Nur Yerlitaş şöhret ve para hırsının kurbanı mı?

Son birkaç yıldır hastalıklarla boğuşan ve peş peşe operasyonlar geçiren Nur Yerlitaş, bir röportajında itiraflarda bulundu. Özellikle 'şöhret, para, hırs' konusunda yaptığı özeleştiriye Molatik olmamak imkânsız...

Nur Yerlitaş şöhret ve para hırsının kurbanı mı?

"Sağlığımı kaybedince anladım"

"Sağlığımı kaybedince anladım"

'İşte Benim Stilim' programıyla Türkiye'nin tanıdığı bir isme dönüşen Nur Yerlitaş, Posta gazetesinden Müge Dağıstanlı'ya konuştu, içini döktü.

Radyoterapi tedavisinin devam ettiğini, televizyondan tamamen vazgeçtiğini söyleyen Yerlitaş şunları söyledi: "Bir dönem ekranın en çok kazanan yıldızlarından biriydim. Şöhret, para, güç, hırs o kadar boşmuş ki... Ama bunu sağlığımı kaybedince anladım. Doktor bana 'Beyninde tümör var' deyince her şey anlamsızlaştı..."

"Çekimler aksamasın diye ilaçla geçiştirirdim"

"Çekimler aksamasın diye ilaçla geçiştirirdim"

'İşte Benim Stilim'in 7'nci -ve şimdilik- son sezonunu yarım bıraktı Yerlitaş. Özellikle son sezon sinirleri epey yıpranmıştı. Melek, Bahar ve Deniz gibi 'ömür törpüsü' yarışmacılar da bu yıpranmada etkili olmuştu. Nurella, her şeye tepki gösteren bir jüri üyesine dönüştü.

Özeleştirisinde o günlere de değindi: "Kendime kızıyorum. Neden 3 yıl yaptığım moda programında kendimi bu kadar yordum, yıprattım, üzdüm diye. Değer miymiş, asla! Başım ağrırdı, çekimler aksamasın diye ilaç alıp geçiştirirdim."

'Yarım kalmasın' diye diretiyorsunuz...

'Yarım kalmasın' diye diretiyorsunuz...

Tam da bu noktada durup düşündüm. Psikolojik açıdan tükenmişsiniz. Başınıza ağrılar giriyor. Panik atak geçirdiğinizi zannediyorsunuz ama aslında kansersiniz; haberiniz yok. Ve 'çekimler aksamasın, başladığımız iş yarım kalmasın' diye iş hayatının gerektirdiği profesyonelliği sergilemeye çalışıyorsunuz.

Programın sezon finaline birkaç hafta kala daha fazla dayanamıyor ve her şeyi bırakıp gidiyorsunuz. Acaba iş iş diye diretirken çok önemli şeyleri ıskalıyor ve kendinize en büyük kötülüğü yapıyor olabilir misiniz?

'İşte Benim Stilim'i bırakışı çok konuşuldu

'İşte Benim Stilim'i bırakışı çok konuşuldu

Nur Yerlitaş'ın 'İşte Benim Stilim'i bırakışı çok konuşuldu. Kimileri İvana Sert'le kavga ettiğini iddia etti, kimileri de programın düşüşe geçen reytinglerinin Yerlitaş'ı tatmin etmediğini söyledi. Sebebi her ne olursa olsun, sonuç önemliydi.

Nur Yerlitaş programı bir şekilde ve bir gerekçeyle terk etti. Ayrılmamak için olağanüstü bir sabır ve çaba sarf etti ama daha fazla dayanamadı.

Peki o gittikten sonra neler oldu programda?

'Çerçeveli fotoğraf'ı hak etmedi

'Çerçeveli fotoğraf'ı hak etmedi

Sanki Nur Yerlitaş hayatını kaybetmiş gibi çerçeveli bir fotoğrafı kondu. Öykü Serter, İvana Sert ve Kemal Doğulu, Nur Yerlitaş'ı çok sevdiklerini söyleyip gülüştüler.

Onca sezondur kader birliği yapan ekipten biri gidecek ve sonra çerçeveli bir fotoğrafla 'anma' yapacak, bu esnada "Şov devam ediyor" adı altında 'profesyonelce' takılıp gülüşmeye devam edeceksiniz...

Kimse kusura bakmasın ama Nur Yerlitaş ya da bir başkası, 'çerçeveli fotoğraf anması'nı hak etmiyor.

"30 kişiyi hayatımdan çıkardım"

"30 kişiyi hayatımdan çıkardım"

Röportajda Yerlitaş'a 'insan detoksu' da soruldu. Yerlitaş da 4 kişinin hep yanında olduğunu söyledi. Ve ne tesadüftür ki bu 4 isim arasında ne Öykü Serter ne İvana Sert ne de Kemal Doğulu var. Program boyunca sürekli Nurella'ya sevgisini dile getiren Serter, Doğulu ve Sert, Nurella'nın 'insan detoksu'ndan nasibini alan isimler.

Diyor ki röportajda; "Bir yılda 30 kişiyi hayatımdan çıkardım. Telefonlarını sildim. Kimseye kırgın değilim. Bu zor süreçte Hülya Avşar, Tarkan, Ebru Gündeş ve Sibel Can hep yanımdaydı."

Tepki çekmemek için yanınıza gelmiyorlar!

Tepki çekmemek için yanınıza gelmiyorlar!

Ne kadar acı, değil mi? Nur Yerlitaş programı terk ettikten sonra tartışmalı açıklamalar yaptı. Olay oldu, sözleri günlerce gündemden düşmedi. Üstüne bir de 'Hadise' vakası yaşandı. Tepki üstüne tepki çekti.

Ve o esnada kanser olduğunu öğrendi. Ne fiziksel ne de psikolojik açıdan güçlü değildi. Ve yanında en sevdiği dostları yoktu. Düşünsenize pozisyonunuzu...

Herkesin gözünde haksız olan sizsiniz. Ve dostlarınız, tepki çekmemek için yanınızda gözükmüyor, arkadaşlığın gerektirdiği dayanışmayı göstermiyor.

Instagram'da takipten çıkardı

Instagram'da takipten çıkardı

Hatırlayın, Öykü Serter, Nur Yerlitaş'ı Instagram'dan çıkartmıştı. Tam da Nur Yerlitaş'a tepki üstüne tepki yağdığı dönemde... Halbuki ekranda 7 sezon 'abla-kardeş' imajı çizmişti ikili.

İsterse Öykü Serter yerden göğe kadar haklı olsun; önemli değil. Söz konusu arkadaşlıksa, dostluksa, ezber bozulur. Arkadaş, arkadaşı haksız bulsa bile yanında durur. Hata yapan kendine geldiğinde 'dava açar'. Zor günde yalnız bırakmaz.

'Nurella' olmak istemiyor artık

'Nurella' olmak istemiyor artık

Nur Yerlitaş'ın bu yüzden ağır şeyler yaşadığını düşünüyorum. Paradan, hırstan, dostluklardan... Hepsinden büyük dersler aldı. Hata da yaptı, haksızlığa da uğradı. Ve bu süreç bitmedi. O kaotik günlerinin bedelini ödüyor Yerlitaş. Sağlığına hala kavuşamadı...

Ekran yıldızlığı? Tekrar 'Nurella' olmak? "Aman" diyor, tövbe ediyor. "Bir daha o yolları aynı hevesle yürümem!" diyor, "O hırslar, paralar çok boşmuş" diyor.

İlla yıpranmak mı lazım?

İlla yıpranmak mı lazım?

O zaman derhal şu soruyu sormak lazım: Nurella'nın bu olgun, sakin, "Önce sağlık!" kafasına gelmek için illa yıpratıcı bir süreçten mi geçmek gerekiyor? Birçoğumuz onun düştüğü hataya düşüyoruz çünkü.

Para, şöhret, güç, hırs...

Bu dört kelimeden birine muhakkak takıyoruz kafayı. Amaç olarak belirliyoruz. Ve bu uğurda sağlığımızı da hiçe sayıyoruz. Sonra sağlık gidince "Aslında ne kadar boşmuş" pişmanlığı yaşıyoruz.

Acısı 50'sinden sonra çıkıyor

Acısı 50'sinden sonra çıkıyor

Elimizdekilerin kıymetini ancak kaybedince mi anlıyoruz? Hayat tecrübesi olan insanların nasihatlarini neden dinlemiyoruz? Ya da neden onların 'maneviyat' önerilerini klişe buluyoruz?

20'lerde ve 30'larda yapılan her hatanın acısı 50'lerde çıkıyor. Sağlığınıza dikkat etmiyorsanız yaşınız ilerlediğinde bedelini ödüyorsunuz.

Peki böyle mi olmalı gerçekten? Gereksiz hırslardan sağlıklı zamanlarımızda kurtulmak mümkün değil mi?

can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak