Scientific American dergisinde yayımlanan ayna nöron çalışması, yemek yiyen bir kişinin beyin dalgalarıyla yemek yemeye niyetlenen kişinin beyin dalgalarının aynı şekilde çalıştığını göstermiş.

 

Bu çalışma yemek yeme esnasında beyinde oluşan sinir faaliyetinin düşünce anında da ortaya çıktığını kanıtlamıştır.

Evet son yıllarda Ayna Nöronlar fazlasıyla ispatlandı. Beyin nöron denilen sinir hücrelerinden oluşuyor. Buna göre bir insan karşısında gördüğü bir hareketi kendi yapmış gibi nöronlar ateşlenip harekete geçiyor tıpkı ayna gibi karşıyı taklit edip yansıttığı için de ismini buradan alıyor.

Öyle ki bir insanı limon yerken gördüğünüzde siz yemiş gibi ağzınız sulanabiliyor. Ya da karşınızda biri esnediğinde sizde esniyorsunuz. Gülmek, ağlamak, neşe coşku gibi duygu durumları da buna dahil, karşıdaki tarafından çok çabuk taklit ediliyor.

 

Bu da bize çok önemli bir şeyi ispat ediyor; beyinde bir şeye niyet etmekle onu yapmanın aynı olduğunu!

 

Peki NİYET ne demek?

Bir şeyi yapacağınızı zihninizde tasarlayıp bunu yapmayı düşünmeniz NİYETtir

Niyetleri söze dökerek ifade etmek onların güç kazanmasına neden olur. 

Niyet çok önemlidir. Niyetinizi belirtmeniz gerekli ki enerji yön bulsun! Sizin ortaya koyduğunuz niyet doğrultusunda çekim yasası harekete geçer ve Niyet istediklerinizi hayatınıza çekmeniz için en büyük araç! Bunu enerjinin düşünceyi takip etmesi olarak düşünün.

Bir niyet ortaya koyduğunuzda ayrıntılara çok dikkat etmek gerekir. Çünkü Yaratıcıya "işte tam da böyle bir şey istiyorum diyorsunuz" ve ne istediğinizi net belirtmelisiniz. Burada "Yaratıcı benim ne demek istediğimi bilmiyor mu" gibi bir düşünce aklınıza gelebilir... Evet tabi ki biliyor ancak istememizi de istiyor öyle olmasa idi DUA sistemini kurmazdı. Ancak siz "benim için en iyi olacak şekilde..." dediğinizde, isteğiniz size başka şekillerde de gelebilir. Çünkü o sizin için neyin doğru olduğunu biliyor.

 

En başta zihin yapınızı değiştirmeniz gerekiyor, çünkü siz nasıl bir inanç taşıyorsanız o doğrultuda Kuantum evrene enerji yayıyor, yaydığınız bu düşünce de yaşamınıza mutlaka  dönüyor.

Sonuç istediğiniz gibi olmuyorsa Niyetinizin olmamasını engelleyen daha baskın bir inanç taşıdığınıza işaret eder.

İsteklerim olmuyor derken acaba biz istemeyi bilmiyor olabilir miyiz?

Araba almak istiyorsunuz bunun için niyet ediyorsunuz ama içinizden de "o kadar param yok nasıl olacak ki?" dediğinizde bu niyetinizi farkında olmadan iptal ediyorsunuz.  

 

Bununla ilgili çok hoşuma giden bir menkıbe paylaşırım zaman zaman:

 

Kalpten bir şey dilediğimizde Yaradan bunu mutlaka duyar ve ismimizin yanına not düşer

- Ayşe'ye bir ev!

Sonra karamsar bir anımızda isyan ederiz "Hadi canım nereden ve nasıl olacak ki?"

Yaradan yine bizi duyar ve ismimizin yanına not düşer

-Vazgeçti!

 

Negatif Kuantum yansıması yapıyorsunuz!

Bir şeyin olacağından şüphe duyduğunuzda onun olmaması ihtimalini de ortaya koyuyorsunuz. 

Sonuç olarakta güçlü inancınız baskın çıkıyor. İnançlarınız bilinçaltındaki düşünce kodlarınızdır! İnancınızın tam olması gerekir, siz nasıl olacağı kısmı ile ilgilenmeyin. O bir şekilde yol bulup size gelecektir..

Bir kez Niyet ettikten sonra olacağına dair en ufak şüphe duymayın. Endişe korkudur. Korku da karanlık enerji.. Dolayısıyla duyduğunuz şüphe size karanlık enerjiyi çeker!

 

 

Richard F. Ames isteklerimize ulaşmanın ve DOĞRU DUA etmenin 7 anahtarını şöyle özetliyor!

 

1- Net odak

Odağınızın net olması enerji alanlarına odaklanma konusunda yardımcı olur. Kuantum fiziğinde buna Heisenberg prensibi denir. Dikkatl izlenirse buna gelişigüzel parçacıkların düzenli biçimde hareket ettikleri görülür. Bakışınız ne kadar net olursa alanın bize geri dönüşü o kadar etkili olacaktır. Duanın öncesinde gerçekten ne istediğinizi belirleyin ve sonuca odaklanın.

 

2- Niyet

Neden bu sonucu istediğinizi kendi kendinize sorun. En derin niyetiniz yada isteğiniz nedir? Neden?En derinlere inene kadar incelemeye devam edin. Sonrada o en alttaki nedene odaklanın Örneğin: Yeni bir ilişki istiyoruz ama niyetimiz sevilmek o halde önce kendimizi sevmeyi öğrenmeliyiz, bunun için dua edelim

 

3- Sessizlik

Her türlü iletişimde sessizlik çok önemlidir. Çünkü değerlendirmeye ve anlamlı sonuçlara ulaşmaya olanak sağlar. Dua içinde aynı şey geçerlidir, dua sizin ilahi olanla iletişiminizdir. Bu sessizlik anlarında çok değerli iç görüler ortaya çıkar.

 

4- Dinlemek

Dua ederken dinlemekte çok önemlidir. Bazen korkularımız, isteklerimiz, şikayetlerimiz ağımızdan dökülüverir. Ancak sessizce dinleyince bazen iç rehberimizden hiç aklımıza gelmeyen çözümler gelebilir.

 

5- Teslim olma

Bir çocuk kırık bir oyuncağını anne babasına getirdiğinde onların sorunu çözeceğine dair sonsuz inancı vardır. Duada hiç farklı değildir. İlahi olanla bu iletişimde istenen sonuç konusunda tereddüt duymamalısınız Çocuksu bir güvenle teslim olmalı sonra onu orada bırakmalıyız. Olması gereken için yapmamız gerekeni yaptıktan sonra olacak olana teslim olmalı güven duymalıyız.

 

6- Şükran

Şükran duygusunun gücü inanılmazdır. Probleme değil sonuca odaklanmamızı sağlar. Bilimsel araştırmalarla da kanıtlandığı şekilde istenen sonuca odaklanmak çok güçlüdür.

Zihnimizdeki konunun sadece öznesi olduğumuza göre neden probleme odaklanmak yerine sadece sonuç için şükran duymayı denemiyoruz? Şükran duygusu ile aynı zamanda tansiyonunuzu düşürecek stresiniz azalacak ve daha yoğun huzur duygusu iinde olacaksınız.

 

7- Esneklik

Büyükbabam genellikle bizim yanlış dua ettiğimizi ancak Yaradanın doğruyu duyduğunu söylerdi.Örneğin finansal bir sıkıntı yaşıyor olabilirsiniz ve bunun için bir maaş artışı bekliyor olabilirsiniz. Ancak çözüm yepyeni bir iş ya da kredinizde bir ödeme planı değişikliği olarak gelebilir. Duanızı bitirince gözlerinizi açın zira yanıtlar beklediğinizden farklı bir şekillerde gelebilir.

 

 

 

Sevgiler tüüm kalbimden:)

 

Nur Demir

http://nrlstyle.blogspot.com.tr/

https://www.facebook.com/NrlStyle/