YaşamRSS
01.07.2010 - 01:01

Okullar öğretmenler öğrenciler...

Sitene Ekle
Olaylar ve İnsanlar  |  Hasan Pulur h.pulur@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Salı günü, Milliyet’in manşetinde bir soru vardı: “3 milyon çocuğa kim hesap verecek?”
Ne olmuş, kim ne yapmış ki, 3 milyon çocuğa hesap vereceklermiş?
Bir kere kusura bakmayın ama, bu memlekette kime hesap sorulmuş ki 3 milyon çocuğa bunları yapanlara hesap sorulsun?
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, “Seviye Belirleme Sınavı’nın çocukların hayatını kararttığını” söylemiş. Üç sınavlı sistem çocuklarda stres yaratmış, gelişmeleri olumsuz etkilemiş, öğrencileri dershanelere yönlendirmiş, okullar merkez niteliklerini kaybetmiş...
Bu yüzden sınav kaldırılmış.
* * *
Allah Allah kim yapmış bunları?
Elbette bunun hesabını sormak gerekir de, nasıl kime sorulacak?
Ne yani şimdi Adalet ve Kalkınma Partili Nimet Çubukçu, aynı partiden kendisinden önceki Bakan Hüseyin Çelik’ten mi hesap soracak?
Bu işlerin uzmanı Abbas Güçlü açıkça yazıyordu:
“Suçlu O’dur!”
Niye?
Bu sınavlar onun marifetiymiş...
Elbette, şair der ki:
“Marifet iltifata tabidir
Müşterisiz meta zayidir.”
Adam baştan aşağı marifet, marifetli olmasa partinin genel başkan yardımcısı yapılır mı?
* * *
“Eğitim yap-boz tahtasına döndü.”
Abbas Güçlü’nün yazısının başlığı bu...
Doğru da, ne zamandan beri?
Osmanlı Maarif Bakanı’nın “Bu okullar olmasa, maarifi ne güzel idare ederdim” vecizesini yumurtla-dığından beri...
Bizim okula başlamamız, 1939 yılıdır...
Sonra ortaokul...
Kural şuydu; en çok üç dersten ikmale kalınır, o zaman bütünlemeye ikmal denirdi, eylülde bunlardan geçemez ise güm sınıfta kalırdı.
Ortaokul üç, lise üç yıldı...
İlk değişiklik liselerin dört sınıfa çıkarılması oldu, arkadan üç dersten ikmale kalsan, eylülde ikisini versen, tek dersten borçlu üst sınıfa geçiyordun. Sonra bu tek ders iki derse çıktı, iki dersten üst sınıfa geçebiliyorsun, sonunda yaz-boz tahtasından ikmal silindi, sınıfta kalmak yok!
Bunlar bizim anılarımızda kalanlar, yanlış olabilir, eksik olabilir...
* * *
Bu arada bizim de “atmacanın kafatası” maceramız var.
Orta ikide üç dersten ikmale kaldık, biri biyolojiydi, eylülde iki dersi verdik, biyolojide kara tahta başında çok ter döktükse de beceremedik.
Neydi soru?
“Atmacanın kafa kesitini, renkli tebeşirle kara tahtaya çizmek.”
Bugün bile çizemeyiz.
Ertesi yıl biyoloji dışında geçtiğimiz bütün dersleri bir daha okuduk, haziran geldi, karneler dağıtıldı, biyolojiden çakmışız. Eylülde sınava girdik, hoca da değişmedi, soru da:
“Renkli tebeşirle atmacanın kafa kesitini kara tahtaya çiz.”
İsyan ettik, yalvardık, gücümüz yetmedi...
Yine geçemedik, üst üste aynı sınıfta iki yıl kaldığımız için okuldan “belge” aldık.
* * *
Sonra?
Sonrasını ne yapacaksınız, buralara geldik işte...

Yaşam Manşetler

    Duygu Asena'nın yazmış olduğu "....... ... Yok" kitabının tam adı nedir?
    Astroloji
    ©Copyright 2010 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.