Cumartesi

02.12.2017 - 01:30

Nilipek’in “Döngü”sü

Sitene Ekle
Hafif müzik hafif başka şeyler  |  Mehmet Tez mehmet.tez@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

“Kent ozanlığı nedir” sorusuna şu aralar çeşitli ve renkli yanıtlar veriliyor. Nilipek’in yeni albümü “Döngü” bu yanıtlar arasında sakin ama etkili olanlardan

Kentlilik nedir, köylülük nedir, kasabalılık nedir? Kırsalın ve kentin insanlarının sorunları ve dertleri nelerdir? Kentlinin kıyısında yaşayanla merkezindekilerin kafaları nasıl çalışır, olaylara nasıl bakarlar? Bu hiç de bilimsel bir dille ifade etmediğim konular hakkında sayfalarca kitap okuyabilirsiniz, ki bu çok faydalı olur, ya da bu konuları şarkılardan takip edebilirsiniz. Gezgin Anadolu aşıklarından, halk edebiyatına, arabeskten, kentsoylu bunalımlarına ve oradan Bülent Ortaçgil’e uzanan ozanlar çizgimizde yeni bir viraj dönülüyor ne zamandır. Kentli müzisyenlerin gitar solosu atmak, davula afili vurmakla yetinmeyip bugün artık gördüklerini yaşadıklarını gözlemlediklerini kendi tarzlarında müziklerine aktarıyor olmalarını heyecanla karşılayanlardanım. Bir şarkının muhakkak belli dertlerden tasalardan bahsetmesi gerektiğini de düşünmem. Kimi gönül yarasından bahseder, kimi zulümden, kimi yoksulluktan kimi de trafikten, gece hayatından, lise aşkından. Hepsi aynı resmin parçaları.

Yeni nesil folk müziğimizin bu kentli ayağı bazen rap şarkılarındaki kafiyelerle karşımıza çıkıyor, bazen 80’lerden gelen bir synthesizer sesiyle ruh buluyor, bazen bir darbukaya eşlik eden caz beat’leriyle renkleniyor, bazen de basit yalın bir vokal, bir piyano ya da gitar eşliğinde karşımıza çıkıyor.

“Cici” bir müzik eşliğinde gerilim

İkinci albümünü yayınlayan Nilipek’in bir de ukulelesi var. “Döngü” adlı albüm Kabak & Lin etiketiyle yayınlandı. 2015 tarihli “Sabah”ın müzikal ardılı niteliğinde. Nilipek elinde ukulelesi sakin sakin şarkılarını söylüyor. Yazdığı sözleri notaların arasına usul usul yerleştiriyor Ama sakin sakin söylüyor diye hafif, yenilir yutulur şeyler de söylemiyor. Daha doğrusu onun bu sakin sessiz uysal gibi duran halleri “tehlikeli” olmadığı sonucunu doğurmasın. İcabında “Bir uçurumun kenarından bakan, beni buraya sen koydun” gibi hayli gerilimli bir durumu gayet “cici” bir müzik eşliğinde anlatabiliyor. Nilipek’i anlamak için sözlerini birkaç kez dinlemek ve müzikle kimi zaman yarattığı ironik halleri iyi okumak lazım.

Müzik demişken, Nilipek’in iyi örülmüş ince işlenmiş bir grup sound’u var. Bu çoğu zaman Nil’in vokali ve bir enstrümanı öne alacak şekilde, yalın bir biçimde kendini gösteriyor. Ama her zaman değil. İlk albüm “Sabah”ta kendini gösteren ve hayli progresif yerlere de savrulabilen grup müziği bu albümde de kendini ifade edecek yolları buluyor. Mesela “Döngü II” yani açılıştaki şarkının devamı niteliğindeki beşinci parçaya
4 küsur dakikalar yetmemiş. Bana kalsa uzadıkça uzayabilecek potansiyele sahipmiş bu şarkı. “Şeytan” aynı şekilde. Belki konserde…

Albüm 11 şarkıdan oluşuyor. İki şarkı dışında söz ve müzik Nilipek’e ait. Bunlardan biri Ceylan Ertem imzalı “Soru İşareti”, diğeri ve Ayyuka cover’ı “Havada Bir Hinlik Var”.

Müzisyenlere bakalım. Vokaller ve ukulelede Nilipek, gitarlarda Can Aydınoğlu, tuşlularda Ozan Tekin, bas gitar ve synth basta Umut Çetin, davullarda Berkay Küçükbaşlar, banjo ve lap steel gitarda Özgün Semerci.

Nilipek şehirden ilişki hikayeleri anlatmaya devam ediyor. Şehirlinin halini anlatmaya çalışıyor. Bunu yaparken müziğini geri plana itmiyor hiç.

“Döngü”  Nilipek, Kabak & Lin

Gregory Crewdson’ın fotoğrafları

Takılıp kalmamak elde değil. “Dark” dizisinin yönetmeni Baran Bo Odar’dan duyup öğrendiğimden beri gözümü alamıyorum. 1962 Brooklyn New York doğumlu Crewdson’ın fotoğrafa merakı çocukluktan. Tutkusunu Yale’de eğitim alarak akademik seviyeye taşıyor. Bugün belli başlı müzelerin koleksiyonlarında eserleri var. Bu adamın bütün derdi aile, sıradan insanlar ve yaşadıkları mekanlara dair imgeleri kurcalamak. Modern toplumun temeli olan çekirdek aileyi anlama çabası gibi de düşünebilirsiniz, tam tersi ona son derece estetik ama tedirgin edici bir saldırı olarak da görebilirsiniz fotoğraflarını.

Her şeyin çok normal, çok sıradan, çok tanıdık göründüğü ortamlara çok “ters”, “ürkütücü” bir atmosfer katıyor. “Normalliği” küçük ama ustaca bir dokunuşla bir anda dehşete çevirebiliyor.

Haftanın plağı

“Under Radar” - Ulan

Volkan Diyaroğlu, Ziya Levent Abay, Victor Traves, Sergio Renovelli’den oluşan Ulan, yeni albümü “Under Radar”ı eylülde piyasaya çıkardı ve şimdi plak olarak da basarak satışa sundu. İngilizce müzik yapan Türk-İspanyol ekibinin kendine has, kaliteli müzisyenlikle işlenmiş incelikli rock/post-rock sound’unu dinlemek isteyenler derhal edinmeli. Plak La Cupula Music etiketiyle yayınlandı. Bağımsız müzik dükkanlarında bulabilirsiniz.

©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.