Kitaptaki 11 öykü, çocukluk çağının en önemli simgelerinden olan öğretmenlerin, her koşulda öğrencilerini kucaklayarak onları yaşama hazırlayabilme gücünü örnekliyor. Karşılıklı sorumlulukların ve fedakârlıkların belirleyici olduğu, sevgiyle örülen öğretmen-öğrenci ilişkilerini öyküleştiren yazar, kendine özgü üslubuyla öğretmenlik mesleğinin değerini yalın bir gerçekçilikle, tarafsız bir anlatımla yüceltiyor. Farklı sosyal yapılarda büyüyen öğrencilerin gereksinim duyduğu iletişimi ve öğretmenlerin okul sınırlarını aşan sorumluluklarını hatırlatırken, her öyküsünü sevgi bağıyla kuşatmayı başarıyor. Arka planda resmettiği Anadolu görünümüyle doğayla iç içe, farklılıklara saygıyla yaşamanın önemini ve dayanışmayı duyumsatırken, okura bambaşka yaşamların da kapısını aralıyor. Usta öykücünün eşsiz gözlem gücü ve yılların deneyiminden süzülen kitap, çocuklara, öğretmenlere ve ebeveynlere duygu yüklü bir okuma deneyimi sunuyor.