Nefret etme ne olur…

Nefret, bir kimsenin kötülüğünü, mutsuzluğunu istemeye yönelik o kişiye duyulan olumsuz duygudur. Birey kendini rahatsız eden, özgürlüğünü kısıtlayan, aşağılayan, haksızlığa uğratan insanlardan nefret eder. Kendisi gibi olmayana tahammül edemediği kişilerden de nefret edebilir. Birey geçmişinde sıkıntı yaşatan insanları hatırlatabileceği için daha önce tanımadığı kişilerden de nefret edebilir. Karşısındaki bireyin de ondan nefret etmesini ister.

Kişi, çocukluğunda kendisini ifade etmesi, doğal davranması, duygularını yaşaması engellendiğinde, ihtiyaçları karşılanmadığında hayata nefret dolu yaklaşabilir.

Anne-baba, çocukları beklentilerini yerine getirmediği ve istediği özelliklerle sahip olmadığı için onları olduğu gibi kabullenemeyerek nefret edebilir.Yada tam tersi, çocuklar ailelerinden nefret edebilirler.

Kişiye duyulan nefret duygusu haklı olsa da, nefret eden kişide yük oluşturur ve rahatsız hissettirir. Nefret, kişinin yaşamda harekete geçmesini engeller.

Bireyin içinde nefret duygusu olduğu zaman kendini ve diğer insanları sevemez hale gelir. Zaman geçtikçe sıkıntıyı daha çok ve derin yaşamaya başlar. Birey birisinden nefret ettiğinde, karşıdaki kişi değişmez ama nefret eden kişi gittikçe yıpranır, içinde iyi duygulara yer kalmaz.

Kişi nefret ettiği insanları dışlama eğilimindedir.Dışladığı kişiye karşı da empati kurması zorlaşır, karşı tarafı anlayamaz hale gelir.

Nefret başka bireylereyöneltilir, eğer yöneltilmezse birey kendinden nefret etme sürecine girer. Bu yüzden nefret duygularıyla yüzleşmek çok önemlidir. Nefret duygusuyla yüzleşildiğinde sevgiye ve özgürlüğe ulaşılır.

Kişi kendini yeterli ve güvenli hissetmeye başladığında, başkalarından da daha az nefret etmeye başlar.

Diğer insanların özgürlüğüne saygı duymak, empatik yaklaşım, onları yargılamadan önce kendini onun yerine koyma ve ön yargısız dinleyebilme gibi davranışlar sayesinde nefret duyguları azaltılabilir.

Hipnoterapi ile bireyin çocukluğunda ya da sonraki yaşantısında nefret duygusuna sebep olan olaylar ortaya çıkarılarak yüzleştirilir, anlamlandırılır, çözümlenir ve duyarsızlaşma sağlanır. Herhangi bir olay bulunmuyorsa telkinlerle devam edilir.

 

Uzman Psikolog Yasemin Aydoğdu