Müzik şaka kaldırır mı?

Uzun zamandır aklıma takılan soruyu nihayet Emre Aydın’a sordum. “Nedir bu ‘Üçüncü Yeniler’in şarkılarındaki durum?” Aldığım yanıttan çok memnunum: “Tamam iyi iş yapıyorlar ama hepsi koloni halinde şakalı şarkı yapıyor, işi iyice Twitter şakacılığına vurdular. Müzik bu kadar da şaka kaldırmaz.”

Müzik şaka kaldırır mı?

"Bazen nerede duracağımı bilemiyorum"

"Bazen nerede duracağımı bilemiyorum"

Benzer bir yorumu birkaç hafta önce Cenk Durmazel de yapmış, “Bazen nerede duracağımı bilemiyorum, her şarkıda bir ‘esprirük’ olmalı mı?” diye kendini eleştirmişti.

Kaldı ki Durmazel’in hem Malt hem de solo şarkıları sırasında yaptığı şakalı parçalar, daha çok Cenk&Erdem mizahından da bildiğimiz tipteydi ve temas ettiği yerler son derece bilindikti.

Durmazel son şarkısı 'Azad'da bu nedenle meseleye teğet geçti:

Hepimizin en az bir hobisi var
Benimki yaşlanmak oldu
Ayağa kalkıp yaşamadıktan sonra
Oturup yazmak boş durdu…

'Adamlar' virajı döndü

Belki kendilerine 'Üçüncü Yeni' denen gruplar da durumun farkına vardı. İlk albümleri 'Eski Dostum Tankla Gelmiş' ve sonrasındaki 'Rüyalarda Buruşmuşum' albümleri sonrası Adamlar, bir süre önce 'Hikâye' adında nefis bir şarkı yayınlayarak bugüne kadar çizdikleri sound’un da söz yazarlığının da dışına çıkmayı başardı.

Elbette onların bu keskin virajı, Adamlar dinlemeyi seven kitleyi “Ama siz de bozdunuz şekerim!” noktasına getirdi.

Fakat iyi söz yazarlığı kalender gönüllerde yankılandı:

Kendime döndüm deli dediler
Yerimde saydım da hadi dediler
Neydi aklımı kanatsız kuşa çeviren?
Cevabı bulursan bana da haber ediver…

“Aa ne güzel şarkı isimleri”

“Aa ne güzel şarkı isimleri”
Bu komikli şakalı isimler meselesi ne zaman ortaya çıktı, hafızalarımızı yoklayalım. Yetenekli müzisyen Korhan Futacı’nın 2005’te kurduğu Dandadadan’ın 'Sen Bana Birini Android' albümü geliyor insanın aklına önce. O dönemde Ayyuka, Nekropsi, Replikas, Ars Longa, Gevende dinlerken edindiğimiz “Aa ne güzel şarkı isimleri” ruhu, sonra.

2010’larda müzik daha çok Türkçe rock’a doğru evrildiği için belki tam anlayamadık meseleyi. Fakat şimdilerde sosyal medyanın, özellikle de Spotify’ın müzik zevkimize şekil verdiğini düşünecek olursak yıllar sonra neden bütün bunların başımıza geldiğini sorgulayabiliriz.

Alt alta yazınca olay çok karıştı

Alt alta yazınca olay çok karıştı
Hepberaber Spotify’larımıza davranalım ve bir kısım yenilere bakarak meseleyi gözden geçirelim: 

Yüzyüzeyken Konuşuruz, Ansızın Bi’ İnfilak, Son Feci Bisiklet, Dolu Kadehi Ters Tut, Ne Jüpiter, Büyük Ev Ablukada, Bubituzak, Halimden Konan Anlar, Yaşlı Amca, İkiye On Kala, Birileri, Ufomuo, Öfkeli Kabalık, Kaç Canım Kalmış, Konuya Fransız, Yok Öyle Kararlı Şeyler… 

Bunlar gözümüze takılan iyi çalan ve tuhaf isimli grupların bazıları. Bu ekiplerin bir kısmının da komikli şakalı pek çok şarkısı var. İnsanın aklına 'kaybeden Kadıköylü' imajı geliyor: “Sokaklarda çalıyoruz ve her şey çok boş” diyen bir grup genç gitarlarını sırtlanmış stüdyolarına doğru yürüyor. 

Müziğe mizahla yaklaşabiliriz, burada bir sorun yok. Zaten bunu sınırlamak da işin ruhuna ters olur. Fakat şunu bilmeliyiz, artık bu kalabalıkta da kaybolmak daha kolay. Belki bu yüzden, işin çok da suyu çıkmadan komikli şarkı yazma klişesine karşı da sağlam bir duruş edinmekte fayda var.

twitter.com/seblakocan
Bu makaleye ifade bırak