Neslican Tay'ın videolarına kayıtsız kalmak imkânsız

Sosyal medya platformlarında fenomen olmanın ne kadar kolay olduğu ortada. Herhangi bir 'provokatif' fotoğrafla gündeme gelebilmek mümkün. Ancak bu platformların hiçbiri gözümde YouTube kadar 'efektif' değil. YouTube, geleceğin televizyonu olma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor. 

Neslican Tay'ın videolarına kayıtsız kalmak imkânsız

Muhakkak 'tık'lıyorsunuz

Muhakkak 'tık'lıyorsunuz

Tek yapmanız gereken YouTube hesabı açıp video çekmek. Hepsi bu! Hesabınız kendi kendine yürüyor zaten. "Bunu izleyen bunu da izledi"lere düştüğünüzde zaten olay bitiyor.

Instagram'ın 'şipşak'lığı kadar uçucu değil YouTube videoları. Hele bir de ilgi çekici bir kapak fotoğrafı görürseniz mutlaka 'tık'lıyorsunuz. Kayıtsız kalmak zor.

Son dönemde yükselişte olan YouTube'u uzun süre hayatımızda tutacağız gibi gözüküyor.

İlk videosu 1.5 milyon izlendi

İlk videosu 1.5 milyon izlendi

YouTuber'lar arasında öyle bir isim var ki, kısa zamanda pek çok kişinin dikkatini çekti. Henüz 20'li yaşlarının başında. Genç, güzel bir kadın. Adı Neslican Tay. YouTube yolculuğu bir ay önce başlayan Neslihan, şu ana kadar 4 video çekti. "Merhaba" diyerek kendini tanıttığı ilk videosu ise viral oldu, tam 1.5 milyon izlendi.

Neslican neden birden YouTube fenomeni oldu sizce?

Kanserle savaşıyor

Kanserle savaşıyor

Neslican Tay, kanser hastası. Hayatı boyunca 2-3 defa kansere yakalandı ve hepsini de atlattı. Kanalında bize bu süreci anlatıyor. "Bir kez daha kanserim, yine yeneceğim" şeklinde güçlü bir insan profili çiziyor. Samimi, esprili, hızlı konuşuyor.

Ve her şeyi geçin, buram buram pozitiflik kokuyor videoları. Dramatik bir müzik yok!.. "Olabilir" diyor. "Her şeyi normal karşılamak lazım. Herkesin bir problemi var. Kiminin aile problemi, kimi özel hayatında sorunlar yaşıyor. Benim problemim de sağlık. Birçok kişiden tek farkım, sorunumun gözle görülebilir olması..." diyor.

"Bedel ödeyerek anladım"

"Bedel ödeyerek anladım"

Hastalık sürecini takipçileriyle paylaşırken kendini acındırmıyor, herhangi bir 'güzellik' dilenmiyor. Beni bir izleyici olarak yakalamasının sebebi ise, bahsettiği konular. Hastalığı yüzünden bacağı kesilen Neslican, "Bacağımı kaybettim" demiyor sadece.

"Bir şeylerin farkına varmam için bacağımı kaybetmek zorundaydım belki. Olabilir. Artık hayatın kıymetini çok daha iyi biliyorum. Ben, bir bedel ödeyerek, ağır bir bedel ödeyerek hayatın değerini anladım. Sizin için çok geç olmasın" diyor.

'Motivasyon' konuşmaları

'Motivasyon' konuşmaları

Fakat bunları söylerken kendisini acındırmıyor, herhangi bir "Bana yardım edin" talebinde bulunmuyor. Aşırı hızlı konuşuyor, konudan konuya atlıyor, sonra bir de kendisiyle dalga geçiyor. Ve daha da önemlisi 'motivasyon' konuşmaları yapıyor.

Teknik olarak aslında bu konuşmaları bizim ona yapmamız gerekirken, o bize yapıyor.

Mesela nedir? "Yapamazsını kabul etmiyorum", "İnsanları sessize al", "Göründüğümüz kadar mükemmel miyiz?", "Nasıl motive oluyorum?"...

Hayatı yaşamaktan vazgeçmiyor

Hayatı yaşamaktan vazgeçmiyor

Kendi hayatından kesitler paylaşarak ışık tutuyor bize. Üstelik karşılığında bir talebi ya da çıkarı yok. Bahsettiği konular önemli.

Mesela sosyal medyadaki 'kusursuzluğa' değinmesi, Neslihan'ın farkını ortaya koyuyor. En az 10 video boyunca kendisini anlatmasını bekleyebiliriz onun 'pozisyonundaki' birinden. Hayır. O da hepimiz gibi çağı yakalıyor, hayatını yaşamaktan, kendince anlamsız bulduğu şeyleri eleştirmekten geri durmuyor.

"Herkes kadar normalim"

"Herkes kadar normalim"

Hayatı yakalama çabası, yaşama isteği pek çok izleyicide hayranlık uyandırıyor. Bir soru-cevap videosunda, insanların kendisine acıyarak ya da aşırı merhametli yaklaşıp yaklaşılmadığı sorulmuş. "Evet" diyor. "Ama anlayabiliyorum, iyi niyetli buluyorum" diyor. Fakat yine enteresan bir yorum getiriyor. Diyor ki, "Ben de normalim. Herkes kadar normalim. Bakın gülüyorum. Herhangi bir şeye ihtiyacım yok."

Çok ama çok önemli bir konuya değiniyor yani.

'İnsanlık gereği' sıcak yaklaşıyoruz

'İnsanlık gereği' sıcak yaklaşıyoruz

Hasta olan, hastalığını gözlemleyebildiğimiz birilerine karşı 'insanlık gereği' iyi davranıyoruz. Kötü niyetli olduğumuzdan değil tabii ki. Nacizane destek olmak için... Elimizden bir şey gelmiyor, sonuçta hiçbirimiz doktor değiliz. Psikolojik destek vermek istiyoruz. Çünkü tek yapabileceğimiz şey bu. Tamam doğru, hastalıkla savaşanların motive edilmeye ihtiyacı var. Ama bu tutumumuz aslında o kadar da doğru değil...

'Aşırı iyi' davranmak ne kadar doğru?

'Aşırı iyi' davranmak ne kadar doğru?

Çünkü hastalıkla savaşanlara aşırı iyi davrandıkça, onlar 'hasta' pozisyonunda olduğunu daha fazla hatırlıyor. İyilik yapmak istiyoruz ama fark etmeden kötülüğe giriyor bu yaptığımız şey. Günlük hayatımızda en sevdiklerimiz bizi üzüyor, çünkü hayat eksi ve artıların muhteşem uyumundan oluşuyor.

E sürekli destek mesajları almak da o kadar 'normal' değil. Hastalıkla savaşanların 'aşırı iyi' tepkiler alması, aslında onları içten içe kırıyor olabilir. Kendi adıma Neslican'ın bu noktaya parmak basması mutlu etti beni. "Oh be!" dedim hatta. "Bir kişi de sonunda bunun üzerinde durdu!" dedim.

Mükemmeliyetçi olmanın dezavantajları

Mükemmeliyetçi olmanın dezavantajları

Bir de 'mükemmeliyetçilik' konusu var... Noktalı virgül yerine virgül kullandığımda kendisine kızan, kendisine küsen birinin cümlelerini okuyorsunuz şu anda. İşte bunlar hep 'mükemmeliyetçilik'... Neslican da, hastalığa yakalanmadan önce inanılmaz mükemmeliyetçi olduğundan bahsediyor videolarında. Ama artık hayatı akışına bırakmış.

Örnek veriyor. "Kafamı tıraş ederken üç tane tüy kalmış kulağımın arkasında. Eski 'ben' olsam sokağa çıkamazdım bu kusur karşısında. Şimdi gülebiliyorum. Ama bu hissiyata gelmek için evet, belki de bacağımın kesilmesi gerekiyordu..."

İlla bedel ödemek mi gerekiyor?

İlla bedel ödemek mi gerekiyor?

Çok ama çok kıymetli bir şeyden bahsediyor... Hepimiz sinir, stres içindeyiz. Hırslıyız. Hedeflerimiz var. Ve amaçlarımıza kavuşamadığımızda çıldırıyoruz, asabileşiyoruz, hıncımızı en sevdiklerimizden çıkarmaya başlıyoruz. Çirkinleşiyoruz özetle. Rutinde kaybolduğumuzun farkında bile değiliz.

Neslican'ın tabiriyle 'bedel ödemek' mi gerekiyor illa? Elbette hayır. Durup düşünmek gerekiyor. Şanslıyız.  

'Şov yapıyor' diyen de var

'Şov yapıyor' diyen de var

Peki her şey çok mu pozitif? Elbette değil. Neslican'ın özellikle ilk çektiği video, YouTube fenomeni Enes Batur'dan tutun da pek çok kişi tarafından izlendi. Bir buçuk milyon izlenmeden bahsediyoruz. Bu ciddi bir rakam. Dolayısıyla her kafadan bir ses çıkıyor. Bunu da normal karşılamak lazım.

Neslican'ı "sosyal medyada şov yapıyor" diye eleştiren, hatta bir tık daha ileriye gidip 'soytarı' yorumu yapanlar da var. Neslican samimi bulunabileceği gibi şov yapan biri olarak da görülebilir. Bu da gayet normal.

'Perspektif' meselesi var ortada

'Perspektif' meselesi var ortada

Sonuçta herkesin kendi görüşü. Ancak hastalığın şovu movu olmaz. Geçen yaz 'fotoğraf çektirme' hadisesiyle gündeme gelen ve eleştiri toplayan Neslican'la oturup iki sohbet etmedim. Samimiyetini bilemem. Sadece bu 4 videoda bahsettiği şeyleri samimi ve pozitif buluyorum.


 

Ama belki de samimi biri olmayabilir. Belki de yalan söylüyordur. Belki de iyi niyetimizi suistimal ediyordur. Bunların hepsi mümkün. Her insanın bakış açısına göre değişir. Ama ben 'yalansa bile' Neslican'ın bir şeyleri değiştirmeye çalışmasını faydalı buluyorum. Bakış açımızı genişletme peşinde bence. Perspektif meselesi var ortada.

Görmek isteyene negatiflik çok!

Görmek isteyene negatiflik çok!

Her şeyi geçin, bir izleyici olarak sosyal medyanın plastikliğini, aşırı mükemmeliyetçi olmanın negatif etkilerini filan hep Neslican'ın videolarını izledikten sonra oturup ciddi ciddi düşünmeye başladım. Bu zamana kadar teoride kabul ettiğim şeyleri Neslican'ın dediklerinden sonra birleştirdim ve tümevardım. Bu durumda onun samimi biri olup olmamasının gözümde hiçbir önemi yok.

Ben, duruşunu sevdim. Zaten önemli olan da bu. Bir şeylerini, iyiliğini kötülüğünü sorgulamak yerine iyi bakıp iyi görmek önemli olan. Çünkü her şey kusurlu. Görmek isteyene negatiflik çok!

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak