Bilinçaltı kalıplarını değiştirmeye yarayan bir teknik olan olumlama hayatın rutinine sokulması kolay, uygulaması kolay, geri dönüşü hızlı ve faydası çok büyük bir teknik

Eskilerin “Bir şeyi 40 defa söylersen olur” mantığı ile gidersek, zihnin olumlamayı bir süre sonra gerçeklik olarak kabul edişi sonucunda, olumlama cümlemizin hayatımızın gerçekliği haline geldiğini deneyimlemek inanın oldukça kolay.

Olumlama cümlelerini seçerken aklımızda olması gereken en önemli şeylerden biri olumlu olması, diğeri de niyetimizi yansıtması.

Olumlamanın olmazsa olması olumlu olmak

“Adı üzerinde olumlama, herhalde olumlu olacak” demeyin.

Şöyle düşünsek?
“Başarısız olmak istemiyorum” ile “Başarılı olmayı seçiyorum” arasındaki fark olumlu ve olumsuz kalıplara sahip olmalarıdır. Zihni olumluya odaklamak önce bakış açısını, daha sonra farkındalığı ve bununla birlikte inanç sistemini değiştirecek.

Başımıza gelmesi mümkün olmayan, toz pembe veya bir başkasının zararına olacak beklentilerin birer olumlamaya dönüşemeyeceği adaletini akılda tutmak ve vicdanımızın sesi ile olumlama yapmak çok önemli.

Niyetimizin fayda içermesi, gerçekten ihtiyacımız olduğuna dair vicdanımızın filtresinden geçmiş olması ve yalın olması zihnimize uyumunu kusursuzlaştıracaktır.
Olumlama cümlesini seçerken, hem kalbimize hem de beynimize aynı oranda hitap etmesine özen gösterebiliriz.

Zihnimizin yaşam yolumuza yön vermek için komut beklediğini unutmayalım şekerler ;)
 

Günün Sorusu:

Siz hangi olumlamaları kullanıyorsanız?

 

Papatya Somer

papatya.somer@milliyet.com.tr

instagram.com/papsmood
www.papatyasomer.com