Kaç yıldır tanıyorum bilmiyorum. Bildiğim tek şey eleştirenlerin aksine ne zaman görüşsem karşımda hep aynı Ebru'yu buldum ben. O hiç değişmedi. Belki bir yerlere geldikçe insanlar bunu istemedi ve takip edenleri değişti, farklılaştığını iddia edip moralini bozmak istediler. Bu açıdan düşünmek lazım biraz. Sizler için oturup anneliği ve hayatı ile ilgili konuştuk bu sefer. Her zaman aynı samimiyet ve içten cevaplar. Herkesi olduğu gibi tabiki Erbu'yu da sıkıştırdım :) Buyrun devamı röportajda...

Kaç yaşında anne oldun? Osman kaç yaşında :)

Ben 20 yaşında doğum yaptım, Osman şu an 11 yaşında.

Nasıl bir çocuk Osman?

Osman çok uysal, çok olgun bir çocuk. Büyümüş bir şekilde doğdu yani anne karnında sanki üniversitesini okudu adam oldu ve öyle doğdu :) Çok şükür hiç çekmedim Osman'dan.

Peki senden kaynaklı mı, Ahmet abiden kaynaklı mı sence? Kimin karakteri böyle?

Herkes aslına rücu eder ben buna çok inanırım. İsminden gelen bir asaleti ve sakinliği olduğunu düşünüyorum. Osman Salih adı. Kesinlikle aslına rücu ediyor kanından gelen, dedesinden gelen bir asaleti var.

Benden demiyorsun yani? :)

Yok benden demiyorum hatta benden hiç değil. Çünkü ben ailesini çok yoran bir çocuktum. Uyku saati dediklerinde sırf inadına yatağın üstünde bağdaş kurup otururdum. Sınav günleri kendimi ranzanın üzerinden atardım ki kolum kırılsın sınava girmeyeyim diye. 

Ya senin gibi bir çocuk olsaydı Osman ne yapardın?

'Allah cezamı verdi!' derdim :) Rabbim dağına göre kar veriyor. Ben çok tahammülsüz ve sabırsız bir insanım çünkü. Osman benim mucizem.

Neden ikinci çocuğu yapmadın Ebru?

Ben 7 kardeşim. Kardeşlerimin sorumluluğunu da çok fazla sırtlamış bir ablayım o yüzden ekstra çocuk hevesim olmadı. Sena ve Sonnur zaten benimle büyüdüler, kızım gibi.. 2. bir çocuk ihtiyacı hiç hissetmedim. Osman aslında 2. çocuğum gibiydi. Çünkü ben kardeşlerime aynı sorumluluk ve annelik iç güdüsü ile yaklaştım. Okulları, sorunları, mutlulukları tüm sorumlulukları bende oldu hep. Evlendikten sonra yine böyle devam etti. Eşimde hiç düşünmedi. Bazen arada derim 'Bir kızımız olsa ya..' diye. Ahmet 'Sena var ya!' der.. 

Peki Osman bir kardeşi olsun istemez miydi?

Osman kardeşe çok ihtiyaç duyuyor. İnanılmaz. Hatta bunun için çok ağlıyor 'Neden bana bunu yapıyorsunuz?' diye çok sorguluyor. Ama olmadı. Nasip değilmiş diyorum.

Bu saatten sonra tamamen zor gelir sana heralde?

Benim için sosyal medyanın, işin gücün zerre kadar önemi yok. Eşim bugün 'Kapat!' dese tüm hesaplarımı kapatırım. Osman dahi dese yine kapatırım. Ben eşime çok teklif ettim 'Gel kalabalık bir aile olalım 3-5 çocuğumuz olsun.' ama eşimde çok kalabalık seven bir adam değildi. Bende bir yerden sonra üstelemedim. 

Peki 7-8 yaşına kadar sen baktın Osman'a. Sonra ne oldu? Ebru 'Ebru Sever Türk' mü oldu?

7-8 yaşına kadar tabi Ebru evde oturan bir anne idi. Tek işi çocuğu, arkadaşları ve ailesi olan biriydi. Çok fazla sosyal hayatı olan biri değildim. Sonrasında Ebru sosyal medyaya başladı. Tarzı sevildi, üretim yaptı. Styling yapması istendi bunu yapmaya başladı. Bu süreçte Osman'ın sorumluluğunu babası devir aldı. Zaten erkek çocuğu bence belli bir yaştan sonra babanın himayesi altına geçmesi gerekiyor. Çünkü bir süre sonra Osman benim allık fırçalarım ve göz farlarımla ilgili sorular sormaya başladı. Evde çok süslü bir anne var baba sabah çıkıp akşam eve giriyor rol model olması gereken kişi ben değildim. Annemlere gidiyoruz içerde 6 tane teyze yine orada da erkek yok. Osman aşırı duygusal bir çocuk iyice kibar oldu ve bu beni rahatsız etmeye başladı. Sonrasında babası ile ortak kararımız sonucu devir teslim gerçekleşti ve şimdi benimle takılmak istemiyor :) Cumartesi oluyor mesela bir şeyler yapmak istiyorum beraber 'Anne beni şirkete bırak!' diyor direk.

Aynen şimdi herkesin sorduğu esas soru bu zaten 'Osman neden Ebru'nun yanında değil?'

Aslında bir çoğunda Osman yanımda ama kamerada değil. Kesinlikle istemiyor. Mesela festivale gelmeyi çok istiyor, ama asla benim yanımda durmak istemiyor. O fotoğraf çekimleri, sarılmalar, öpmeler falan olduğu zaman çok sıkılıyor. İzinsiz onu öpmek, mıncıklamak istiyolar aslında seviyorlar ama o bu durumdan rahatsız oluyor. Bebekliğinden beri böyle Osman özellikle öpülmeyi hiç sevmiyor.

Peki senin bu durumundan memnun mu sence? 

Bunu çok araştırıyorum. Okuldaki öğretmeni, rehberlik servisi ile iletişim halindeyim sürekli. Hatta öğretmeni bir kere yoklamak amacı ile 'Annen çok yoğun özlüyorsundur..' gibi bir giriş yapıyor. 'Benim annem çalışan bir kadın!' cevabını alıyor. Diyorum ya hamd olsun çok olgun bir çocuk.. Dağına göre kar 'Ebru'ya göre Osman!' :) Ve önceki hayatım çok farklıydı. Ebru bırak sosyal medyaya boydan fotoğraf koymayı elini bile koyamazdı.

Ahmet abi yüzünden mi?

Genel diyelim :) Sosyal hayatta da özgürlüğü olan biri değildim. Tabuları Ahmet ile yıktık. Çok zor oldu ama yıktık o süreçten sonra ben ipimi öyle bir koparttım ki tabir i caizse :) Allah'tan Osman buna engel olmadı. Özgürlüğüme laf edildiğinde çok zoruma gidiyor çünkü öncemi kimse bilmiyor. Gerçi bilmesi de gerekmiyor. Ama yinede bilmeden kimsenin birbirini yadırgamaya ve yargılamaya hakkı olduğunu düşünmüyorum. 

Peki sence önceki Ebru'mu şimdiki Ebru'mu? 

Tabiki şimdiki Ebru. Ben kendimin bilincinde değildim. Bir birey gibi hissetmiyordum. Bir kuklaydım kim ne derse onu yapan. Otur, kalk, yap... Böyle bir Ebru iken bir anda 'Hayatın elden gidiyor kendin için ne yapıyorsun!' dedim ve birden diklendim. Ahmet'te sağ olsun müsade etti, bütün kapıları açtı. İzin vermeyedebilirdi. 'Otur oturduğun yerde!' diyebilirdi ama benim ne kadar sabır ettiğimi ve tak ettiğini gördü. Ve o süreçten sonra Ebru'yu tutabilene aşk olsun :)

Allah yolunu açık etsin.. Peki akşamları gittiğiniz bir cafe var. Oraya Osman'da geliyor ve insanlar yorumlarda bunu zaman zaman eleştiriyor. Sence Osman'ın o ortamda olması doğru mu?

Orada Osman'ın bir alanı var. Dediğim gibi Osman kendi akranları ile takılmaktan bile keyif alan bir çocuk değil. Osman olgun bir çocuk biz ne kadar istemesek bile kendi gitmek istiyor. Orada olan herkesi çok seviyor. Birde onunla öyle oyunlar oynuyorlar ki keyifle geliyor. Zaten istemese sende annesin Elif biliyorsun zorla götürmeme imkan yok. Onun mutsuz olacağı hiç bir şeyi yapamam.

Peki ev işi ve yemek konusu? Bazen görüyorum 'Tembel yemeği yaptım!' gibi paylaşımların oluyor :) Bir yardımcın var tanıyoruz artık 'Aysun abla:)'... Diyelim ki o gitti ne yaparsın?

Ay Allah korusun. Aysun giderse Ebru gerçekten biter. O benim gerçekten her şeyim. Tüm sosyal medya hesaplarım, her işim biter. O benim için yardımcı değil abla-kardeş gibiyiz. 

Peki Osman'a dönelim.. Baba mesleği devam ettirebilecek bir çocuk mu mesela yoksa hedefleri, farklı istekleri var mı? 

Yok hiç baba mesleği çocuğu değil. Osman'ın çok farklı hayalleri var daha çok kimsesizler için 4-5 yaşından beri mimar olmak istiyor. Başakşehir'de ikamet ediyoruz biz. Etraftaki boş arsalara baktıkça sinirleniyor mesela 'Neden Cumhurbaşkan'ımız buralara evler ve yanına fabrikalar yapmıyor!' diyor. 'Ben bunu yapacağım, evsizlerin hem evi hem işi olacak. Aynı sitede hem çalışacak hemde evinin parasını ödeyecek.' Bu hayalinden asla vaz geçmiyor ve küçüklüğünden beri hep tekrar ediyor. Onun yüreği çok başka ne ben ne babası hiç kimse değil. Ben Osman'a layık olamamaktan çok korkarım.

Peki Ahmet abi hayatınızın neresinde? Osman'la nasıllar?

Hep yanımızda! Ahmet küçük bir adam ama kocaman kanatları olan bir adam. Bir kanadının altında ben ve Osman, diğer kanadının altında benim ailem yani yine ben. Ahmet herkese yetebilme çabası içerisinde. Ahmet'te olan merhamet daha önce rastladığım kimsede yok. 

Yorulmuyor mu?

Çok yoruluyor ve bunu bana belli etmemek için parçalanıyor. Hakkını ödeyemem. 

Osman ileride senin hayal ettiğin yerde olmazsa eğer veya çok uç bir şey yapmak isterse?

Allah kötülükten uzak tutsun. Ama bilsem ki kötü kararlar aldı Allah beni Osman'ın karşısına geçirmesin. Bilirim ki kaybederim onu. O yüzdendir ki Rabbim kimseyi sınamasın ama bir sınav yaşayacaksam eğer bu konuda yine her türlü yanındayım. 

Son olarak toparlayalım artık Erbu sen nasıl bir annesin sence?

Ben arkadaşım. Anneden ziyade arkadaş olmaya çalışan bir anneyim. Çünkü ben annemle bu diyaloğu hiç kuramadım. Biz baba ile arkadaştık, her şeydik. Annem çok dominant bir kadın. Sevmediğinden değil ama sevgisini gösteremeyen bir kadındı. Ama babam tam tersi babamda buna çok doydum. Annemden görmediğim için Osman'a daha çok yapıyorum. Eksik kalmasın diye. Odasına notlar bırakıyorum. Duvarına, defterine onu çok sevdiğimi yazıyorum. Sürprizler yapıyorum. Bazen ona sesimi yükseltiyorum ve çok pişman oluyorum. Ağlıyorum bu sefer Osman yanıma gelip 'Anne tamam ağlama ben bunu hak ettim!' diyor. O beni teselli ediyor :)

Çok teşekkürler Ebru gerçekten eğlenceli, keyifli bir röportaj oldu benim için...

Ben teşekkür ediyorum. Çok samimi ve içten oldu. Öncesini, eğrisini, berisini düşünmeden mis gibi bir anda konuştuk valla. Okuyan herkese selamlar..