Yine hakemler konuşulacak. Bir kez daha futbol, ‘düdük’lerin gerisine düştü. Buca‘nın golünde, Yunus‘un elle teması var mıydı? Maç sonrası basın toplantısında, Yunus, ‘golü elle attığını’ açıkladı.
Türker‘in attığı golde pozisyon ofsayt mıydı?
Batdal‘ın çekilişi penaltı değil miydi?
Sorular sorular...
Peki ya oynanan futbol doyurucu muydu?
Öyle olduğu söylenemez. Bir tür çekişme, kapışma, koşuşturma diyebiliriz. Buca’nın ilk yarı oyun alanı dizilişini yadırgadım. Sercan ve Onur‘la başlamak daha doğru olmaz mıydı? 85’te yapılan ikili hamle biraz gecikmeli değil miydi?
Bence bu maç, böylesine tartışılacak boyutlara taşınmazdı. Eğer Bucalı futbolcular çoğunlukla oynadıkları tempoda takım bütünlüğünde olsalardı, bunları hiç dile getirmeyecektik. Oyunu diledikleri gibi ileri taşıyamadılar. Orta alanda sıkıştılar ve pozisyon üretiminde, çoğu zaman yaşattıkları zenginlikten yoksundular.
Buna karşın, eğer objektif olacaksak, konuk Kartalspor‘un gole dönüştüremediği net pozisyonları var. Ve Bucaspor, kendi sahasında belki de ilk kez bu denli savunma açıkları verdi.
Ligin bu evresinde yitirilen yaşamsal puanlardır bunlar. Bucaspor’un futbolunda bir gerileme gözleniyor. Elbette, ‘bir takım her maçı iyi oynacak’ diye bir koşul yok. Futbol varsa, bu kayıplar da olacaktır. Tehlike, ‘alışkanlığa’ dönüşmesinde. Böyle günlerde, daha güzelleri de hep olacaktır. Önemli olan vazgeçmemek ve de inanmışlık. Hepsi budur...
Bul

Tarık Dursun K, 81 yaşını, Kocaoğlu ile kutladı...