Koca koca başkanlar, yöneticiler, teknik adamlar, futbolcular, menajerler, futbol ailesinin (!) seçkin üyelerinden bir demet, savcı beyin karşısına oturtuldular.
Kimi tutuklu, kimi tutuksuz yargılanacaklar.
Bütün sezonların her daim alınan yenilgilerin, kaçan şampiyonlukların nedeni, günah keçisi, hakem kurulundan kimseler uğramadı savcı beye...
Atladılar mı, ıskaladılar mı ya da unuttular mı?
‘En yanlı hakem atamaları’ denilerek adeta bombalanan, her hafta sonu itin bilmem neresine sokulan Oğuz Sarvan ya da arkadaşları, ya da birkaç hakem beyefendi de olması gerekmiyor muydu savcı beyin karşısında?
Bendeniz, hakem kurulunun, üç büyüklerin kucağında adeta hop hop oynatıldığı çadır tiyatrolarının 60’lı 70’li yıllarında futbol oynadım.
O yıllarda üç büyüklerden, hele İstanbul’dan puan almak, köpek balığının midesinden uskumruyu çıkarmak gibi yaşamsal bir savaşım gerektiriyordu.
O yıllarda İstanbul, Ankara, İzmir ekseninde dönüp giden futbolda Ankaralı, İzmirli yöneticilerin ağızlarına bir parmak bal sürülerek, itaatkar olmalarını sağlamak, çocuk oyuncağı gibi bir şeydi İstanbul dükalığı için...
Yıllar geçip işe Anadolu karışınca, kolay lokmalar zor yutulur oldu. Bursa, Eskişehir, Trabzon derken, ardılları Gaziantep, Kayseri, Süper Lig’in üzerine olanca ağırlığıyla abanınca, İstanbul beyzadelerinin keyfi kaçtı.
Haliyle de futbolu oluşturan, yöneten, denetleyen kurumlar da kendilerine çekidüzen vermek zorunda kaldılar.
Hikaye uzun, yerimiz dar. O nedenle meseleyi kısa yoldan bağlamalıyım.
Şimdi şu diyeceklerime pek az insan katılacak belki ama günümüzde Türk futbolunu oluşturan unsurlardan en gelişmişi, dönüşmüşü, iyiye doğru evrim geçirmişi, hakemlerdir.
Günümüz hakemleri, geçmişin duayenlerini solladıkları gibi birkaç tur da bindirmiş durumdalar.
Karşı görüşte dileyen olursa, bu konuyu kendileriyle birkaç hafta tartışmaya açığım. Bende zaman bol.
Bana göre, hakemler, onları yönetenler, (içlerinde birkaç arızalı olabilir), futbolun içindeki diğer unsurlara göre bugün, daha namuslu, daha gelişkin oldukları, daha temiz kalabildikleri için savcı beyin karşısına çağrılmadılar. Ve de hayret! Tüm sezon boyunca durmaksızın, yorulmadan, bıkmadan, vazgeçmeden, bu genç adamlara saldıranlardan, aşağılayanlardan, hiçe sayanlardan, şu günlerde tık yok.
Herkes, arada sırada olsa da utanabilir. Ondan mı acaba?
Bul

Tarık Dursun K, 81 yaşını, Kocaoğlu ile kutladı...