08.09.2012 02:30 | Son Güncelleme:
ERHAN GÖĞEM Kırıkkale DHA

OĞLUMA EL BOMBASINI NASIL VERDİNİZ?

Kırıkkaleli şehit Ahmet Sandalcı’nın annesi Hatice Sandalcı oğlunun ardından “Gideli daha 4 gün olmuştu. Yeni askere el bombası mı verilir” diye gözyaşı döktü

Afyonkarahisar’da da askeri mühimmat deposunda meydana gelen patlamada şehit düşen 25 askerden Kırıkkaleli 2 şehitten Piyade Onbaşı Ahmet Sandalcı’nın baba evine ateş düştü. Şehit annesi Hatice Sandalcı, “4 gün önce teslim olduğu usta birliğinde oğluma el bombası teslim edilmesi yanlış” dedi.
Kısa dönem askerlik görevi için temel eğitimini Samsun’da alan, usta birliği için patlamadan 4 gün önce Afyonkarahisar’a giden Sandalcı’nın (24) şehit olduğu haberi, Kırıkkale’nin Güzeltepe Mahallesi’ndeki ailesinin gözyaşı dinmiyor.
Anne Hacer Sandalcı, oğlu Ahmet ile en son pazartesi günü konuştuğunu belirterek, “Gittiğinin ikinci günü ’Ben sana kaldığım yerden telefon vereceğim. Beni oradan ararsınız’ demişti. Ertesi günü bu olay oldu. Gideli 4 gün olmuştu. 4 gün önce teslim olduğu usta birliğinde oğluma el bombası teslim edilmesi yanlış. 4 günlük askere el bombası teslim edilir mi?” diyerek göz yaşlarını tutamadı.

Nasıl kıydılar kuzuma?
Şehit asker Ahmet Sandalcı’nın halası Fatma Sandalcı ise yeğeni ile kendisiyle bir hafta önce cuma günü konuştuğunu belirtirken, “Kendi ellerimle Afyon’a gönderdim. Nasıl kıydılar kuzuma. Ağlaya ağlaya gitti. ’Ben gitmek istemiyorum hala, burada kalsaydım’ dedi. Afyon’a yolcu etmiştik” dedi. Ahmet Sandalcı’nın oturduğu Güzeltepe Mahallesi’nde tüm evlere Türk bayrağı asılırken, Kırıkkale Belediyesi şehit askerin ailesinin oturduğu sokağı yıkayıp, temizlik yaptırdı. Sandalcı ailesine ve taziyeye gelen yakınlarına ise belediye tarafından öğle yemeğinde pide ve ayran ikramında bulunuldu. Babasını bir yıl önce kaybeden şehit Sandalcı’nın, Ankara Posta İşletmeleri’nde çalıştığı kaydedildi.

 

Babasının içine doğdu
Şehit olan Yozgatlı er Abdullah Tokgöz’ün Konya’da imamlık yapan babası Faruk Tokgöz de, şehit olacağının oğlunun içine doğduğunu söyledi. Tokgöz, ”Oğlum telefonda bana, ’Topraktan geldik, toprağa gideceğiz. Şehit olmak istiyorum’ demişti” diye konuştu. Aslen Yozgatlı olan ve Açık Öğretim’de okurken vatani görevini yapmaya giden Tokgöz’ün Konya’daki baba evi ziyaretçi akınına uğradı, şehit evi ve sokak Türk bayraklarıyla donatıldı.

 

İki elim yakalarında
26 yaşındaki maden mühendisi şehit Mücahit Coşkun’un babası inşaat işçisi Şeref Coşkun, taziyeye gelen Ereğli Kaymakamı İbrahim Çay ve Alaplı Kaymakamı Yıldıray Malğaç’a, “Bu olayda ihmal varsa ve yetkililer bu olayın üzerine gitmezlerse hakkımı helal etmiyorum. Ahirette de iki elim yakalarında olacak” dedi. Coşkun, henüz kendilerine resmi bir açıklama yapılmadığını, bu yüzden evlerine bayrak da asamadıklarını söyledi. 

 

Atama için hazırlanıyordu
Şehit olan Onbaşı Emrah Aral’ın, askere gitmeden önce çeşitli okullarda vekil öğretmenlik yaparak KPSS’ye hazırlandığı öğrenildi.
Askere gitmeden önce Gölmarmara Kız Teknik ve Meslek Lisesi’nde ”vekil öğretmen” olan Emrah Aral’ın, Afyonkarahisar’daki patlamada şehit olması, ailesi ve yakınlarının yanı sıra görev yaptığı okuldaki mesai arkadaşlarını da yasa boğdu.

 

Tezi gecikince askere gitti
Afyonkarahisar’daki cephanelik patlamasında şehit olan 25 askerden biri 27 yaşındaki Burak Ümit Gedik... Samsun’daki 21 günlük acemilik eğitimini tamamladıktan sonra 31 Ağustos’ta yemin ederek “usta asker” oldu.
Aynı gün akşam İstanbul’a geldi, bir gece İstanbul’da kaldıktan sonra da 1 Eylül’de Afyon’daki birliğine teslim oldu. Henüz şafak saymaya başlamadan 5 Eylül’de o meşum patlama meydana geldi. Burak Ümit, 21 arkadaşı ve 3 komutanıyla birlikte şehit oldu.
Fizik Mühendisi, Tübitak araştırmacısı İstanbul Beşiktaş’ta doğan Burak Ümit Gedik, Maçka İlköğretim Okulu’nun ardından Üsküdar Anadolu Lisesi’ni bitirdi. Araştırmaya, doğayı ve evreni anlamaya meraklıydı. Fizik Mühendisliği’ni seçti. Bu konudaki en iyi okullardan İstanbul Teknik Üniversitesi’ne girdi. 2010 yılında “Fizik Mühendisi” olarak mezun oldu. Aynı yıl “Malzeme Bilimleri” alanında master yapmaya başladı. Yine aynı anda TÜBİTAK da “araştırmacı” olarak çalışmaya başladı.  Ancak master tezini geciktirdiği için bir sonraki döneme ertelemek zorunda kaldı. Bu sırada da askerliğini “aradan çıkarmak” istedi. Ailesinin yemin törenine gelmesini istemedi. Burak Ümit’in ailesi o acı patlamayı herkes gibi televizyondan öğrendi. Kısa bir şaşkınlığın ardından eniştesi ve kuzeni hemen Afyon’a hareket etti. Sabah patlama yerine vardıkları zaman kendileri gibi birçok asker yakınını kışla önünde buldular. Şehit evi ziyaretçilerle dolup taşarken, dün bir başında bir albayın bulunduğu heyet aileye Burak Ümit’in şehitlik haberini verdi. Daha sonra da aileden DNA örnekleri alındı.

 

En güzel hediye
Kısa dönem şehit askerlerden 26 yaşındaki Emrah Kartal’ın babası Ercan Kartal da Zonguldak’taki evinde  taziyeleri kabul etti.  Ercan Kartal, Teksas Üniversitesi’nde master yapan oğluna ABD’de 2 büyük firmadan iş teklifi yapıldığını, ancak oğlunun ’Ben memleketime hizmet edeceğim’ diye kabul etmediğini anlattı.
Baba Kartal, “Diğer  şehit aileleri şunu unutmasın; En güzel mükafatı evlatları onlara verdiler. Üzülmelerine gerek yok. Şehit oldular” diye konuştu.

 

Grevde işten çıkarıldı
Şehit düşen Turizm ve Otelcilik Bölümü mezunu 30 yaşındaki Piyade Onbaşı Barış Öztürk’ün Eskişehir’deki baba evi Türk bayraklarıyla donatıldı. Öztürk’ün, host olarak çalıştığı THY’den son grev nedeniyle işten çıkartıldığı, daha sonra Antalya’da bir otelde çalıştığı, buradan da ayrılıp kısa dönem olarak askere gittiği belirtildi. Baba Necdet Öztürk ile anne Hadise Öztürk,  basın mensuplarıyla görüşmek istemediklerini söyledi.

 

Doğacak çocuğunu göremeden gitti
Şehit askerlerden 25 yaşındaki Piyade Onbaşı Ahmet Tosun’un 4.5 aylık hamile eşi Seda Tosun, Adana’daki baba evine geldiği anda yaşadığı acıyla baygınlık geçirdi.
Evlat acısı yaşayan baba Celil Tosun, Kayseri’nin Develi ilçesinde bilgisayar öğretmenliği yapan Ahmet Tosun’un kısa dönem olarak askere gittiğini, olaydan 4 gün önce Samsun’daki acemi birliğinden Afyonkarahisar’daki usta birliğine teslim olduğunu söyledi.

 

Şehit kardeşiyim  ben ağlamam
Patlamada şehit olan piyade onbaşı Emre Yıldırım, memleketi Nevşehir’de askeri törenle toprağa verildi.
Baba Nuri Yıldırım, oğlunun cenazesini görmekte ısrar edince İl Müftü Yardımcısı Celalettin Altunkaya, defin sırasında görebileceğini söyleyerek, acılı babayı ikna etti. Şehidin kız kardeşi Çınar Yıldırım ise cenaze aracına sarılarak, ”Ben şehit kardeşiyim. Ağlamayacağım” dedi. Anne Gülseren Yıldırım da kendisini teselli eden yanındaki kadın subaya sarıldı.

 

4 yıldır görmedim
Patlamada şehit olan 25 askerden, 46 yaşındaki Astsubay Kıdemli Başçavuş Bedri Naim’in Samsun’da oturan ailesi acı haberle yıkıldı. Gözyaşlarına boğulan anne 68 yaşındaki Nahice Naim, oğlunu 4 yıldır göremediğini, patlamadan 2 gün önce telefonda konuşup kendisinden helallik istediğini söyledi.  Şehidin dayısı İhsan Kasver, yeğeninin 2013’de emekli olmaya karar verdiğini söyledi. Şehidin büyük oğlu Astsubay Çavuş Yiğit Şahin Naim’in ise bir yıllık asker olup Şırnak’ta görev yaptığı belirtildi.

 

 

 Oğlumla gurur duydum
Şehit Piyade Onbaşı 24 yaşındaki Hüseyin Gökhan Eriç’in Antalya’daki baba ocağında yas var. Şehit babası Selahattin Eriç, “Oğlum şehadet mertebesine ulaştı, ağlamayacağım. Şehit babası olduğum için gururluyum. Oğluma allı duvaklı gelin almak isterdim, ama olmadı. Vatan sağolsun” dedi. Selahattin Eriç, kısa dönem askerlik yapan oğlunun Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduğunu, Antalya’daki bir firmada yönetici asistanı olarak çalıştığını anlattı.   

 

Kötü haber içime doğdu
Şehit Piyade Onbaşı Tolga Taştan’ın Bursa’nın Osmangazi ilçesindeki evinde büyük acı yaşanıyor. Şehit babası Ali Taştan, “Televizyonda alt yazıyı görünce içime doğdu” dedi. 
Eskişehir Anadolu Üniversitesi çalışma ekonomisi bölümü mezunu şehit onbaşı Tolga Taştan’ın Osmangazi ilçesi Soğukkuyu mahallesi Menekşe sokakta bulunan evi Türk bayrakları ile donatıldı. Baba Taştan, “Hiçbir yetkiliden oğlumum sağ ya da şehit olduğu haberini alamadım. Tolga, 5 gün önce oraya gitmişti. Cephanelikte 4 kişi bilinçli askerdi, diğerlerinin hepsi acemi. Olayın nasıl olduğunu anlayamıyorum” diye konuştu.

 

Oğlum değil sırdaşımdı
Şehit olan Kıdemli Astsubay Murat Düğer’in Ankara Pursaklar’daki baba ocağında acı ve gözyaşı var.
Şehit Döğer’in babaocağında taziyeleri şehidin babası Haydar Düğer ile ağabeyi Ali Fatih Düğer kabul etti. Baba Düğer, oğlunun askerlik mesleğine küçük yaşlarda gönül verdiğini belirterek çocukluk hayalini gerçekleştirdiğini belirtti. Düğer, “O yalnızca oğlum değildi. Çok iyi arkadaşım, sırdaşımdı” dedi

 

Kürtçe ağıtlarla uğurlandı
Şehit Mehmet Emin Çağun için Kars’ın Sarıkamış ilçesine bağlı Yukarı Sallıpınar köyünde taziye çadırı kuruldu. Kürtçe ağıtlar yakan şehit annesi Zeynep Çağun komşuları tarafından sakinleştirilmeye çalışıldı. Şehidin akrabası   Cihangir Akdeniz, 1998 ve 2010 yıllarında amcasının 2 oğlunun şehit olduğunu belirterek,  ”Bu 3’üncü şehidimiz. Artık başka anne, babalar ağlamasın. Bu acıyı yaşayan bilir, yaşamayan umursamaz ” diye konuştu.

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0