SiyasetRSS
19.06.2011 - 02:30

Onarıcı adalet

Sitene Ekle
Siyaset Günlüğü  |  Derya Sazak derya.sazak@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün çatışma çözümleri konusunda gerçekleştirdiği “Yuvarlak Masa” toplantılarının dördüncüsü dün Galatasaray Üniversitesi’nde yapıldı.
Konferans başlığı “Türkiye’de Uyuşmazlıkların Çözümü ve Anayasa Yapımı”ydı.
Prof. Mithat Sancar ve Uluslararası Af Örgütü danışmanı Dr. David Petrasek’in açılış konuşmasını yaptığı toplantı, 12 Haziran seçimlerinin ertesine rastlamasına nedeniyle önemliydi. 2011 seçimlerine yeni Anayasa beklentisiyle gidildi. Bu ihtiyaç 1980 askeri rejiminden kalan 1982 Anayasası’nı bütünüyle değiştirmek, sivilleştirmek, askeri vesayete son vermek gibi hedeflerin yanı sıra acil bir sorundan da kaynaklanıyor. Kürt sorununu çözecek, PKK’ya silah bıraktıracak ve kalıcı barışı inşa edecek yeni bir toplumsal uzlaşmayı hayata geçirmek.
AKP Hükümeti’nin 2009 yılında başlattığı “demokratik açılım”la önemli bir deneme yapılmıştı.
Ancak süreç Habur’dan girişlerin Ankara siyasetinde yol açtığı tepkiler nedeniyle tıkandı.
2011 seçimleri yeni bir başlangıç oluşturuyor.
BDP destekli bağımsızların 36 milletvekiliyle Meclis’te temsil edilecek olmaları demokratik çözüm açısından bir şans. CHP’de Kılıçdaroğlu yönetiminin Baykal’a göre katı olmadığı görülüyor. AKP ise yeni Anayasa sözü verdi.
İmralı’dan gelen “eylemsizlik” sürecinin ekime dek uzatılması mesajı da önemlidir.
Öte yandan partilerin Kürt sorununun çözümünde “kırmızı çizgileri” var.
CHP lideri Kılıçdaroğlu Anayasa’nın değiştirilemez nitelikteki 3 maddesiyle partisini bağlıyor.
Oysa İspanya başta, uluslararası deneyimler çatışma çözümlerinde anayasanın önemli bir araç olduğunu gösteriyor.
Prof. Turgut Tarhanlı, ilk üç maddenin Kürt sorununun çözümünde bir engel oluşturmaması için, 12 Eylül zihniyetinden kurtulmak gerektiğini savundu. 12 Eylül’de bu maddeler askeri yönetimce konmuştu. 1982 Anayasası “Türk-İslam sentezi” ideolojisine göre kurgulanmıştı. Dolayısıyla bu maddeler değiştirilemez nitelikte değildi.
Kürtçe eğitim ve özerklik bağlamında bu maddeler üzerinde Meclis’te nasıl bir uzlaşma olacağını şu anda kestirmek olanaksız. Federasyonu tartışacak mıyız? Kimsenin kaybetmeyeceği “Sıfır toplamlı bir çözüm” sağlanacak mı?
Mithat Sancar, Güney Afrika Cumhuriyeti’nden hareketle, “Hakikatler Komisyonu”nun sadece geçmişe dönük bir yüzleşmeyle sınırlı kalmayıp, geleceğin inşasında toplumu uzlaştıracak, silahsızlandırmayı sağlayacak bir “müzakere”yi sürdürebileceğini savunmakta. “Akil insanlar” önerisi de bu modeli destekliyor.
Prof. Tarhanlı çarpıcı bir öneride daha bulundu:
“Onarıcı adalet”ten söz etti: Yasalar üzerinden değil, mağduriyete uğramış insanlar arasındaki iletişimden hareketle bir “adalet” aranabileceğini söyledi.
TBMM henüz toplanmadı ama aydınlar ateşli tartışmalar yapıyor!
 


Yazarlarda Ara
Bul
Polis imdat telefon numarası kaçtır?
©Copyright 2011 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.