki görüşlerimi aynen, olduğu gibi ergen Arzu’nun dilinden ve gözünden aktardım kitabımda. Dilerseniz kitabı okuyup uygulamaları yaparak siz de benimle birlikte kendinize doğru bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

İlk sorumuzun cevabına dönecek olursak: Mutlu insanların sahip olduğu fark ne para, ne aşk, ne güç, ne de şan şöhret gibi bir şey tabii ki. Dikkatli bakarsanız bunlara veya benzerlerine sahip ve aynı zamanda mutsuz olan insanların sayısı azımsanmayacak kadar fazla olduğunu görürsünüz. Diyebilirsiniz ki “ama ben bunlara sahip olsam mutlu olurum” o zaman deneyimlemeniz gerekir doğru cevabı bulabilmek için. (Umarım en kısa zamanda deneyimlersiniz.) Oysa asıl fark, mutlu insanların sahip oldukları zihin programıdır. Düşünce kalıpları, hayata ve kendilerine olan olumu bakış açılarıdır. Kısaca bahsedecek olursam; suçlayan, “keşke”lerle cümleler kuran, yargılayan, sabit fikirli olan, kurban rolü oynayan, şikâyet eden, bardağın boş tarafını gören, atalet içinde olan, değişime kapalı, geçmişin acılarını şimdide yaşayan, affedemeyen… gibi kalıplara sahip olan insanlar ne olursa olsun mutsuz bir yaşam sürerler. Dış dünyalarında olumlu bir değişiklik olduğunda kısa süreli bir haz alırlar; ama hemen yine eski mutsuzluklarına dönerler. Oysa mutlu insanların zihin programları kısaca; sorumluluklarını bilen, aktif, eyleme geçen, kendi hayatlarının lideri olan, esnek düşünen, hoşgörülü, kendileriyle barışık, yaşam sevinci olan, bir amaca bağlanmış… (bu konuları Mutluluk Arzusu’nda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz) olumlu ama kendini kandırmayan, hayatın akışını kabul etmiş bir programdır. Ve kendilerini bu hayatta nasıl mutlu edeceklerini bilirler. Kendilerine bağlı bir mutluluk anlayışları vardır. Doğayla vakit geçirmekten, kendilerini geliştirmekten, bedenlerine iyi bakmaktan, meditasyon yapmaktan, çocukla çocuk olmaktan, yaşamda manevi bir amaca bağlanmaktan mutlu olurlar. Bu içsel mutluluk kaynaklarından biri de “yardım ederek mutlu olmak”tır. Karşılık beklemeden kendindekinden ihtiyacı olana vererek, paylaşarak mutlu olmak. Bu, maddi olduğu kadar manevi yardımı da içerir; hatta daha fazlasıdır manevi olan kısmı.

Böylesine güzel yürekli insanlar tanıyorum ve şimdi bu yazı vasıtasıyla da bu CANLARA teşekkür etmek istiyorum.  Ekim ayında biz de biraz tohum ekelim istedik. Hem de okuyan çocuk tohumu ekelim istedik. Ve Adana’nın Seyhan ilçesinde okuyan çocuklarımıza elimizi, kalbimizi uzattık. Bu gönül projesinde yardım ederek mutlu olmayı seçen başarılı iş kadınlarından Mali Müşavir Vildan Altan’a, Galeries Lafeyette Genel Müdürü Simge Telman’a, Yayıncı ve editör Özlem Özdemir’e hem kendi adıma hem de çocuklarımız adına teşekkürlerimi, minnetlerimi sunmak isterim.  Bu üç yüreği güzel kadın “BİZ yardım ederek mutlu olmayı seçtik” dediler ve MUTLULUK dağıttılar. BİZ kimiz? Hiç kimse… Sadece güzel insan olma yolunda ilerleyen farkındalık yolcularıyız.

Eğer siz de mutlu bir zihin programına sahip olmak istiyorsanız ya da zaten sahipseniz gelin BİZ olalım. Birlikte farkındalık kazanalım, birlikte yardım ederek mutlu olalım. Çünkü BİZ birlikte daha güzeliz. Selam olsun, mutluluk olsun tüm yüreği güzel insanlara :)

Sevgi ve sağlıkla ilerleyin…

Arzu Bıyıklıoğlu

NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

www.arzubiyiklioglu.com

instagram.com/arzu.biyiklioglu/

facebook.com/arzubiyikliogluofficial/