Mutluluk çok yakınında!

Şikayet ettiğin son gün olsun bu..İşinden, arkadaşlarından, sevgilinden, eşinden, hep isteyip de hiç yapamadıklarından, yanlış zamanda ve yanlış bir hayatın içinde yaşıyor olmaktan...

 

Unutma ki yaşadığın her an senin anın, kurduğun tüm hayaller sana ait ve mutluluk aslında hiç de uzakta değil. 

 

Bunu için Çıkman gereken üç basamak var, dördüncüsünde ise senin ödülün. Bir; motivasyonunu sağla, iki; cesaret et, üç; başarıyı yakala ve sonra gelsin mutluluk! 

 

Neden harekete geçmen gerektiğini önce kendine anlat

Sana bahşedilen yaşamı, biçilen ömrü çok daha "sana ait" kılmak, sana göre en verimli şekilde geçirmek için olduğun yerde beklemek ve şikayet etmekten fazlasını yapman gerektiğini aslında biliyorsun. Sonunda sahip olabileceklerini düşün bir kere. Senelerdir kariyerin için hayalini kurduğun o nihai zirve ya da hep özlemini çektiğin sıcacık bir yuva veya gitmek istediğin bir ülke, öğrenmek istediğin bir dans, denemek istediğin bir spor...

 

Hiçbiri olmayacak bir hayal değil. Söz konusu hayalini gerçek kılman için ne tür bir motivasyona ihtiyacın var, style="margin: 0px; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: "> 

Yoksa sevdiğin adamla İskandinav fiyortlarına karşı oturup ortak geleceğinizi planlamak mı en büyük motivasyon kaynağın? Kullan bunu sonuna kadar, acıma! Önce aşık olacağın adamı hayal et; halihazırda varsa öyle biri, buz gibi kuzey havasında koluna girip sıcacık duygularla içini nasıl ısıtacağını düşün, sakın düşünmekten korkma. Kendi motivasyon reçeteni kendin yaz. 

 

Seni neyin harekete geçireceğini en iyi bilen sensin. Bundan yararlanmaktan asla vazgeçme. 

 

Aksiyon almaktan korkma

Elbette yaşamda bazı kapılar sana kendiliğinden açılabilir, şans faktörü zaman zaman sana yapacak çok da fazla iş bırakmayabilir. Ancak bu durumu sürekli bir beklenti haline getirir ve hayata dair her talebin için şansın kapını çalmasını beklersen umduğunu bulamama ve mutsuz olma ihtimalin hayli yüksek olur. Bu gerçeğin bilincine vararak ipleri kendi eline alıp orada tutmayı öğrenmelisin.

 

Bazen ilk adımı atmaktır en zor olanı. style="margin: 0px; font-stretch: normal; line-height: normal; font-family: "> 

Bazen de sonuçlarını düşünmek seni alıkoyar aksiyon almaktan. Halbuki olumsuz sonuçları, seni başarısızlığa götürecek ihtimalleri kurup durduğunda eline ne geçer? Düşünsene; hayallerin için hiçbir şey yapmadığında zaten hükmen mağlupsun, bir şey yapmamaya devam ettiğin sürece de çok büyük olasılıkla ömür boyu başarısız kalırsın.

 

Cesaret etmek ve denemekten yılmamak sana belki kısa, belki uzun vadede, çok şey kazandırır.  

 

Başarı artık yanı başında.

Önce motive oldun, sonra aksiyon aldın ve artık başarı sana tahmin etmediğin kadar yakın. Başarısızlıktan korkmadan atacağın her adım, beklentilerinin gerçeğe dönüşeceği noktaya seni biraz daha yaklaştırır. Sen yeter ki durma, hep ilerlemeyi dene. Yollardan biri çıkmaza girdiğinde alternatif güzergahları aramaktan çekinme. Hayat, derdine sayısız derman bulabileceğin kadar uzun ve boşa vakit harcayamayacağın, olduğun yerde sayamayacağın kadar kısa. 

 

Sen yaptıklarının, gösterdiğin sabır ve çabanın neticesini öyle ya da böyle alacaksın. Gözünü hep bir adım öteye çevirdiğinde odak noktan ilerlemek olduğunda, başarı değil başarılar yaşamına değer katacak. Her başarısızlık aslında başarıya giden yolu kısaltan faydalı bir tecrübe halini alacak. 

 

Ve tüm bunların sonunda yüzünde koca bir gülümseme ve yaşamına hakim dolu dolu mutluluklar baki kalacak.

 

İnsan sahip olduğu ömürden daha başka ne bekler  ki?