Yazar Selçuk Orhan, Oğuz Atay’ın hayatını ve yazılarını tüm yönleriyle 100 soruda açıkladığı yeni kitabını yayımladı.

Karakarga Yayınları’ndan çıkan “100 Soruda Oğuz Atay” adlı kitapta yazarın yaşamıyla ilgili rivayetler yerine gerçekleri, yapıtlarıyla ilgili edebi tartışmaları, yazarla ilgili yerleşik düşüncelerle ilgili antitezleri, yaşamının sanatındaki izlerini ve daha pek çok ayrıntıyı barındırıyor.

Kitabın arka kapağında ise şu cümleler yer alıyor: “Küçük burjuva hayatını eleştirdi, ama solun açmazlarını da. Büyüyemeyen toplumu eleştirdi; ama ona sırtını dönen aydını da. Kemal Tahir’i de sevdi, James Joyce’u ve Nabokov’u da. İkinci baskısını bile göremediği az sayıdaki yayımlanmış eseri ve tamamlayamadığı romanlarıyla Oğuz Atay, toplumcu ve yerli/gelenekçi yazarların yel değirmenlerine karşı bireyi, kişiliğinin röntgenini çekercesine özgün, cesur ve yenilikçi anlatımıyla merkeze alan Don Kişot’umuzdu.

Selçuk Orhan, Oğuz Atay’ın kişisel, edebi ve sosyal varlığını, kimi sıkça sorulan, kimiyse akla gelmesi zor sorulara yanıtlar vererek çözümlüyor. Bir zamanlar neden anlaşılmadığını, reddedildiğini, yalnızlaştığını da, 80’lerde nasıl aniden yükseldiğini, yayıldığını ve gıyabında takdire, tebrike kavuştuğunu da, doyurucu, keyifli bir dille anlatıyor.

Atay’ınki geç başlayıp erken biten ama ondan habersiz hâlâ devam eden bir edebi serüven; ‘Ha-ha!’ ya da ‘Bat dünya bat!’” KÜLTÜR SANAT SERVİSİ