Oğuzhan Koç neden dünyaya açılmak istemiyor?

Oğuzhan Koç'u 'Çok Güzel Hareketler Bunlar'ın ilk sezonuyla tanıdık. Öncesinde tanıyanlar varsa cidden büyük hayranı demektir. Yılmaz Erdoğan'ın 'ekibin en yakışıklısı' ilan ettiği, sesiyle ve zaman zaman yaptığı parodi bestelerle sevilen bir isimdi Oğuzhan. ÇGHB sonrasında da güzel şarkılar yaptı; hatta şarkıcılığa  yeteneği olmayanlar bile klibine, şarkısına ortak olarak nemalandı yeteneğinden. Fakat Oğuzhan bu yeteneğini imkan olsa da dünyaya açmak istemiyor. Peki neden?

Oğuzhan Koç neden dünyaya açılmak istemiyor?

'Kendimi durduracak değilim'

'Kendimi durduracak değilim'

Fırat Budacı'nın bu meşhur köşesini bilenler bilir. Birçok defa maymun iştahlı insanları konu etti bu köşeye, adından da belli zaten. Orada okuduğum kısa hikayeleri düşününce Oğuzhan Koç gibi hem vokal, hem beste hem de oyunculuk anlamında yetenekli birinin kendini durdurması garip geliyor.

Bahsettiğimiz yetenekleri dünyaya açılacak seviyede olabilir ya da olmayabilir, bu tartışmaya açık bir konu. Ama hiç hayalini bile kurmaması "isterim tabii" bile demeyip baştan kestirip atması çok da karşılaştığımız bir şey değil.

Biz genellikle içi boş özgüveniyle kendini dev aynasında görenlerle, 3-5 şarkıyla havaya girip dünya yıldızı oldum sananlarla karşılaştığımızdan böylesi bir 'yetinme' örneği insanı şaşırtıyor.

Artık bu duruma gözü tokluk mu dersiniz yoksa vizyonsuzluk mu sizin bileceğiniz iş. Fakat genelin dışında bir yaklaşım olduğu kesin, hem de Oğuzhan Koç gibi birçok alanda iyi derecede marifetleri olan biri için.

Nerede görsem tanırım, bunun adı evcimenlik

Nerede görsem tanırım, bunun adı evcimenlik

Oğuzhan Koç'un açıklamasında geçen "Dünyaya açılmak falan istemiyorum. Burası çok güzel" cümleleri aslında evcimenliğe işaret ediyor. Zaten yıllardır televizyon ve magazinin içerisinde olmasına rağmen adını pek de duymadık. Bir Eser Yenenler kadar göz önünde değil mesela. Bu da sakinliği tercih ettiğinin kanıtı.

"Ne açılıcam dünyaya ya, yatarım ben burada" tipi bir yaklaşım sergilemesinin altında da bunun olduğunu düşünüyorum.

Vizyonsuzluk olarak düşünürseniz saygı duyarım, fakat bana daha çok gözü tokluk ve ait olduğu yere bağlılık gibi geliyor.

Kariyeri kısıtlama!

Kariyeri kısıtlama!

Oğuzhan Koç'u ilk olarak ÇGHB'nin ilk sezonunda tanıdığımızı söylemiştim. Oradaki en unutulmaz performanslardan biri de elbette Eser Yenenler'le oynadıkları yılbaşı skeci. Piyangoyu bölüşmek yerine birbirine kazık atmaya kalkan iki arkadaş skeci hani...

Oğuzhan orada Eser'in deyimiyle '5 oktav sesiyle' ve yanık nağmeleriyle 'Eşarbını Yan Bağlama' türküsünü söylemişti. Bu vesileyle biz de kendisine ne kadar evcimen olursa olsun 'Eşarbını Yan Bağlama' ezgisiyle 'Kariyer kısıtlama!' diyelim.

Nihayetinde aynı sebepten ötürü ÇGHB'ye çıkmayı reddedip sahne arkasında kalmakla yetinebilirdi. Fakat çıktı ve hayatı değişti.

Dünyaya açılmaktan kastı tam olarak nedir bilmiyoruz, ama yurt dışında iş yapma fırsatı olursa neden değerlendirmesin?

ÇGHB'de olduğu gibi hayatının bir kere daha değişmeyeceği ne malum? 

Bu makaleye ifade bırak