İlk çağlarda avcılıkla geçinen toplumlarda, obeziteye çok nadir rastlanırdı. Göçebe toplumun yerleşik hayata geçmesinden sonraki çağda daha az hareket yani "hipomobilite", obezitenin meydana gelmesinin en önemli faktörlerden biri olmuştur. Tarihte ilk çağlarda, obez bireyler daha çok gücün, bereketin zenginliğin sembolü olarak görülürlerdi. Geç Paleolitik çağda yani M.Ö 25000 yıllarında yapıldığı tahmin edilen, Willendorf’daki kazı çalışmalarında bulunan  "Venüs of Wllendorf" heykeli, dünyadaki en eski obez heykeldir. Viyana Müzesi'nde sergilenen heykel; bereket ve bolluk tanrıçası olarak bilinir.
 
Neden bir hastalık?
Yirminci yüzyılda ise obezite bir hastalık olarak tanımlanmıştır. Çünkü obezite  önlenebilir ölümlere neden olan sigaradan sonraki en önemli ikinci faktör. Ayrıca yapılan çalışmalar obez bireylerin kalp krizi, damar hastalıkları, beyin kanaması ve benzeri hastalıklara daha fazla yakalandıklarını ve bu hastalıklar sonucu ölüm oranlarının daha yüksek olduğunu ortaya çıkardı. Aynı zamanda tip 2 şeker hastalarının yüzde 80’i obezite sonucu ortaya çıkmaktadır. Obezite ayrıca, apne, akciğer problemleri, kas, eklem, iskelet sistemi hastalıkları, karaciğer yağlanması ve reflü hastalıklarına neden olur. Obezite tek başına kansere yol açar. Obez olan kanserli hastaların kanser tedavisine verdiği yanıt normal kilolulara göre daha zayıftır. Obezite yaşam süresini de kısaltan ciddi bir hastalıktır.
 
Görülme sıklığı
Dünya sağlık örgütü verileri ürkütücü düzeyde. Yaklaşık 1.7 milyar kişi obezdir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yılda yaklaşık olarak 30 milyar dolar zayıflama ürünlerine ve zayıflama sektörüne harcanmasına rağmen obezite ters orantılı olarak her geçen gün artmaktadır. ABD’de nüfusun üçte ikisi fazla kilolu ya da obezdir. Ülkemizde de obezite ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Türkiye’de obezite oranı yüzde 30 civarındadır ve kadınlarda iki kat daha fazla görülmektedir. Çocukluk çağı obezitesi de tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde hızla artıyor ve yüzde 8.2 oranında.
 
Obezitenin tedavisi
Hastalıklı obezite yani Morbid obezitenin altın standart tedavisi mide barsak ameliyatları yani BARİATRİK CERRAHİ yöntemleridir. Hastalıklı şişmanlık kilonun metrekare cinsinden boyun karesine bölünmesi ile hesaplanan vücut kitle indeksinin (VKİ) 40 ve üstü olmasıdır. Ayrıca VKİ (Vücut Kitle İndeksi) 35 olan ve aynı zamanda tip 2 şeker hastalığı, hipertansiyonu ve ciddi solunum apneleri olan hastalar, "hastalıklı şişman" olarak tanımlanır. Bunu dışındaki hastalar ameliyat edilmezler.
 
 
Peki neden morbid obezitede ameliyat öneriliyor?
2013 yılında yayınlanan uzun takip süresi olan SOS çalışmasında (Journal of Internal Medicine); cerrahi dışı yöntemler ile kilo kaybı(diyet, spor, ilaç tedavisi) ve cerrahi yöntemler ile kilo kaybı karşılaştırılmış. Bu çalışmada cerrahi yöntem ile uzun dönem kilo kaybının daha etkili ve obeziteye bağlı oluşan ikincil hastalıkların (şeker, tansiyon v.b) tedavisinin daha başarılı olduğu bulunmuştur.
 
Hangi yöntemler
Bariatrik cerrahide ameliyat yöntemleri kabaca 3 şekilde sınıflandırılır.
-Kısıtlayıcı yöntemler (Tüp mide, Mide bandı,Mide balonu)
-Emilim bozucu yöntemler (BPD v.b)
-Hibrid yöntemler (Bypass yöntemleri)
 
Ameliyatlar riskli mi?
Obezite ameliyatları merdiven altı yapılacak ameliyatlar değildir asla Ameliyatlar donanımlı hastanelerde ve iyi bir ekip ile uygulanmalıdır. Bu tür operasyonlar eğitim almış ve deneyimli cerrahlar tarafından uygulandığı zaman safra kesesi, apandisit, guatr ameliyatları kadar güvenlidir. Komplikasyon ve ölüm oranı çok düşüktür. 
 
Son söz; ‘’Obezite kanser kadar tehlikeli ve tedavi edilmesi gereken’’ bir hastalıktır. Morbid Obezitenin altın standart tedavisi Bariatrik Cerrahidir.
 
Doç. Dr. Aziz Sümer
Genel Cerrahi Uzmanı
Obezite ve Diyabet Cerrahisi
Mail:drazizsumer@gmail.com
İletişim: 0 536 649 78 02