

Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir. İnsan Hakları Evrensel bildirgesi |
|
|
|
|
 |
|
|
Medya üzerinden siyaset, CHP ve anketler
Deniz Baykal, siyasi mücadelesinde Milliyet okurlarının 'haber alma' hakkına ambargo koyarak, yazarları 'lehte, aleyhte yazanlar' diye ayırarak, CHP üzerinden 'medya düşmanlığı' yapmamalı
DERYA SAZAK
CHP'nin 13. Olağanüstü Kurultayı öncesinde ana muhalefet partisindeki gelişmelere ilgi duyan okur eğilimlerini yansıtmak açısından gerçekleştirilen 'Milliyet Referandumu' yankı uyandırdığı kadar, tepki çekti. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, kurultay stratejisinin bir parçası olarak 'anket'i de hedef alarak, 'medyanın bir kesimi'nin CHP'ye karşı 'Haçlı Seferi' başlattığını öne sürdü.
Medya üzerinden siyaset yapmak yeni değil.
'Bir kısım medya' söylemini 28 Şubat sürecinde Refahyol liderleri, Erbakan ve Çiller'den anımsayacaksınız.
Seçimde roller değişir
İletişim çağında, açık ve demokratik toplumlarda bilginin dolaşmasından, kamuoyunun özgürce oluşmasından, siyasi partiler rahatsız olmazlar. Eleştiriye karşı hoşgörüsüz olanlar, daha çok iktidarlardır. Medya 'olumsuz' olanı haber yaptığı için muhalefete yakın gözükür.
Seçimde yeni bir tablo ortaya çıktığında roller değişir. İktidardaki siyasiler 'bağırmaya' başlar.
Örneğin 3 Kasım 2002 seçimlerine bir hafta kala, AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan, Milliyet'i de yayımlayan Doğan Grubu'nun 'CHP ile anlaştığını' meydanlarda dile getiriyordu.
Günümüzde ise, CHP lideri Deniz Baykal, 'medyanın bir kesimi'nin 1 Mart tezkeresinin rövanşını almak üzere, partisindeki gelişmeleri 'yönlendirmeye' çalıştığını savunuyor. Kurultay kürsülerinden 'Çekin elinizi' diye bağırıyor.
Sayın Baykal, siyaset bilimi doçenti, siyasal iletişimin Duverger tarafından bile etkisi tartışılmayan bir yöntem olduğunu bilir. Ancak kapalı rejimlerde, diktatörlüklerde, halkın eğilimlerinin özgürce oluşmasına izin verilmez, sansür ve yasak getirilir.
Milliyet'in yaptığı sadece bir 'eğilim yoklaması.'
15 bin dolayındaki okur, gazeteden form keserek ankete katılmış, 51 bin 905 kişi de internet üzerinden görüş bildirmiş.
Milliyet Genel Yönetmeni Mehmet Y. Yılmaz, herhangi bir manipülasyona fırsat verilmediğini, aynı kalemden çıktığı anlaşılan 4 bin 75 adet formun iptal edildiğini açıkladı.
Sonuçta ankete katılanların yüzde 90'nın CHP yönetiminde 'değişim' istediği ortaya çıktı. Gazete bunu duyurdu. 'Kurultayda kim kazanır?' sorusunun yanıtı da gerçekçiydi:
Baykal yüzde 42, Mustafa Sarıgül yüzde 36.
Bu eğilimler, 'halkın nabzını' yansıtıyordu.
Dünyanın önde gelen gazete ve televizyonlarında bu tür eğilim yoklamalarına sadece seçimlerde, liderlik yarışmalarında, savaş ortamlarında değil, daha sıradan olaylarda bile haftalık, aylık anketler yoluyla başvurulur.
Milliyet, Abdi İpekçi'nin genel yayın yönetmenliğinden bu yana, sosyal demokrasiye açık çizgide bir gazete. Gazetenin sahibi Aydın Doğan da Milliyet'in siyasi duruşunu, 'Mek parmak soldayız' diye açıklar. Elbette habere bakışta, okurlarımız arasında 'siyasi görüşlere' göre bir ayrım yapılmaz. Milliyet Anayasası'nda, ortak ilkeler 'bağımsızdır, demokrasiye bağlıdır ve özgürlükçüdür' diye sayılmış.
Sayın Baykal'ın, 'medyanın bir kesimi'ni 'CHP düşmanı' olarak ilan edip, Milliyet ve Doğan Grubu'nu kurultay mücadelesinin hedefi haline getirmesini yadırgadık.
Baykal, siyasi mücadelesinde, Milliyet okurlarının 'haber alma' hakkına ambargo koyarak, yazarları 'lehte, aleyhte yazanlar' diye ayırarak, CHP üzerinden 'medya düşmanlığı' yapmamalı.
Çoksesliliğin gereği
Kaldı ki Baykal, kimi kalemleri kendine 'uzak bulsa' da, Milliyet'te Melih Aşık, Hasan Pulur, Fikret Bila gibi çok değerli yazarlarımızın, kendi fikir açılarına göre, CHP ve Baykal'la olan diyaloglarını sürdürdüklerini okurlarımız köşe yazılarından anlıyor. Çoksesliliğin gereği budur.
Fransız siyaset bilimci Maurice Duverger, siyasi partilerde 'lider oligarşisini' doğuran nedenlerin başında 'iç çember'lerin oluşumunu gösterir. Lider, topluma kapandıkça, sadece çevresindeki yöneticileri dinledikçe halktan kopar. Kendisini eleştiren medyaya düşman kesilir.
Kurumsal bir özeleştiri olarak şunu da belirtmek isterim.
Sayın Tarhan Erdem, ömrünü bu tür araştırmalara adamış, işin tekniğini bilen, sonuçları doğru tahmin eden, güvenilir bir uzman olmasına karşın CHP'de genel sekreterlik yaptığı için bu ankette 'tarafsızlığı' tartışıldı.
Ombudsman olarak, CHP'ye yönelik bir çalışmayı Milliyet, Sayın Tarhan Erdem'e yaptırmamalıydı, diye düşünüyorum.
okur@milliyet.com.tr
dsazak@milliyet.com.tr
Tel: 0212 505 62 03
Faks: 0212 505 68 09
Doğan Medya Center, Bağcılar 34204 İstanbul
|
|
|

|
|