Oldukça şaşırtıcı 10 istatistik bilgisi

İstatistikler, tartışmaya yer bırakmayan bilimsel ve matematiksel araştırmalardır. Herhangi bir konuda resmi rakamlar kullanmak için tüm araştırmacılar istatistiklere başvurur. Aşağıdaki istatistikleri duyunca çok şaşıracağınız kesin!..

Oldukça şaşırtıcı 10 istatistik bilgisi

1. Önlenebilir tıbbi hatalar sonucu ölenlerin sayısı

1. Önlenebilir tıbbi hatalar sonucu ölenlerin sayısı

ABD'deki ölümlerin en büyük üçüncü sebebi, önlenebilir tıbbi hatalar. Kanser sebebiyle ABD'de her yıl 600 bin kişi yaşamını yitirirken, önlenebilir tıbbi hatalar sebebiyle hayata gözlerini yuman kişi sayısı 400 bin civarında.

Journal of Patient Safety'de yayınlanan bu rapor, ABD'nin sağlık sisteminin ne kadar yetersiz olduğunu gözler önüne seriyor. Burada hastaların birçoğu sürekli maddi anlamda daha rahat karşılanabilir seçenekleri arıyor. Yayınlanan rapor, yeterli tıbbi malzemesi olmayan doktor ve hemşirelerin, önlenebilir tıbbi hatalara yol açmasının daha muhtemel olduğunu ortaya koyuyor.

2. ABD'deki her 7 kişiden 1'i okuma yazma bilmiyor

2. ABD'deki her 7 kişiden 1'i okuma yazma bilmiyor

ABD'deki eğitim sistemine göre liseyi bitiren her çocuk, okumayı ve yazmayı bilmek zorunda. Fakat istatistiklere göre gerçekler bambaşka.

ABD'de okuma yazma bilmeyen kişi sayısı, düşündüğünüzden çok daha fazla. Yapılan araştırmaya göre ABD'de yaşayan her 7 kişiden 1'i okuma ve yazma bilmiyor. Bahsi geçen 7'de 1 oranı, bireyin bazı kelimeleri okuyabildiğini fakat modern toplumda yeterli sayılacak yazma yetisinin bulunmadığını gösteriyor. Huffington Post gazetesine göre ABD nüfusunun yüzde 14'ü, temel okuma ve yazma becerilerinin altında yetilere sahip.

Okuma yazma oranının suç oranları ile olan ilişkisi de bir başka tartışma konusu. ABD'deki ceza yargılama sisteminde bulunan gençlerin yüzde 85'i teknik olarak okuma ve yazma bilmiyor ve yine hapishanedeki mahkumların yüzde 70'i dördüncü sınıfa giden bir çocuktan daha kötü okuma becerisine sahip. 

3. Suçlu olduğunu kabul eden her 4 kişiden 1'i aslında masum

3. Suçlu olduğunu kabul eden her 4 kişiden 1'i aslında masum

Son derece tuhaf olsa da suçlu olduğunu beyan eden herkes her durumda suçlu değil. Kulağa son derece saçma geliyor değil mi? Peki bir kişi ne sebeple bir başkasının suçunu üzerine alacak kadar kafayı sıyırıyor? Innocence Project kurumuna göre, bu sorunun mantıklı cevapları olabilir.

Polis sorgusu stresli anlar yaşatır. Şüpheliler sorgu odalarında saatlerce yalnız bırakılır ve ardından tehdit edilebilir, zorlanabilir ya da yalan söylemesi istenebilir. İfade alan polisler, doğruyu söylemesi şartıyla kısa süre içerisinde şüpheliyi serbest bırakacaklarını söyler. Manipülasyon kokan bu taktikler sebebiyle suçu olmasa bile şüpheli kişi psikolojik ve duygusal olarak suçu kabullenmenin en doğru yol olacağını düşünmeye başlar. 

Şüpheliler sarhoş olabilir, zihinsel bozukluk yaşayabilir ya da olayın ciddiyetinin farkına yeterince varmayabilir. Özellikle gençlerin bu tür yöntemlere başvurması sık rastlanan bir durum. Gençler yasaları tam olarak bilmiyor ve bu sebeple masum oldukları halde yanlış yöntemler izliyorlar.

Peki suçunuz olmadığı halde bir gün kendinizi sorgu odasında bulursanız ne yapmanız gerek? Susma hakkınızı kullanabilirsiniz. Avukat hakkınızın olduğunu unutmayın ve avukatınız olmadan konuşmayacağınızı belirtin. 

4. ABD'de hakkında idam kararı verilen herkes suçlu değildir

4. ABD'de hakkında idam kararı verilen herkes suçlu değildir

Küresel çapta, ABD hukuk sisteminin tarafsız ve bağımsız olduğu algısı var. Fakat masum olmanız, ABD hukuk sistemine göre cezalandırılmayacağınız anlamına gelmiyor.

2014 yapılan bir çalışmaya göre ABD'de hakkında idam kararı verilen kişilerin yüzde 4'ü aslında masum. Michigan Innocence Clinic kurumuna göre bireyin masum olduğu halde suçlu bulunmasının sebebi, zayıf kanıtlar, avukat, polis, hatalı bilimsel sonuçlar ve savcılar olabiliyor. 

Masum olduğunuz halde suçlu bulunmanız için suça yardım ve yataklık yapmanız bile gerekmiyor. Herhangi bir katille, katil olduğunu bile bilmediğiniz halde arkadaşlık ya da tanıdık ilişkiniz varsa dahi bu durum suçlu olduğunuz algısını artırıyor. Arkadaşınız ya da sevgiliniz şüpheli bir biçimde ölürse, siz de otomatik olarak şüpheli konumuna düşüyorsunuz.

İdam cezası geri getirilebilir mi?

5. Bir insan, ömrünün 2 ila 3 yılını sırada bekleyerek geçiriyor

5. Bir insan, ömrünün 2 ila 3 yılını sırada bekleyerek geçiriyor

Ömrünüzün tamamının kuyruklarda geçtiğini düşünüyorsanız abartıyor ama yine de gerçek rakama yaklaşıyorsunuz. ABD'li National Public Radio'ya göre her insan ömrünün 2 ila 3 yılını sırada bekleyerek geçiriyor. Ortalama insanın ömrünün 3 yılını çamaşır yıkayarak, 4.5 yılını yemek yiyerek ve 4 yılını da iş yerinde telefonla konuşarak geçirdiğini göz önüne aldığımızda, sırada 2 ila 3 yıl beklemek oldukça makul. Bu rakamlara bazı insanların ömrünün 11 yılını televizyon karşısında geçirdiği bilgisini de ekleyelim.

İnsan ilişkilerini zayıflattığı için sık sık suçlanan internet, aslında sırada bekleme süremizi azaltıyor. Faturaları öderken, ürün satın alırken ya da sipariş verirken internet kullanmak, en azından ömrünüzün 2-3 yıllık kısmını başka amaçlar için değerlendirmenizi sağlıyor.

6. Her 4 erkekten 1'i tuvaletten sonra ellerini yıkamıyor

6. Her 4 erkekten 1'i tuvaletten sonra ellerini yıkamıyor

Her 10 kadından yalnızca 1'i tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra ellerini yıkamıyor. Bu da yüzde 10'a denk geliyor. Fakat erkeklerde bu oran yüzde 25!

Harris Interactive Poll araştırma şirketinin yaptığı ankete katılanların yüzde 91'i, tuvaletten sonra ellerini yıkadığını beyan etti. Fakat bu beyanın doğruluğunu test etmek isteyen şirket, tuvaletlere gizli kameralar yerleştirdi ve insanların temizlik alışkanlıklarını gözlemledi. 

Bu araştırmanın sonucuna göre oran aslında 91 değil; 82! Yüzde 18'lik dilimin en büyük kısmını ise erkekler oluşturuyor.

7. En yakın örümcekle aranızda 90 cm mesafe var!

7. En yakın örümcekle aranızda 90 cm mesafe var!

Dışarıdaysanız en yakın örümcekle aranızda tam 90 cm mesafe var! Fakat bu mesafe ortalama uzaklık olarak değerlendiriliyor. Örneğin otoparktaysanız en yakın örümcekle aranızda metreler olabilir. Fakat ağaçlık ya da ormanlık arazide mesafeler kısalıyor. 

2000 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Avrupa agroekosisteminde metrekareye üç yetişkin kurt örümceği düşüyor. Bu istatistiğe ev örümcekleri, küre örümcekleri, ahır örümcekleri, hobo örümcekleri, zıplayan örümcekler, yengeç örümcekleri, karadullar, kahverengi yalnız örümcekleri ve kuş yiyen goliath örümcekleri dahil değil.

Örümcek korkunuz varsa yapacağınız tek şey pılınızı pıtrınızı toplayıp Antarktika'ya göç etmek. Fakat Antarktika'da da dev deniz örümcekleri yaşıyor.

8. Trafik kazalarının yüzde 25'ten fazlasının sebebi cep telefonu

8. Trafik kazalarının yüzde 25'ten fazlasının sebebi cep telefonu

ABD'de gerçekleşen trafik kazalarının yüzde 25'ten fazlasının sebebi cep telefonu. ABD ulusal istatistiklerine göre her gün 650 bin sürücü araç kullanırken cep telefonu da kullanıyor. 

Araç kullanırken cep telefonunu kurcalayan sürücülerin ortak bahanesi ise, çok iyi sürücü olmaları. Bu durum aslında, alkolün beden üzerinde fazla tesir etmemesini savunmak gibi bir şey.

Aslına bakılırsa cep telefonunu 'eller serbest' modunda kullanmak bile trafik kazalarına davetiye çıkarıyor. Utah Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre de araç kullanırken cep telefonu kurcalayan sürücülerin kaza yapma ihtimali, sarhoş sürücülere oranla daha fazla.

9. Dünya'yı kurtarmak Superman'in çabalarından daha fazlasını gerektiriyor

9. Dünya'yı kurtarmak Superman'in çabalarından daha fazlasını gerektiriyor

2010 yılında uluslararası toplum, küresel ısının endüstri öncesi döneme oranla 2 dereceden fazla artmaması için bir anlaşma imzaladı. 1970'li yıllarda geliştirilen iklim modellerine göre de küresel ısının 2 dereceden fazla artması, medeniyetlerin çökmeye başlaması anlamına geliyor.

Küresel ısının 2 dereceden fazla artmaması kulağa sanki çok kolay bir işmiş gibi gelebilir. Fakat dünya genelindeki mevcut karbondioksit salınımı 2050 yılına kadar yüzde 40 ila 70 oranında azalmadığı ve 2100 yılına kadar da sıfır olmadığı taktirde, 2derece hedefi başarılı olamayacak gibi görünüyor.

Başarısızlık ne gibi sonuçlar doğuracak? Grönland olarak bildiğimiz buzlu toprak parçası, buzsuz kalacak. Buzların erimesi, deniz seviyesinin 7 metre yükselmesine yol açacak.

Superman hakkında doğru bilinen 10 yanlış...

10. Çocuklar internet ortamında son derece savunmasız

10. Çocuklar internet ortamında son derece savunmasız

Çocukların internet ortamında güvende olmadıkları bilinen bir gerçek. İnternet, 12 yaşında olduğunu iddia eden 50'li 60'lı yaşlarında insanlarla kaynıyor. Bu kişiler, çocukları kandırarak kötü amaçlara yöneltebilirler. İnternet sitelerinin bazıları da çocuklar için güvenilmez olarak sınıflandırılıyor. 

CNN'e göre, hedefinde çocuklar olan sapık sayısında belli bir oranda azalma görülüyor olsa da, 2010 yılında internet kullanan çocukların yüzde 9'u, internet üzerinde cinsel teklif aldığını söylüyor. Çocuk kullanıcıların yüzde 42.1'i de internette gezinirken uygunsuz içeriğe maruz kaldığını belirtiyor. Yine çocuk kullanıcıların yüzde 20'si, internet üzerinde tanıştığı kişilerle gizli görüşme yaptığını ifade ediyor.

Peki çocukların ucu bucağı olmayan internet dünyasında savunmasız olmasını bir nebze de olsa nasıl önleriz? Bazı uzmanlar internetten uzak tutmanın en doğru yolunu, daha fazla ev ödevi vermek olarak görse de, çocukları hobilere ve spor branşlarına yöneltmek en doğru seçenekler. Ayrıca internet sağlayıcı şirketleri, çocuklar için güvenli internet paketleri ve kısıtlama seçenekleri de sunuyor.

Instagram.com/mehmetcankmrc
twitter.com/mehmetcankmrc
YouTube.com/mehmetcankomurcu 

Bu makaleye ifade bırak