Yazarlar
09.07.2016 - 02:30

NATO’nun geleceği

Sitene Ekle
Bir Milliyet klasiği  |  DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ dusunce@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »
Kendisini yeniden tanımlamaya çalışan NATO son yılların en geniş katılımlı zirvesini Varşova’da gerçekleştirdi. Zirvede alınan kararlar, önümüzdeki dönemde birliğin öneminin artacağına işaret ediyor...



Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü, ya da daha bilinen adıyla NATO, 8-9 Temmuz 2016 tarihlerinde Varşova’da tarihinin 28. zirvesi için toplandı. Bugüne kadar gerçekleştirilen en geniş katılımlı zirveye ittifakın 28 üyesi, aday ülke Karadağ, 26 partner ülke ve uluslararası örgütler iştirak etti. Soğuk Savaş’ın bitiminden beri kendisini yeniden tanımlamaya ve önemini yeniden kazanmaya çalışan ittifak belki de son yılların en olumlu algılandığı günlerini yaşıyor. 

Rusya ve Ortadoğu kaynaklı tehditlerden bunalan doğu ve güney ülkelerine şimdi de Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden çıkma kararı (Brexit) ile sarsılan endişeli batı Avrupa üye ülkeleri eklendi. Hemen her yönünden türlü tehditlerle mücadele eden üye ülkelerde tüm bu sorunlara ilk çare olarak NATO ve müttefiklerin akla gelmesi ittifakın 25 yıldır boğuştuğu halen önemli olma sorununu kendi kendine çözdü. Geldiğimiz noktada NATO, üyelerinin güvenlik sorunlarına yardımcı olduğu ölçüde gerekli de görülmekte. Özellikle Brexit ile sarsılan kıta çapındaki güvenin yeniden tesisinde, İttifak kendisine bir alan yaratabilecek gibi gözüküyor. Bu haftasonu zirvede alınan kararlar da NATO’nun önümüzdeki dönemde öneminin ve yararlılığının artacağına işaret ediyor. 

Rusya ve Doğu Sorunu 

Zirvede alınan belki de en önemli askeri karar doğudan gelebilecek tehditlere karşı Polonya, Litvanya, Letonya ve Estonya’ya 4 çokuluslu taburun yerleştirilmesi. Her biri ortalama 1000 personel içerecek bu dört tabur, Rusya tehdidine tam bir cevap veremese de siyasi olarak önemli bir mesaj veriyor. Özellikle Rusya’nın bundan rahatsızlığını açıkça belli etmesi, NATO yetkililerini yeni bir Soğuk Savaş usulü karşılaşmaya yol açmamak için dikkatli açıklamalar yapmaya ve bu konuşlandırmaların Rusya’ya karşı olmadığını söylemeye itiyor. Rusya ise bu askeri hamleye benzer teknik cevaplar vereceğini açıklamış durumda. 

Zirvedeki diğer büyük konu ise Türkiye’den İspanya’ya uzanan geniş Akdeniz coğrafyasında NATO üye ülkelerine karşı güneyden yönelen çeşitli güvenlik tehditleri. Terörizm, göç, devrimler, siyasi istikrarsızlık ve diğer askeri tehditler şeklinde tezahür eden bu konularda NATO daha müdahil olacak gibi gözüküyor. Türkiye ve Yunanistan arasındaki mülteci geçişinin engellenmesi konusunda yardım sağlayan NATO, benzer bir operasyonu Akdeniz’in ortasında Libya’dan Avrupa’ya geçişleri engellemek için de yapmayı planlıyor. Bunların ötesinde İttifak bu zirvede klasik savunma ve caydırma görevlerine ek olarak sınırlarının ötesinde istikrar sağlama görevine de çokça vurgu yaptı. NATO hem Irak ordusu için eğitim sağlama hem de IŞİD’e karşı koalisyona AWACS erken uyarı uçaklarıyla yardım etme sözü verdi. Bunların ötesinde NATO’dan istikrarsız bölgelerde sivil toplumla angajmanını artırması da beklenmekte. 

‘Brexit’ ve hayal kırıklığı

Alınan tüm önemli askeri kararlara rağmen toplantının ‘Brexit’ gölgesinde geçtiğini söylemek yanlış olmaz. Çünkü her konuda  birleşik ve güçlü bir Avrupa hayal edenler için Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılma kararı büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Her ne kadar İngiltere NATO’da kalacağını ifade etse ve zirveden güçlü siyasi birlik mesajı çıksa da artık bu birliğin AB çerçevesinde gerçekleşmesi daha zor gözüküyor. Bu durumda Avrupa’daki en güçlü diğer örgüt olan NATO’nun öne çıkması ve hem Avrupa’yı siyasi olarak bir arada tutarken hem de ABD ile olan ilişkilerini düzenlemesi gerekebilir. Son 25 yıldır yeni rolünü arayan NATO için yakın gelecekte hareketli ve öneminin arttığı günler gözüküyor. Türk dış politikası açısından da AB dışında kalsa bile Türkiye’nin NATO üyeliğinin hem siyasi hem askeri olarak ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor. 

Dr. Özgür Özdamar

Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesidir. Lisansını ODTÜ, doktorasını University of Missouri-Columbia’dan alan Özdamar, 2010’da Üniversitelerarası Kurul’dan doçentlik derecesini almıştır. Universtiy of Missouri, Stephens College, TOBB-ETÜ, Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi, Kara Harp Okulu ve Milli Güvenlik Akademisi gibi çeşitli kurumlarda dersler vermiştir.
Yazarlarda Ara
Bul
"Babam ve Oğlum" filminde, Sadık rolünü canlandıran oyuncumuz kimdir ?
©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.