Pazar

08.07.2018 - 01:30

ÖNEMLİ OLAN KALPLERİMİZ BİR

Sitene Ekle
İnsallık Halleri  |  Şebnem Burcuoğlu sebnem.burcuoglu@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Evlilik ya da sevgililik, ciddi bir birlikteliğiniz var diyelim. Ve sonunda aynı eve çıkacağınız gün geldi çattı. Efendim? Aynı evi değil de, birbirine yakın iki ayrı ev mi kastettiniz?

Son dönemin trendi bu şekerler, aynı eve çıkılmaya karar veriliyor ve emlakçıya gidilip birbirine yakın yerler bulunuyor. “Ne var canım, altlı üstlü mis gibi otururuz” deyip dubleks daire tutan bile var. Hatta bunu diyenle bizzat tanıştım, dairelerin giriş çıkışları ayrı diye ekstra sevinmişler. Hayırlı olsun, iyi güzel de ne anladım ben bu beraber yaşama işinden o zaman?

Normal şartlar altında bir arkadaşım bana gelip, “Biz Mahmut’la eve çıkmaya karar verdik, ama iki ayrı eve” dese, konuyu üç şıkta yorumlarım:

a) Çok zenginsiniz. Ev bol. “Sen yalıya çık, ben çiftlik evine giderim, hem evler sahipsiz de kalmaz” gibisinden bir durum söz konusu olabilir.
b) Çok fakirsiniz. Ev yok. Sen eski kiracı olduğundan komik bir kira veriyorsun, o ise babaannesinden kalan dairede yaşıyor. Oradan çıkarsa amcalar daireye üşüşür gibisinden bir durum söz konusu olabilir.
c) Tayin. Sen İstanbul’da gül gibi bir işte çalışıyorsun, onun tayini Yozgat’a çıktı. Ne yapacaksın, Yozgat’a mı taşınacaksın?  

Gerçek beni sever mi?

Yalnız kalınca yaratıcılığım kamçılanıyor, bireyselliğimle var oluyorum tarzı geyiklere hiç girmeyelim ve sen bana direkt olarak söyle neden onunla aynı çatı altında yaşayamayacağını. Bak, sana kolaylık sağlamak için üç şık daha sunuyorum:

a) Gerçek beni tanırsa, sevmeyeceğinden korkuyorum .
b) Sadakatle ilgili problemim var. Hele ki bu seçenekler dünyasında gözüm hep başkasına kayıyor. Ama onu kaybetmeyi de asla istemiyorum. 
c) Bıktım dayatmalardan, kurallardan, tabulardan. Hem fark yaratmak hem de biraz trending topic olmak istiyorum. 

Evde fular takanlar?

Sorarım size, hangimiz mükemmeliz? Sabahları hangimiz şakıyarak uyanıyor; ölçülü bir şekilde sinirleniyor; bir lord/leydi gibi yemek yiyor veya fularla geziniyoruz? Yalnızken, olduğumuz gibiyiz, doğalız. İş dönüp dolaşıp biriyle aynı çatı altında yaşamaya geldiğinde sanırım üstteki “a şıkkına” doğru kayıyoruz bir parça. Yani ayrı evlerde yaşayıp ballı börekli flört ederken güzel de aynı evde, doğal halimizle yaşamak ciddi bir özveri gerektiriyor. Evet böyle çünkü bir, uzun dönemli beraber yaşama için gerçekten olduğun gibi olmalısın, nereye kadar numara yapacaksın? İki, “Ben böyleyim” deyip konuyu kapatırsan kimseyle beraber yaşayamazsın. Özveri şart.   

İçi boş bir aşk

Son dönemde sıkça şunu hissetmeye başladım, insanlar birini sevmek, aşık olmak istiyor da bunu nasıl elde edeceğini bulamıyor. Yani aşk kelimesinin içi öylesine boşaltıldı, aşka giden yollar öylesine kolay oldu ki kimsenin aşk için kolunu hareket ettirecek mecali kalmadı. Bu sebeple coştu sosyal medya, aplikasyonlar falan. Ne kolay yattığın yerden telefonuna aşkla ilgili aforizmalar yazmak. Hani, meydanlarda göremiyoruz ama seni?

Aynı evde yaşamaktan vazgeçmek de bence bir nevi tembellik, kaçış. Bireyselliğimiz elbette ki paha biçilmez ama biriyle aynı evde yaşamaya cesaret edip hem kendimizi hem de birini daha sevebiliriz. Bu bizim için bir mücadele, hele ki bu dönemde büyük bir çıkış ama deneyelim diyor ve oyumu dubleks yerine tek kattan yana kullanıyorum!

©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.