31.05.2016 02:30 | Son Güncelleme:
ARİF BALKAN, ÇİĞDEM YILMAZ İstanbul

Öğretmenin katili tanıdık!

Tuzla’da tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı’nın bıçaklanarak öldürülmesine yönelik soruşturma romanlara konu olacak bir suç ağını ortaya çıkardı 
Kayıkçı’nın katil zanlısı Atalay Filiz’in 3 yıl önce işlenen çifte cinayetin faili olduğu belirlendi. Filiz’in kayıp kız arkadaşını da öldürdüğü sanılıyor

İstanbul Tuzla’da tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı’nın boş bir arazide bulunan cesedinin ardından araştırmayı sürdüren polis, dün yeni bulgulara ulaştı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri yaptıkları araştırmada çevresinde kendini Furkan Atalay olarak tanıtan kişinin gerçek kimliğini ortaya çıkardı. 

Şüphelinin evinde yapılan parmak izi incelemesi sonucu cinayet şüphelisi olarak aranan kişinin gerçek adının Atalay Filiz olduğu tespit edildi. Filiz, 3 yıl önce Korgeneral Hasan Hüseyin Demirarslan’ın TÜBİTAK’ta çalışan oğlu Göktuğ Demirarslan ve onu ziyarete gelen kız arkadaşı Elena Radchikova’yı öldürmek suçundan her yerde aranıyordu. Galatasaray Lisesi mezunu olan Filiz o dönem ODTÜ’de Biyoloji bölümünde doktora yapıyordu. Filiz, işlediği çifte cinayetten sonra geçmişi ve çevresiyle tüm bağını kopardı. 

‘Kimsesiz bir gariban’

Güvenlik güçlerinin takibinden yurtdışına kaçarak kurtulduğu sanılan Filiz’in Portekiz’in başkenti Lizbon’a gittiği bir süre burada yaşadığı belirtilirken, katilin bir müddet de Yunanistan’da kaldığı öne sürüldü. 

İddiaya göre yasadışı yollarla Türkiye’ye geri dönen Filiz, kendisini Furkan Atalay olarak tanıtarak Tuzla’da yeni bir yaşam kurdu. Tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı’nın eşine ait çay bahçesine giderek iş aradığını belirten katil zanlısı, 1 haftalık deneme süresinin ardından Kayıkçı’nın eşi Gani Kayıkçı’nın güvenini kazandı. Kendini ‘kimsesiz bir gariban’ olarak tanıtan Filiz’e Kayıkçı ailesinin yaşadıkları apartmanda bir daire tahsis edildi. Kimlik bilgileri ortaya çıkmaması için sigortasız çalışan Filiz, yaklaşık 2 yıl düşük ücretli bir maaşla yaşamını idame ettirdi. 

İki ihtimal var

Tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı’nın ortadan kaybolduğu geçen cuma aniden Filiz de kayıplara karıştı. Soruşurma sonrası ailenin Furkan Atalay olarak tanıdığı Atalay Filiz’in Kayıkçı’yı apartmanda bıçaklayarak öldürdüğü sonrasında da cesedini bavula koyurak yeşillik bir alana bıraktığı belirlendi. 

Cinayeti araştıran polis öldürülen tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı’nın olay sırasında üzerinde 3 bin lira bulunduğunu tespit etti. Polis cinayetin, şüphelinin bu parayı almak için ya da talihsiz kadının onun gerçek kimliğini ortaya çıkarması yüzünden işlenmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. 

Filiz, kimliğini gizleyerek Kayıkçılara ait bir çay bahçesinde çalıştı. Atalay Filiz’in sahte kimlikle bir süre yurtdışında yaşadıktan sonra tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı’nın ailesinin yanına yerleştiği ortaya çıktı.

Kız arkadaşı ortadan kayboldu

Filiz’in Erasmus programıyla 2010’da Paris’e gittiği ve burada daha sonra öldürdüğü Göktuğ Demirarslan’la aynı evde kaldığı biliniyor. Filiz’in katlettiği Elena Radchikova ile kız arkadaşı Olga Seregina da arkadaşlardı. Ancak 2011’de şüpheli Filiz’le sevgili olan Olga Seregina esrarengiz bir şekilde ortadan kayboldu. Interpol tarafından aranan Seregina’nın da bir cinayete kurban gitmiş olabileceği düşünülüyor. Öte yandan Filiz’in Elena’ya duyduğu platonik aşk ve kıskançlık yüzünden cinayeti işlediği sanılıyor. Filiz’in yakalanmamak için uzun süre cep telefonu kullanmadığı, günlük 20 ile 50 lira arasında değişen ücretlerle çalışmaya razı olduğu öğrenildi. 

‘Sessiz, sakin biri biliyorduk’

Kimlik bilgileri ortaya çıkmasın diye çay bahçesinde sigortalı çalışmayı kabul etmeyen Atalay Filiz’in sakin bir mizaca sahip olduğunu belirten öğretmen Fatma Kayıkçı’nın oğlu Bekir Kayıkçı, şüpheliyi yaklaşık 2 yıldır tanıdıklarını söyledi. 

Kayıkçı, çevresine sessiz bir profil çizen Filiz’le ilgili şunları söyledi: “Kendi halinde sessiz, sakin biriydi. Yaklaşık 1.5 yıl babamın işlettiği çay bahçesinde çalıştı. Bir haftalık deneme süresinden sonra şahsa sigorta yapacağımız söyledik. Fakat, ‘Sigorta borcum var. Sigorta istemiyorum. Zaten paraya da ihtiyacım var, para biriktirmem lazım. Sigorta parasını bana verin’ dedi. Sonra anlaştık ve bu şekilde sigorta yerine parasını ödedik. O dönem babam bin ile bin 300 TL arasında bir maaş veriyordu. Sessiz sakin olduğundan babam değer veriyordu bu şahsa. Babam bir yıl önce işletmesini kapatınca bu şahsı da kendi oturduğu dairenin alt katına yerleştirdi. Çünkü biz bu şahsı gariban, sessiz, sakin biri biliyorduk.”

‘Dalgın biriydi’

Filiz’in pek fazla konuşan biri olmadığını söyleyen Kayıkçı, şöyle devam etti: “Oldukça dalgın biriydi. Bir defasında bu dalgınlığının sebebini sorduğumuzda bize, ‘Ailem beni çok pasif’ görüyor. ‘Senden adam olmaz’ diyorlar. Ben de kendimi ispatlamak için İstanbul’a çalışmaya geldim. Aksaraylıyım, ailem de Ankara’da yaşıyor’ demişti. Son 1 yıldır da düzgün sabit bir işi yok. Dönem dönem farklı yerlerde çalıştı. Düzenli bir iş bulana kadar babamın ricası üzerine ev sahibi kira da almamıştı. Annemle çok konuşan biri değildi. Karşılaştıklarında ‘Günaydın’ derdi. Arada babamın karşı komşusu bu şahsa ve yanında kalan diğer arkadaşına yemek götürüyordu. Bazen de evlerinde TV olmadığı için yine üst kata çıkıp TV izliyorlardı. Olay günüde 6 bin TL yanında götürmüş. Saf biriydi. Annemi öldürmesine şaşırmıştık zaten bir de annem dışında farklı insanları katlettiğini öğrendik.” 

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0