Türkiye’de son yıllardaki sezaryen oranı %50 civarındadır. Bu yüksek orana ulaşmanın birçok sebebi vardır. En önemli sebep sezaryen ile doğumun anne ve bebek için daha güvenli olduğu yönünde bir inancın oluşmasıdır. Kadın doğum uzmanları da dahil olmak üzere birçok doktor ve sağlık çalışanı hem kendi için hem de gebe olan yakınları için sezaryen ile doğumun daha güvenli olduğunu düşünmektedir. Birçok ailede sezaryen ile doğumun daha rahat ve güvenli olduğuna inanmaktadır.

 
 Özellikle bir veya iki çocuk isteyen aileler nasıl olsa çok çocuk istemiyorum neden normal doğumun sıkıntısını çekeyim diye düşünmektedir. Hatta sezaryen ile çocukların doğum günlerini ve burçlarını seçebilme şansı aileleri mutlu etmektedir.
 
      Son yıllardaki araştırmalar doğum şeklini seçerken başka konulara da dikkat çekmeye başlamıştır. Doğum şeklinin emzirme üzerindeki etkisi açık bir şekilde gözlemlenmiştir. Normal doğum yapan anneler de süt daha kolay gelmekte ve daha fazla miktarda üretilmektedir. Sezaryen olan annelerde oksitosin hormonu yeterince salgılanmadığı için sütün miktarı azalmakta ve sütün kalitesi bozulmaktadır. Anestezi için kullanılan ilaçlar ise bir miktar bebeğe ve süte geçtiğinden dolayı bebekler emmede zorlanmaktadır.
 
Günümüzdeki birçok araştırma bağırsaklarımızda ki faydalı mikropların sağlık için en önemli kriterlerinden biri olduğunu göstermektedir. Bebeğin bağırsaklarındaki faydalı mikropların doğum sırasında doğum kanalından geçerken anneden alındığı bilinen bir gerçektir. Hatta çocuklardaki  otizm sebeplerinden birisinin çocuklardaki bağırsak florası bozukluğu olduğu yönünde araştırmalar vardır. Sezaryen ile doğan bebeklerin annelerinin faydalı mikroplarını alamadıkları yanında ameliyathane ortamlarında ki zararlı mikroplarla tanışma ihtimalleri de vardır.
 
Normal doğumu tercih etmek için en önemli sebeplerden birisi de aşk hormonu olarak da bilinen oksitosindir. Oksitosin hormonu normal doğum süresince en üst seviyede salgılanır. Bu hormon sütün salgılanması yanında anne, bebek ve babanın birbirine bağlanmasında önemli bir role sahiptir. Geriye dönük konuştuğumuz annelerden özellikle hem sezaryen hem de normal doğum deneyimi olan anneler bu farkı çok iyi anlatmaktadır.
 
Yeme alışkanlıklarımızın değişiminin birçok hastalığın sebebi olduğunu kabul ettik. Günümüzde doğal ve organik dediğimiz beslenme alışkanlıklarımıza dönmeye çalışıyoruz. Daha sağlıklı nesiller için de normale, doğala dönmenin vakti geldi sanırım..
 
Dr Belgin Harzadın
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Psikoterapist