23.09.2017 - 02:30 | Son Güncelleme: 23.09.2017-2:30 A-A+

‘NO: 309’DA USTALARLA BÜYÜK BULUŞMA



FOX’ta yayınlanan ‘No: 309’ çok sevildi, 60 bölümdür yayınlanıyor. Yeni sezona usta oyuncu Erdal Özyağcılar da katıldı. Ailenin uzun yıllardır uzakta olan babası Yıldırım Yenilmez karakteriyle. Sumru Yavrucuk ve Erdal Özyağcılar en son 10 yıl önce ‘Yabancı Damat’ta karı-kocayı oynuyorlardı. O zaman çok sevilen çift, yeniden birlikte ekranda... İkilinin mayasının tutacağına emindim, gerçekten de öyle oldu. Ustaların böyle karşılıklı atışmalarını, performanslarını izlemek ayrı bir keyif. Diziye yeni ivme kazandıracağı kesin. Özyağcılar’a projeyle ilgili görüşlerini sordum, bakalım o da aynı fikirde mi diye. Yanıtlarını aynen aktarıyorum: “Oda sıcaklığında  bir iş oldu. Yıldırım karakterinin gelmesi, hayatta da olabilecek, yaşanacak inandırıcı bir hikaye... Sumru’nun ustalıkla çizdiği Songül karakterine Yıldırım’ın katılması bir ivme kazandırdı. Senaristimiz Aslı Zengin yeni sezonda sürprizlerle dolu o kadar güzel hikayeler yazdı ki, izleyicimizin beğenisini kazanacağına inanıyorum.”

Şener Şen’i hiç böyle görmedik!

Şener Şen’in başrolünde oynadığı ve Yavuz Turgul’un yönettiği ‘Yol Ayrımı’ projesinin fragmanı yayınlandı. İki sinemacı için de bambaşka bir film olmuş. Şen, şimdiye kadar onlarca karakter canlandırdı. Genelde yoksul ya da orta halli, acı çekmiş, merhametli, iyi yürekli, cesur ve mert karakterlerdi bunlar. Aynı şeyi senarist ve yönetmen Turgul için de söyleyebiliriz. Zaten 30 yıldır bütün filmlerinde başrol, Şener Şen.

Şimdi ise Mazhar Kozanlı adlı, büyük bir tekstil imparatorluğunu yöneten, insanlara acı çektiren, merhametsiz, duygusuz, kibirli ve bencil bir iş adamını oynuyor. Filmin adı zaten ipucu veriyor. Kozanlı bir şok yaşıyor ve hayatı ortadan ikiye ayrılıyor. Eski yaşamını devam mı ettirecek, yoksa değişen duygularıyla yepyeni bir insana mı dönüşecek? Fragmanın ipuçlarına göre evet, bambaşka bir insan olmayı seçiyor. Geçmişinden, kırdığı ve incittiği insanlardan af diliyor. Her şeyi bırakıp merhametli, iyi yürekli ve cesur bir insan oluyor. Yani aslında tanıdığımız bildiğimiz Şener Şen karakterlerine dönüyor. Bana göre, filmleriyle efsane olmuş bu ikili de bir yol ayrımına gelmiş. Farklı bir iş yapalım demişler. İyi ki demişler. Merakla bekliyoruz.

Altın Portakal ne olacak?

Bu yıl 54’üncüsü düzenlenecek Altın Portakal Film Festivali’nin yeri ayrı. Sinema tarihimiz için çok önemli. Festivalin iki önemli yarışması var. Biri ulusal, diğeri uluslararası yarışma. Festival yönetimi geçtiğimiz aylarda bir açıklama yaparak, ulusal yarışmayı kaldıracağını söyledi. Gerekçesi şu: “Antalya’nın dünyaya açılımını daha güçlü sağlamış olacağız. Küresel bağlarımızı güçlendirerek, dünya film endüstrisinin önemli oyuncularından biri olmak amacındayız.”

Sinema sektörü ayağa kalktı ve tepki gösterdi. Meslek temsilcileri, festival yönetimine kararlarından vazgeçmeleri için mektuplar gönderdi. Selçuk Yöntem’den Hülya Koçyiğit ve Cahit Berkay’a kadar birçok sanatçı kararın değiştirilmesi için videolar yayınladı. Altın Portakal’ın bugünlere gelmesinde ulusal yarışmanın etkisini, sinema sektörünün zarar göreceğini anlattılarsa da karardan vazgeçilmedi. Bu hafta, yönetmenler, oyuncular, senaristler, yapımcılar ve sinema sendikası gibi bütün ilgili meslek birlikleri, dernekler, kurumlar bir açıklama yaparak, festivali protesto ettiklerini,
katılmayacaklarını açıkladılar.

Bana göre de, ulusal yarışma kaldırılmamalı. Türkiye’deki sinemaseverleri festivale bağlayan en önemli bağ kopmuş oluyor. Sinemayı yaratanlar bu kadar karşıyken, festival yönetiminin ısrarı doğru değil. Festival dediğiniz insanlarla yapılır. Türkiye’deki sanatçılar katılmadıktan sonra ne anlamı kalacak? Uluslararası alanda
ne olur bilemem ama eminim ki, Altın Portakal ülke içinde eski gücünü, etkisini ve ilgisini kaybedecek. Sinemamız için bir değeri kendi ellerimizle niye kaybediyoruz?

Etiketler
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.