Neden bizden de bir Christine Lagarde çıkmasın?

Geçtiğimiz hafta AB liderleri Avrupa Merkez Bankasının yeni başkanı için Christine Lagarde’ı aday gösterdi. Avrupa Parlamentosu ve Euro Bölgesi maliye bakanları tarafından yapılacak oylamada seçilirse -ki seçileceğine kesin gözüyle bakılıyor- Christine Lagarde, Avrupa Merkez Bankası’nın ilk kadın başkanı olacak.

Neden bizden de bir Christine Lagarde çıkmasın?

Christine Lagarde bilindiği üzere IMF başkanlığı yapıyordu. İlk kadın IMF başkanı olma ünvanı yine kendisine aitti. 2011 yılında seçildiği bu göreve 2016 yılında tekrar seçilmişti. 

1956 Paris doğumlu olan Christine Lagarde hukuk eğitimi aldı. Uzun yıllar hukuk alanında çalıştı. 2005 yılında Fransa hükümetinin ticaret bakanı oldu. 2007 yılında Sarkozy hükümetinde Finans ve Maliye Bakanı olduğunda yine G7 ülkelerindeki ilk kadın bakandı. 

Sağlam bir özgeçmişi bulunan ve yetkinliği AB’nin tepe yöneticileri tarafından da onaylanan Lagarde’in benim için efsane bir cümlesi de var. 2008 krizinin neden çıktığı konusundaki tespitinde şöyle diyor. “2008 krizinin nedeni dünya genelinde bankalardaki erkek egemen anlayış ve testosteron yüklü zihniyet.”

 

 

 Bu sözüyle kendisini bir kez daha sevdiğim ve daha yakından takibe aldığım Christine Lagarde’ın adaylığına bir kadın olarak sevinirken, darısı ülkemiz kadınlarının başına demekten alıkoyamıyorum kendimi. 

Ülkemizde iyi eğitim almış, işini layığıyla yapan, liyakat sahibi çok kadın var. Ancak erkek egemen anlayışın geneli eş ve anneliğiyle o kadar çok bütünleştirmiş ki kadını, öyle olunca kadınlar hem bu egemen anlayışı kırmak, hem de iş yaşamında kendilerini ispatlamak durumunda kalıyorlar. Ekstra böyle bir gücü kırmaya çalışmak bile erkek ve kadını aynı çizgiden başlatmıyor kariyer hayatına. 

 

 

 

Kadınların, özellikle yetkinliği olan kadınların iş yaşamında, siyaset sahnesinde, bilim dünyasında, akademik yaşamda, sanatta, yaşamın her alanında daha fazla yer almaları gerektiğine inanıyorum ben. Tüm dünyaya kadın elinin değmesi gerektiğine ve bu elin dünyayı pozitif yönde değiştireceğine inanıyorum. Ve bugün Lagarde’ı alkışladığım gibi, günün birinde bir Türk kadınını dünyanın en önemli finans figürlerinden biri olarak alkışlamayı hayal ediyorum.

Bu makaleye ifade bırak