SiyasetRSS
04.06.2011 - 02:30

MUZ CUMHURİYETİ

Sitene Ekle
Siyaset Günlüğü  |  Derya Sazak derya.sazak@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

12 Haziran’da oyunu muhalefetten yana kullanacak bir arkadaşım,The Economist’in ‘CHP’ye oy verin’ çağrısı üzerine tepki gösterdi:
   ‘Burası muz Cumhuriyeti mi?’
   Türkiye’de çok partili siyasal yaşama geçildiğinden bu yana altmış yıldır serbest seçim yapılıyor.
   Demokrasinin kesintiye uğradığı darbe ve muhtıra dönemlerinin ardından bile toplum askerlerin yön vermeye çalıştığı siyasi akımların tam tersi yönde oy kullanmıştır.
   1960’ta Demokrat Parti devrilmesine karşın, İnönü’nün CHP’si tek başına iktidar olamamıştır.
   DP’nin devamı niteliğindeki Adalet Partisi Demirel’le 1965-69 seçimlerini kazanmıştır.
   Ecevit, 1971 muhtırasına karşı çıktığı için CHP 1973 seçimlerinde sandıktan önde çıkmayı başarmıştır.
   1983’te Özal Evren’e rağmen iktidara gelmiştir.
   28 Şubat sonrası Erdoğan - Gül ikilisinin AKP’yi iktidara taşımasında da toplumun demokratik refleksleri tartışılmaz.
   CHP eğer 12 Haziran seçimlerinde oylarını yükseltecekse,bunda ülkeyi 8 yıldır yöneten iktidar partisinin başarı ya da başarısızlığı rol oynayacaktır. İngiltere’de yayımlanan The Economist’in, koloniyalist bir çabayla sanki Türkiye toplumu oyunu nasıl kulanacağını bilmiyormuşcasına, ‘hangi partiye oy verilmesi’ gerektiğini söylemesi anlamsızdır. Burası ‘Muz Cumhuriyeti’ değildir. Öte yandan The Ecomomist’in analizindeki ‘demokrasi’nin geleceğine yönelik uyarıları iktidar ve muhafelet partileri açısından değerlendirmekte yarar var.
Evet, AKP 2007’den bu yana ordunun siyaset üzerindeki vesayetine son verilmesi yönünde 1980 askeri darbesinden bu yana geçen otuz yılda hiçbir iktidarın cesaret edemediği adımları attı .Demokratikleşmenin,sivilleşmenin önünü açtı.
Erdoğan’ın bu konudaki ‘ödünsüz’ tutumu Ergenekon ve Balyoz davalarında görüldü.
12 Eylül’de darbeyi yapan Evren ve hayatta kalan Konsey üyeleri ifadeye çağrılıyor.
Generallerin tutuklanması artık manşet değil ‘rutin’ haber!
The Ecomomist’in AKP’yi frenleme ve ‘demokrasi’ adına oy istediği CHP ne yazık ki Ergenekon sanıklarından bir kısmını parti listelerinden Meclis’e taşıyor.
   2007’deki Çankaya krizinde Meclis’i ‘367 darbesi’yle Cumhurbaşkanı seçemez duruma düşüren kadroların partilere dağılımına da iyi bakmak gerekiyor. Ancak, 2011 seçimlerinden Anayasayı değiştirecek bir çoğunlukla çıkma iddiası önlenemez bir güce ve hırsa dönüştükçe AKP de savruluyor, ‘demokratik yörüngesi’nden sapıyor. Bunu Başbakan Erdoğan’ın seçim kampanyasında muhalif gazetecilere yönelik tutumundaki sertlikte görüyoruz. Son olarak, Nuray Mert’i eleştirmiş! Demokrasilerde medya, sistemi sorgulamanın tek meşru yoludur. Gazetecileri ‘Ya bizdensin ya değil...’ diye ayırmak, sadece iktidar yanlısı gazetecilere hayat hakkı tanımak savunulamaz.
   Muz Cumhuriyeti olmamanın yolu, eleştiri özgürlüğünden, çoğulculuk ve hoşgörüden geçmektedir.        
 


Yazarlarda Ara
Bul
Orman yangın İhbar telefonu hangisidir?
©Copyright 2011 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.