

Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir. İnsan Hakları Evrensel bildirgesi |
|
|
|
|
 |
|
|
Okur görüşleri
Sosyal gündeme dönüş!
DERYA SAZAK
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, TSK personelinin, Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz da polislerin yoksulluk sınırının altında maaş aldıklarını dile getirince Milliyet, Elçin Ergün imzasıyla 'Ya diğerleri?' manşetini attı. Sadece asker ve polis değil, öğretmen, mühendis, doktor olmak üzere devletin tüm memurları açlık sınırının altında yaşıyordu.
Milliyet'in 'sosyal gündemle buluşan' haberleri üzerine çok sayıda e-mail, faks mesajı, telefon aldık. Enflasyondaki düşüş, paradan altı sıfır atılması ve piyasalardaki iyimser beklentilerine karşın, halkın geçim sıkıntısı sürüyor.
2001 Şubat krizinde Arjantin örneği, sosyal patlamanın eşiğinden dönülen Türkiye'de, dört yıl sonra gelinen nokta da toplumun orta, alt sınıfları açısından umut uyandırmıyor.
Bugün de değişen bir şey yok; Türk-İş, Aralık 2004'te yaptığı bir araştırmada 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 514, yoksulluk sınırını ise 1562 YTL diye açıklıyor.
İşsizlik ve yoksulluk dalgasının yükseldiğini görmek için 'askerin brifingi'ni beklemek gerekir miydi?
Emekliler dahil, maaş sorununun kitlesel haber değeri önemini koruyor.
Cengiz Çelebi: 'Sadece asker değil, devletin tüm memurları büyük sıkıntı içinde' başlıklı 'Ya diğerleri?' manşetiniz için teşekkür ederim. Yıllardır askerin, işçilerin durumu medyada yer bulduğu halde neredeyse onların yarısı kadar maaş alan (uzman çavuş kadar) mühendis, öğretmen vb. için medya nedense devamlı suskun kalmıştır.
Bir grup öğretmen: Bu ülkede yaklaşık 600 bin personeli bulunan Milli Eğitim Bakanlığı kendi personeline sahip çıkmamaktadır. Ordu mensuplarının bizlere göre daha çok daha iyi ücret almalarına karşın, MEB personelinin gündem oluşturmaması da bizleri üzmektedir.
Fevzi Dinçer: 'Ya diğerleri?' başlıklı haberinizden dolayı üniformasız kariyer sahibi sesini duyuramayan memurlar adına Milliyet gazetesine şükranlarımı sunarım. Yatırımcı bir devlet kuruluşunda 18 yıl kamu avukatı ve 18 yıl da hukuk müşaviri olmak üzere toplam 36 yıl hizmet karşılığı 1270 YTL aylık ücret almaktayım.
Saim Sayın: 73 yaşındayım, 13 yıl önce de emekli oldum. Devlet dairelerinde kırk yıl çalıştım. İşe 900 TL ile başladım bugün emekli maaşım 830 YTL. Yeni başlayanlar bile bizden fazla alıyor. 'Ya emekliler?' diye de başlık atmanızı bekliyoruz.
Naci Şentürk: Ziraat yüksek mühendisiyim. Durumumuzu yansıtmanız, kamu yatırımlarının plan, proje ve tatbikatı aşamalarında mesai süresi gözetmeden, işlerini özveriyle yapmaya çalışan mühendisler olarak hepimizi mutlu etti.
Bir grup araştırma görevlisi: Bizim 2-3 katımız maaş alan subaylar geçinemiyorsa İstanbul gibi bir şehirde acaba bizim nasıl geçinmemiz bekleniyor? Kredi kartı kullanma ve borçlanma durumu insanların kendi insiyatiflerinde olan bir durumdur. Yeni mezun bir subayla aynı derece hatta daha fazla eğitim alan araştırma gorevlileri (4 yıl lisans + y. lisans + doktora) sürekli göz ardı edilmektedir. Bu durumun da gazetenizde yer almasını ve kamuoyuna duyurulmasını talep ediyoruz.
|
|
|

|
|